Bu sitede ilk defa karamsar bir yazı yazacağım. Bu yazıyı yazarken çok fazla korktuğumu itiraf etmeliyim. Çünkü gidişat oldukça korkutucu ve endişe verici. Özellikle dün açılan kapatma davası ve sosyal güvenlik reformunun geri çekilme ( yeniden düzenlenme ) olayından sonra endişelerim iki katına çıktı.
Piyasaların dalgalandığı ve krizin dünya üzerinde etkilerini gösterdiği bir dönemde , Türkiye olarak iç dinamiklerimizi en üst düzeyde tutmamız , reformlarımıza ara vermeden devam etmemiz gereken bir dönemde yaşanan gelişmeler , ülkeyi geçmiş yıllara geri götürme sinyali veriyor. Ve unutulmaması gereken noktaya değinmek isterim ki ; Türkiye bir krizi daha kaldıramaz !
Cari açığımız , iç – dış borçlarımız , faiz oranlarımız , enflasyonumuz , kredi notumuz … Bu yazdığım kalemler birbiri ile bağlantılı kalemler. Nasıl mı ?
Cari açığımız finansmanını yabancı sermaye hesabı üzerinden yapıyoruz. Yabancı sermayeyi yüksek faiz oranlarımızla ülkeye çekiyoruz. Gelişen ve istikrarlaşan ekonomimiz sayesinde bu sermayeyi ülkemizde tutma imkanımız artarken , faiz oranlarını ‘ Maastricht ‘ kriterleri gereği ve yatırımları rahatlatmak istemi ile aşağı çekmek istiyoruz. Ancak talep kısıcı politikalar gereği ve yüksek çıkan enflasyon oranı nedeni ile faizler yüksekliğini korumak zorunda kalıyor. Buda bir nevi yabancı yatırımcının ülkede kalmasını kolaylaştırıyor. Bununla beraber borçlarımızı ödememiz için gerekli tutar vergilerle karşılanmadığı için krediye ihtiyaç duyuyoruz. Ancak kredi notumuz hala düşük olduğu için ödediğimiz faiz düşmüyor. Bunun finansmanında sıkıntı yaşıyoruz.
3 aynalı 40 oda benzetmesinin yapılabileceği bir ortamda , hükümetin şu zamana kadar gerçekleştirdiklerini başarısız bulmak ülkeye ihanettir. Bu iktidara kapatma davası açıpta , istikrarlaşan ortama darbe vurmanın ihanet olduğu gibi…
İtibar kaybına neden olacak bu durum karşısında yabancı sermaye , güven kaybının azalmasına bağlı olarak ve riskin kırmızı noktaya ulaştığını gördüğü zaman , sermayenin ülkeden çıkması cari açığımızı patlatır. Gündemde olan reformların yapılmaması ve gelişmekte olan ülkemizin geldiği noktaların bir kalemde yok edilmesi , kredi notumuzu etkileyeceği gibi kredi finansmanında bizi etkiler. Bu şekilde borçlarımızı ödemekte iyice zor durumda kalırız. Merkez Bankası dalgalanmalara müdahale etmek zorunda kalacağı için ciddi oranda uzun yıllarda arttırdığı rezervleri çok kısa sürede yok etme noktasına gelir. Ve bu yazılanlar olmaz gibi duran şeyler değil , olması muhtemel olan şeylerdir. Türkiye bir daha bu durumu kaldırabilecek güçte değildir.
Ekonomi olarak Maastricht kriterlerine faiz oranları dışında uyum sağlamaya yaklaşan bir ülke olarak , sosyal güvenlik reformuna bu denli karşı çıkılması bilinçsizlik sembolüdür. Türk insanım sözde devletini düşünen ulusalcı kimliğine en büyük örnektir. İnsanın tembelliğinden dolayı erken yaşta emekli olup , çalışmadan devlet kesesinden idare etme lüksünün ekonomiye ve dolayısıyla ülkeye zarar verdiğini göremeyen kişilerin saçmalığıdır. Devletin emekli paralarını ödeyemeyecek güçlüğe düşebileceğini Arjantinliler gibi göremeyen zihniyetin ayaklanmasıdır. Bu reformların bir kriter olduğunu , ülke ekonomisini rahatlatacak radikal adımlar olduğunu hatırlatmak istiyorum. Ancak buna karşı çıkılması ve bunu yapan iktidarın oy birliği ile ezilmesi , onlara değil başta bizlere zarar verir. Ve yine bunların yaşanmaya başlaması ekonomi için kırmızı alarmdır.
Dünya piyasalarında yaşanan dalgalanmalar Türkiye ‘ ye ne kadar az vurabilir diye çalışılsada , ne yazık ki ülke içi çıkar ve kapris çatışmaları yıllardır olduğu gibi yine zarar veriyor. Bu durumda kaybedenin halk olduğunu unutan at gözlüklü insanlar geleceği mahvetmekten yorulmadıkça bizim düzelme şansımız çok sınırlı.
Taraf olmak bir sempatizanlıktır. Tarafsız ve mantıklı olmak ise bağlayıcılıktır. Bizim bağımız ise ulusumuz. Taraf olmayı bir kenara bırakarak ulusumuza bağlanıp , geleceğimizi yok etmememiz gerekir. Ekonominin ise krize girmesini önlememiz …
15 Mart 2008
Selamlar,
Dinçer beyin yazdıklarına katılıyorum.Ayrıca borsada bir laf vardır “Düşen bıçak tutulmazmış.”
Hissede olanlar benim gibi, eğer kredide değilseniz hayatın olum taraflarına bakıp uzun bekleyişe kendilerini hazırlamalıdır.Unutmayınki her hisse gördüğü değeri mutlaka tekrar görür.Binlerce yorum dinleyerek kendinizi üzümeyin.En kötü senaryom 27920, ancak henüz bunu konuşmaya gerek yok.Ben hala 70xxx lere gidileceği senaryasuna göre hareket etmekteyim.41 bin benim için ciddi bir yerdi.Bu yıkıldı 38 bin e keşke daha önce gelseydik.Saygılar,23 Ekim 2009
[...] ‘ YA GÜVENMEK İSTİYORUM » ALTINDAKİ BÜYÜK OYUNLAR VE GOLDAŞ » KRİZ GELİYORUM DİYOR » Tekrar Merhaba, 19 Mart 2008 deki konu…» Oradaki sanstan kastimiz,savciliga [...]