Main image
12th Aralık
2007
written by Dincer

3. çeyrek büyüme rakamları açıklandıktan sonra uzmanlar sahnelerini boş bırakmadılar.! Büyüme rakamlarının beklentilerin çok altında geldiğini ve yine tahminlerin tutmayacağı ile beraber tehlike çanlarının çaldığını söylediler.

Önce OECD’nin büyüme tahminlerini inceledim. Türkiye için 2008 yılında 5.3 düzeyinde bir büyüme öngörüyorlardı. Bu yıl için hükümetin büyüme tahmini 5 düzeyinde. Tahmin ve varsayımlardan sonra gerçek veriler açıklandı. Şİmdi bu rakamlar üzerine konuşalım.

Tarım sektöründe yaşanan büyük gerileme ( - 7.8 ile reel daralma ) ülke ekonomisindeki büyümeyi engellemesinde başta rol aldı. Sanayi sektöründe ise beklenenden düşük gelen büyüme ( 3.7 reel büyüme ) rakamları genel oranı bir hayli etkiledi. Ticaret , ulaştırma ve haberleşme gibi sektörlerde de büyüme geriledi.

Bu olumsuz rakamların haricinde özel tüketimde meydana gelen artış dikkat çekici. Aynı zamanda yatırım kaleminde 5.7′lik büyüme oranı önemli bir rakam.

Varsayımlar ile değil TÜİK’ten aldığım istatistiki veriler ışığında yorum yapacağım. 3 çeyreklik büyüme GSMH olarak % 4 düzeyinde. Önümüzde bir çeyrek kaldığına göre , bu yılı hedeflenen % 5 düzeyinde ki büyüme oranına yakın bir oranda tamamlayacağız. Ki yine TÜİK tarafından açıklanan Ekim ayı sanayi üretimi verileri ile beraber ( Sanayi üretimindeki artış = % 87 imalat üretimi ) yıl sonuna biraz daha umutla bakabileceğimizin sinyali gelmiş oldu.

Şimdi felaket senaristlerinin yaptığı yorumlardan sonra bu yazıda biz neden korkuyoruz diyebilirsiniz . Neden korkmamız gerektiğini açıklayayım ;

Küresel piyasalarda çok ciddi bir durum var. Bu dalgalanmalar ve o piyasalarda ki gelişmeler kuşkusuz ülkemizi etkileyecek. Bu küreselleşmenin ve dünya piyasalarına entegre olmanın bedeli. Orada yaşanacak durgunluk dönemi elbette bizim yatırım hacmimizi etkileyecek. Ancak ekonomimizde ki kırılganlığın azalması ile beraber bu etki çok yüksek düzeylerde olmayabilir. Sonuçta dünya piyasaları ile beraber sallanacağız ve dalgalanacağız.

Bu dalgalardan kurtulup karaya oturduğumuz zaman denize bıraktıklarımız ne kadar az olursa o derece şanslı olacağız. Artık kırılganlığımızı üzerimizden atıp o denize girdiğimize göre , dalgalardan sonra karada daha ferah oturacağız.

Yani bence yıl sonu büyüme tahmini rakamlarına yakın bir oranda yılı tamamlayacağız.

11 Aralık 2007

Leave a Reply