Main image
9th Ocak
2008
written by Dincer

Yurtdışı piyasalardan kaynaklanan sessiz bekleyiş dönemi herkesi germiş durumda. Dilden dile dolaşan resesyon olasılığı , son dönemlerde gelen veriler ile beraber biraz daha güçlendi. Amerika merkezli kriz nereye gidecek ve yatırımcı neler yapmalı ?

Mortgage krizi ile patlak veren süreç , Amerika’da ki durgunluk ile birleşince 2008 yılına kötü başladık. Bunların yanı sıra ABD ve başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerindeki enflasyonist baskı eklenince risk daha büyüdü. Gerçekten çok riskli bir 3 ay bizleri bekliyor.

Geçen hafta açıklanan tarım dışı istihdam verilerinin düşük gelmesi ile güçlenen resesyon ihtimali , FED ‘ in faiz indirim miktarını piyasanın belirlemesine neden oldu. FED indireceği faizler ile enflasyonist baskıyı arttırdığı gibi , doların değer kaybını önleyemeyecek. Bu durumda daha önemli bir olay gerçekleşebilecek. Bu da durgun ekonomi içinde patlak veren enflasyon. Yani stagflasyon… Amerikan halkının yavaşlayan ekonomilerine paralel düşen alım gücü karşısında , yükselen fiyatlarla birlikte zor durumda kalması anlamına geliyor. Bu durum halkın tüketimden nisbi olarak vazgeçmesine neden olarak , tüketim alışkanlıklarını değiştirmelerini sağlar. O zaman yavaşlayan ekonomi daha kötü bir boyuta gelir ve öncelikli hedef enflasyon olarak alınırsa , büyüme önleminin gecikmesi gelişmekte olan ülkeri ciddi bunalıma sokar. ( Stagflasyon bana göre resesyondan daha ciddi bir tehlike olduğu için adımlar dikkatli atılmalı . )

Piyasa , ABD ‘ nin ilk çeyrek büyüme rakamlarını bekleyecek. Bunu beklerken gelecek aylık sinyaller yol gösterici olacak. Dalgalı seyir mart ayına kadar sürmesi muhtemel. Ancak şu sıralar 12.500 kritik seviyesine gelen Dow Jones endeksinin bu noktayı kırması zor gözüküyor. Tahminimce 12 aylık bilançolar açıklanana kadar endeksler toparlanma eğilimine girecek. Bilanço rakamlarının kötü gelmesi çok kuvvetli ihtimal. ( Mortgage krizinin etkileri finansal olarak 1 ayda bitmeyeceği için , bu ayda zararlar açıklanacak gibi . ) Bu rakamların ardından piyasaların yeniden düşüşle karşılaşması mümkün. Bu ara al-sat imkanları ile değerlendirilebilir.

Bilanço fırtınasının ardından ocak ayı ortası ile sonuna kadar yatay seyir olabilir. Her ay sonu açıklanacak tarım dışı istihdam verileri izleneceğinden dolayı , güçlenen resesyon ihtimali karşısında nasıl bir durum olacağını şimdiden kestirmek güç. Unutmamakta fayda var ki ; mortgage krizinden yalnızca finansal piyasaların mı etkilendiğini henüz bilmiyoruz. Eğer bu krizin finansal piyasaların dışına çıktığı , bilanço rakamlarının açıklanmasının ardından anlaşılırsa , yeni bir sorun daha türemiş olacaktır. Geri planda kalan bu önemli soru işaretinin akıllarda bulunması gerekiyor diye düşünüyorum.

Son olarak sözün özü diye bağlarsam ; 2008 yılının ilk 6 aylık döneminde hisse senedi piyasasında kalmak çok riskli. Ancak İMKB ‘ de her dönem hisse bazlı hareket yaşanacağı düşünülürse , risk göze alınabilir. Bu risk alınırken , ateşten gömleğin üzerinizde olduğunuzu unutmamakta fayda var.

9 Ocak 2008

1 Yorum

  1. [...] geriye gidersem , 9 Ocak 2008 tarihinda ‘ Piyasalardan Çekilme Vakti mi ? ‘ başlıklı yazımda ise piyasa dinamiklerinin iyice kötüleştiğini ve yavaş yavaş [...]

Leave a Reply