Dün öğrendiğim ve gerçekten içimde kuşku uyanmasına yol açan ciddi bir iddia sonucu bu yazıyı yazmak zorunda olduğumu hissettim. Bu sayfada analizi yaptığım ve gelişimini hep yakından takip ettiğim Goldaş Şirketi ile Societe General arasında yaşananların basına yansımasını kaygıyla takip ediyorum.
Goldaş Kuyumculuk 1993 yılından bu yana Türkiye dışında ABD ve Rusya’nın da içinde bulunduğu birçok ülkede faaliyet gösteren , 2000 yılından itibaren ise faaliyet alanı ve yatırımlarını güçlendirip , altın alanında dev olmayı hedef seçen güçlü bir firma. Bu günlerde ise adını dünyaya duyuran güçlü bir Türk Markası. Hatta öyle ki Dünya Ekonomik Forumu bünyesinde oluşturulan Küresel Gelişim Şirketleri Komitesi’ne üye olan 142 şirket arasındaki ilk Türk şirketi. Bu topluluğa üye olmak için ; son iki yılda en az yüzde 15 büyümek, küresel pazarda yer alma potansiyeli, yılık 100 milyon dolar ile 5 milyar dolar arasında ciro yapmak ve faaliyet gösterdiği sektöre yön veren lider firma konumunda bulunmak gibi kriterleri yerine getirmek gerekiyor. Goldaş ‘ ın 2007 cirosu ise 3.2 milyar YTL. Yılda 13 milyon adet üretim tesisine sahip şirket , 60 binden fazla modeliyle dünya piyasasına hizmet veriyor. Öyle ki alt markaları ile Chelsea , Milan başta olmak üzere futbol takımlarının ve NBA takımlarından bazılarının amblem , logo , renk ve markalarının altından mücevherat üretimini yapıyor.
Altının her alanında ihtisaslaşan Goldaş Kuyumculuk Londra Kıymetler Birliği , Tokyo Altın Borsası , Uluslararası Kıymetli Madenler Enstitüsü , Dubai Altın Borsası ve The Silver Institute üyesi.
Altın madenciliğinde söz sahibi olmayı hedefleyen Goldaş Mali’de altın madeni yataklarına sahip B.T.C.Sarl şirketine iştirak edildi.
Goldaş, yurtdışındaki banka/finans kuruluşlarından doğrudan (firma riski altında) konsinye altın ithalatını yapan ilk ve tek sektörel firma. Aynı zamanda Goldaş, sektöründe, firma riski altında, yatırım mallarına ilişkin Uluslararası Eximbank’lardan kredi limitleri temin eden ilk şirket.
Yurtdışındaki itibarı ile kredibilitesini sürekli artıran şirket altınları Güney Afrika, Avustralya, Avrupa ve çeşitli bankalardan alıyor. Bunları alabilmek için gerekli olan kredibiliteyi sağlamayı başaran şirket , bu alanda ucuza altın satabilen tek şirket. Rekabette banka ve diğer şirketleri oldukça zorlayan Goldaş , yatırımlarının meyvesini bu şekilde görüyor.
Şimdi gelelim düne ve iddiaya. Böylesine güçlü ve ekonominin kötüye gittiği dönemde , en değerli varlık olan altının güçlü şirketi Goldaş ‘ ın kuyusunun kazılmaya çalışılması doğal mı ? Yoksa işin içinde bilmediğimiz işler var mı ?
Aslına bakarsak , olay yargıda sonuçlanmadan komplo teorileri ile yazı yazmam. Ancak bu kadar takip ettiğim , attığı adımlara ve sabırlarına dayanarak gerçekleştirdikleri istikrarlı büyüme ile çok daha büyüyeceğine inandığım bir şirketin , bu denli bir iddia ile lekelenmesinin ardından soru işaretlerini satırlarda canlandırmak istedim.
Son dönemde ekonomide yaşanan sorunların , dünyanın önde gelen yatırım bankalarının risk yönetimi becereriksizliği ve denetim eksikliği yüzünden kredi krizini yarattıkları bir ortamda , hızla ve speküle olarak yükselen emtia fiyatlarının sorunlar yaratacağını öngörmek için kahin olmaya gerek yoktu. Societe General Bankası ise adını 7.2 mLr $ lık işlemci skandalıyla duyuran ve ciddi zarar rakamları ile zor durumda kalan ve Fransa Cumhurbaşkanı tarafından istifa çağrısı yapılan bir banka.
Şimdi bu banka Goldaş ‘ ı çok ciddi bir iddia ile gündeme getiriyor. Ve işin ilginç yanı bu olayın basına yansıdığı gün altın fiyatlarında yaşanan dalgalanma hayli dikkat çekici. Bankanın konsinye satıştan uğradığı zarar çok fazla olabileceği için , bu haberde dikkatle takip edilmesi gereken noktalar olduğunu düşünüyorum. Goldaş karşı atakla mahkemeye başvuracağını açıkladı. Bunun sonucunu dikkatle izleyeceğim.
Ancak son olarak , ekonominin şiddetle bozulduğu ve değerli maden olan altının çok önemli hale gelip , spekülasyonun hız kazanması ile güçlü altın şirketi olan Goldaş ‘ ın üstüne gelmek isteyecek birçok kurumun olabileceği dikkatlerden kaçmamalı. Bununla beraber Goldaş ‘ ın bilmediğimiz ve nasıl bir yol izlediğini burada takip edemeyeceğimiz , konsinye satışlardaki işlemlerinde bu altın fiyatlarında nasıl bir tutum izlediği sonucunun , mahkemede şekilleneceğide unutulmamalı.
21 Mart 2008
