Hızla artışa geçen enflasyon ve her ay artan cari açık ile boğuşan bir Türkiye , arkasına bir de parti kapatma davasını aldı ve global krize karşı gelmeye çalışıyor. Enflasyonun yükselme nedenlerini herkesten farklı farklı okumak gerçekten baydı artık. Önüne gelenin iki gram bilgisiyle sallayıp yorum yapmasının moda olduğu ülkemizde insanların piyasalarda posizyon almaları oldukça riskli. Çünkü kime inanacağınızı şaşırıyorsunuz. Ekonomiyi gösterişli diye okuyup , kendisini donatmadan direk televizyon alemine sokan değerli arkadaşlardan tutunda , gazetelerin ekonomi sayfalarını cabası olarak gösterin. Sizin kime inanacağınız ve takip edeceğinize karışmam ancak ben yorumumu yapayım.
Efendim enflasyonda endeks üzerinde yüzdelik paylara ayrılmış kalemler vardır. Gıda-alkolsüz içeçekler ( yüzde 28 ) ile konut ( yüzde 16 ) burada en yüksek paya sahip olan kalemdir. Bahsedildiği gibi giyimdeki artışın enflasyonu bu derece yükseltmesi , matematik kurallarına aykırı bir durumdur. Bu enflasyon yüksekliğinin nedeninin dış şoklar olduğu aşikardır. % 9.7 ‘ lik enflasyonun % 70 ‘ ye yakın kısmı dış - kontrol dışı faktörlerden gerçekleşmektedir. Burada bilinçsizce önüne geleni söylemek ne kadar doğrudur , karar sizin. Merkez Bankası ‘ na yüklenme nedeni olarak sadece hedef oran gösterilebilir. Benimde eleştirdiğim bu noktadır ve bu bir hata olabilir. Ama enflasyonu dizginlemede Merkez ‘ in yapabileceği çok fazla birşey yok. Faiz arttırımı yoluna gitmesini eleştirmeyi ise doğru bulmuyorum. Faiz artışının sadece enflasyonla ilgili olduğunu sanmıyorum.
Şimdi gelelim piyasalara. Geçen hafta pazar günü beklentilerimi sunmuştum. Dow ve İMKB ile ilgili düşüş trendinin devam ettiğini ve bu hafta içi 41800 seviyelerine geleceğimizi söylemiştim. Herkesin 45 binli seviyelerden bahsettiği bir ortamda bunu ortaya atmanın radikal olduğunu düşünmüyorum. Piyasayı analiz etmekten ziyade sesini dinlemenin önemini tekrar vurguluyorum. Herkesi inandırması istediğini alması demektir. Genel yükselişin süreceğine inanan pembe tabloculara malları satan piyasa , üzerindeki baskıyı kaldırmayı bırakıp yönünü aşağı doğru gösterdi. Bu satışların neden geleceğini geçen haftaki yazımda anlatmıştım.
Bu hafta ne olacak diye düşünen yatırımcılar için pek iç açıcı olayların olduğunu düşünmüyorum. 41500 desteğinin tekrar denenmesi muhtemel gözüküyor. Bu seviye dünyadan güç bulunursa aşağı kırılıp 41 bin bandını kırma denemesine girebiliriz. Bu yönlerde tepkinin geleceği ve kısa süreli güç toplama çalışmasının yapılmaya çalışılacağı açıktır. Ancak benim kişisel beklentim haftayı 42 800 seviyelerini zorlayarak tamamlayacağımız yönünde. Trend aşağı bakıyor olsada bandın 41 - 44 bin aralığında 41 500 ve 43 200 seviyelerinde ortalamalarla hareket etmesi normal gözüküyor. Dışarıdan bir şok gelmediği takdirde sözünün altını çizerek , endeksin bu bantta dönem dönem yükseliş ve düşüş gösterip , orta seviyelerde kalmasını bekliyorum. Hala daha endeksin mayıs ayı içinde 45 bin seviyelerini deneyeceği inancını paylaşmıyorum. Bu olmaz değil ancak piyasa bence buna hazırlığını yapmadı. Bunun olabilmesi için büyük oyuncuların yüklü mallanması ve çıkış için fırsat yaratmak amacıyla endeksi yukarı şişirmeleri lazım. İşlem hacmi ise bunu teyit eder seviyede bulunmuyor. Bu nedenle bahsettiğim bant aralıklarında hareketlerin olmasını tahmin ediyorum.
Umarım ben yanılırım ve piyasa daha güzel günler görür diyerek noktayı koymak istiyorum. Ben sadece çalışmalarım sonucu çıkanları paylaşıyorum. Bunlar doğru çıkınca bir getirim yok elbette. O yüzden ben söylemiştim ayağına yatacak bir adam değilim. Hep beraber söyleyelim ve her yatırımcının dileği gerçekleşsin prensibiyle yaşamaya devam edelim.
11 Mayıs 2008

Dincer Bey;
Peki şimdi ne olacak?Görüşlerinizi söylerseniz sevinirim.