Main image
20th Şubat
2008
written by Dincer

Merkez Bankası geçen hafta yaptığı toplantıda , gecelik faizler 25 baz puan düşürdü. Bu karar dalgalanan piyasalar nedeni ile merakla bekleniyordu. Bazı çevreler indirim oranından emin olsada , benim kafamda soru işaretleri vardı. Ancak Merkez , yaşanan dalganın çok fazla endişe verici olmadığını düşünmüş olsa gerek ki faizleri 25 baz puan daha aşağı çekti.

Uzun bir dönemdir , önüne mikrofon uzatılan veya bir yerde konuşma yapan sanayici büyüklerimiz aynı şeyi söylüyorlar. Faizlerin yüksekliği ve indirimin daha agresif yapılması gerektiğini…

Bugün gazetede ASO başkanının demecini okudum. FED ‘ in faizleri agresif olarak indirdiğini ve bizim Merkez Bankası ‘ nın neden indirmediğine anlam veremediğini söylüyordu. İndirilen 25 baz puanın yeterli olmadığını ve faiz indirimlerinin artarak devam etmesi gerektiğinden bahsetmiş. Bu açıklamalara gerçekten şaşırıyorum. Aflarına sığınarak kendilerine sormak istiyorum. Siz bu ülkede yaşamıyor musunuz yoksa ekonomi bilginiz mi zayıf ?

Osmanlı Devleti’nin beceriksiz ve geri görüşlü yönetim zaafından bu yana borç ödemeye mahkum olan ülkemiz , yıllardır aynı senaryo ile ayakta kalmaya çalışıyor. Yüksek faiz düşük kur politikası ile sermaya çeken Türkiye , borçlarını öderken bir yandan da cari açığını sermaye bilançosu üzerinden finanse etmeye çalışıyor. Ne kadar sağlam temellerimiz oluşmaya başlarsa başlasın , biz bir müddet daha yüksek faiz vermeye mecburuz. Hele büyük bir trübülansın yaşandığı bu günlerde faiz indirimi yapmak bile cesaret isteyen bir iş. Likiditenin daralma endişesi gösterdiği , ekonomilerin durgunluğa girdiği bir dönemde , artan cari açığı ile beraber sermayeye ihtiyacı olan ülkemiz nasıl olurda faiz oranlarında indirime gider ?

FED faizleri indirmeye mecbur. Ancak başta AB Merkez Bankası olmak üzere , Avrupa ülkeleri Merkez Bankaları ( İngiltere hariç ) neden faiz indirmiyor ? Şu an Türkiye ‘nin kronik sorunu olan enflasyon , başta Almanya olmak üzere bazı Avrupa ülkelerini tehdit ediyor. Biz faiz indirimleri ile enflasyonu dizginlemekten daha fazla güçlük çekeriz.

Sanayicinin istediği yatırımların artmasından ziyade , kurların yükselmesi. Faiz düşünce kur yükselir deyişi oldukça basit bir mantık olup , ekonomiyi TV programlarından izleyen kişilerin görüşü olabilir. Ekonominin genel mantığında , kurların değişme prensibinin faiz dışı bir çok etkene bağlı olduğu görülmekle beraber , şu an ülkemiz için düşük döviz talebinin faizlerin aşağı çekilmesi ile artacağına dair bir beklentide çok yüksek değildir.

Sonuç olarak sanayi kesiminin ticari gerçeklerle beraber ekonomiyi bilmesi gerekmektedir. Cari açığın rekor kırdığı bir dönemde , likiditenin azalacağı bir dönemde , sermayenin akmak için oldukça seçici olduğu bir dönemde faiz indirimi kararı oldukça radikaldir. Belki ilerleyen aylarda , bu faiz indirim kararı muhtemel bir faiz artırımı kararını tetikleyici nitelikte olacaktır. Şartlar bu gündekinden olumsuza doğru giderse , Merkez Bankası indirim yerine faiz artırımına gidecektir.

Sanayiciler elbette haklılar ve zor şartlarda önemli ihracat rakamlarına ulaşarak başarılı grafikler sergiliyorlar. Ancak ülke ekonomisinin gerçeği bu olmakla beraber , sıkıntılarını dile getirmede biraz mantıklı olup , genel sorunlara gözlerini kapamamalılar. Unutulmamalı ki her zor şartta başarıya çıkacak bir yol daima vardır. Bu yolu bulmak yerine , kolayı seçip böyle açıklamalar yapmak ticarete zarar verecektir.

20 Şubat 2008

Leave a Reply