Main image
3rd Nisan
2008
written by Dincer

Bugün akşam saatlerinde eve geldiğimde öğrendim haberi… Bu sayfada devamlı reformları destekliyor , olmazsa olmaz olduğunu dile getiriyor ve Türkiye ‘ nin geleceği için çok çok önemli olduğunu söylüyordum. Bunun nedeni ise kredi notumuz idi. Yani kredi notumuzun uluslarası derecelendirme kuruluşları tarafından arttırılması gerekliliğini savunuyordum. Bu artırım için ise yapmamız gerekenleri durmadan ve istikrarlı şekilde hayata geçirmemiz gerektiğini haykırıyordum.

1994 ve 2001 yılları arasında yaşadığımız krizlerde , S&P tarafından notumuz düşürülmüştü. Türkiye oldukça riskli ülke haline getirilmişti. Gelişmeler ile beraber notumuzu durağana yükseltmiş ve pozitife çevirmek için 7 yıllık süreçte ciddi atımlar atıyorduk. Bunlarda sağlık ve sosyal güvenlik reformları ile beraber , ekonomik düzenlemeler başı çekiyordu. Son olarak milli gelir hesaplama formülünü AB standartlarına getirerek son hamlemizi yapmıştık. Kısacası , Türk Halkının iktidar taraftarı değilim diyerek her yapılanı sürekli eleştirme hastalığı , işte bu yapılanları gölgede bıraktı. Daha doğrusu bunlar nedir , ne işe yarar diye sormadan , kulaktan dolma bilgilerle yerden yere vuruldu. Türkiye ise ben Avrupa ülkesiyim diye bağırarak , saçmada olsa bazı gereklilikleri hayata geçirdi. Şİmdi kısa olarak bunu neden yaptı açıklayayım :

S&P , Moody’s ve Fitch uluslararası derecelendirme kuruluşlarıdır. Bu kuruluşlar , ülkelerin potansiyellerine ve yaşanan gelişmelere karşı , uluslararası ekonomik ilişkilerde riski kontrol etmede etkin kurumlardır. Yani bu kuruluşlar , ülkelerin sosyo-ekonomik yapısı ve riski üzerinden bu ülkelere çeşitli notlar verirler. Bu not ne kadar yüksekse , o ülke o kadar refaha ulaşır. Kredi notu yüksek olduğu takdirde , ülke kredibilitesini artırır ve kolaylıkla kredi alır. Böylece Türkiye ‘ nin en önemli sorunu olan borçlanma maliyetlerine etkisi pozitif olacaktır. Şimdi gelelim gerekli olan ve değerlendirmede gösterge olan kalemlere ;

Bütçe açığı -  Cari işlemler dengesi - Kamu kesimi borçlanma gereği - Büyüme oranı - İşsizlik oranı…

Bu ekonomik göstergelerin yanısıra yapılan reformlar , iktidar partisinin oy oranı, siyasal istikrar ve hatta seçim tarihinin yakınlık veya uzaklığı gibi siyasal göstergeler dikkate alınır. Bunlara ek olarak ülkenin dış siyaseti ve ilişkileri de değerlendirmelere dahil ediliyor.

Türkiye ise bu bilinçle yapması gerekenleri uygulamaya koymaya çalıştı. Cari işlemler açığı ve işsizlik oranına henüz çare bulamasada , geçmişe göre gelişme gösterdi. Özellikle halkın refahını ve geçim düzenini kolaylaştıracak gelişmelerede önem verilmesi nedeniyle sağlık ve sosyal güvenlik alanında değişikliklere gitti. Son olarak milli gelir hesaplama yöntemini değiştirerek , kredi notu için bir hamle daha yaptı.

Ancak siyasal anlamda yaşanan son gelişmeler , Avrupa ‘ yı ciddi şekilde rahatsız ediyor. İstikrarın bozulması ile beraber yaşanacak her siyasi risk , ekonomileri tehdit eder. Bu yüzden Standart and Poor’s bugün Türkiye ‘ ye çok ciddi darbe vurabilecek bir karar verdi. Türkiye ‘ nin not görünümünü durağandan negatife çevirdi. Bunu bir uyarı gibi algılayabileceğimiz gibi , ileri ki dönemde notunu negatife çevirebileceğinin sinyalini vermiş oldu. Peki nasıl algılamalıyız ?

Değerli hocalarım başta olmak üzere , aklı başında ekonomistler sürekli söylüyor. Buna bir acemi olsamda , yıllardır sürekli gündemi takip eden ve araştırma yapıp çalışan birisi olarak destek veriyorum. Hatta bu sayfada bir çok yazıda kredi notumuzun ne kadar önemli olduğunu vurgulayıp , yapılanlara ve yapılacaklara dikkati söylüyorum. Bizi dinlemeyen iktidar ve siyasiler umarım S&P ‘ yi dinler. S & P açık bir şekilde Türkiye ‘ yi uyardı. Krizi ciddiye almıyorsunuz ! Daha yeni sayılabilecek bir tarihte krizden çıkmış , riskleri hala minimize edememiş , dış kırılganlığını henüz atlatamamış bir ülke olarak bunun yanına bir de siyasi belirsizliği eklememiz bardağı taşırdı. Mali ve ekonomik risklerin aşağı yöne çevirebileceğini belirterek , hükümetin global ortamdaki bozulmayı ve politik belirsizlikleri başarıyla yönetebileceğini göstermesi gerektiğini söyledi.

                                                ********* ********* *********

Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının hukuki yapısındaki tartışmalara katılıyorum. Yani bu kredi kuruluşlarının çok bağımsız kaldığını ve kendi başlarına yaptıkları menfi davranışlarla ülkeleri ve şirketleri zor durumda bıraktığını düşünüyorum. Bu konuda en büyük örnek Alman Sigorta Şirketi Hannover Re … Diğer iki derecelendirme şirketi tarafından kontrol edilen bu şirket , Moody’s ‘ ten kontrol izni istenmesine olumsuz yanıt verince , diğer kuruluşlar tarafından olumlu olan mali yapısı , Moody’s tarafından olumsuz yayımlanınca şirket ciddi zarara uğramıştı.

Yani derecelendirme şirketlerinde çalışan kişilerin hiçbir şekilde kontrol edilmemesi , kişisel sorunlar ve manipülasyonlara açık olması sorun yaratıyor. Hukuk sisteminin bu yönde düzenlenmemesi ve bu kuruluşların ‘ biz sadece rapor yazıp yayınlıyoruz , tamamen Amerikan anayasasının koruması altındayız ‘ açıklamaları eli kolu bağlıyor. Kısacası bu derecelendirme şirketleri artık güvenilirliğini yitirmeye başlamak üzereyken , bize yapılan bu not görünümünü değiştirme operasyonun altında bit yeniği aramaya çalışmak doğru olur mu ?

Bu çok karışık yerlere ve kişilere gidecek geniş bir  değerlendirme olacaktır. Benim yorumum ve analizim objektif çerçevede olmaya devam edecektir. Herkesin tamamen doğru karar vermediğini düşünüp , olan doğrular ile yanlışları bir çerçevede değerlendirmeye devam edeceğim. Bu not görünüm değiştirmesinde ise S&P ‘ nın yaptığı uyarının ciddiye alınmasını ümit ediyorum.

Bu sayfada geçmiş tarihte ‘ Kriz Geliyorum Diyor ‘ başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu yazıda bu olayları vurgulamıştım. Şimdi ise uyarı yurtdışından geldi. İktidar partisini desteklemediğimi tekrar belirterek , yapılan doğrulara ışık olup , yanlışlar karşısında ise siyah çizgimi koruyacağıma emin olarak aynı şeyi söylüyorum.

Türkiye bir krizi daha atlatamaz …

3 Nisan 2008

Leave a Reply