Asiv ; Haziran, 2008

14th Haziran
2008
Yazar : Dincer

O kadar komik bir ortamda yaşıyoruz ki ben kime ne diyeceğimi şaşırdım. Bu kadar dar pencereden bakan insanların yaşadığı bir dünya düzeninde , geniş açıdan bakıp para kazanan insanlara şaşırmamaya başladım. Aslında yaptıkları insanları kandırmak değil , kendiliğinden kanan insanlardan farklı hareket edip ona göre davranmak. İnsanlar ne yazık ki her duyduğu şeye inanıp kendilerine göre bir ekonomi kalıbı çiziyorlar. Bu ortamda herkes yine ekonomi profesörü kesildiği için zincirin uzadığı nokta büyüyor. Bu yanlış halka ise titan zinciri gibi baltığa uzanıyor.Efendim finansal kriz Amerika ‘ da neden çıkmıştır , bu sürede neler olmuştur , bilmem neye etkisi olmuştur bunları herkes bir çok kere yazdı. Finansal sektörde oluşan krizlerin en riskli ve etkili krizler olduğunu , nereye ne kadar yayıldığının net saptanmasının çok güç olduğunu , bunların bazsal etkilerinin olacağını ve çok uzun sürmesinin doğal karşılanacağını ise sadece aklı başında adamlar yazdı. Tabi onları dinleyen olmadığı için birşey değişmedi. Makroekonomik dengesizliklerin olduğu bir ortamda piyasalara bakılıp sonuç beklemek kabustur. Krizi borsa endeksleri ile başlatıp onlarla sona erdirmenin makroekonomiye hakaret olacağı gibi…Bu kriz dönemi çok eleştirilen Bernanke ‘ nin önderliğinde başarılı bir risk yönetimi ile sürdürülüyor. Gerek faiz kozu , gerek likidite önlemleri gerekse de özel sektör yardımları bu krizin etkilerini en aza indirmek için kullanılıyor. Faiz etkisi kısa süreli olmasada ekonomiyi rahatlatacak bir önlemken , likidite önleminin ise ne kadar faydalı olacağı konuşuldu. Ancak unutulan şey krizin en bomba anında kara bulutlara yenilmenin vereceği yıkım oldu. Ben güçlüyüm ve başa çıkabilirim mesajı verilmeliydi ki serbest piyasa ekonomisi kriz gücünü hissetmesin. Özellikle çok önemli zamanda alınan Bear & Stearns kararının piyasaları büyük bir kasırgadan kurtardığı konuşulmadı. Finansal kriz yönetimlerinin nasıl olacağından bihaber olan insanlar , bu işi kağıt üstünde en iyi uygulamış Bernanke ‘ yi eleştirdi. Kafası eski zamanda kalmış ve hala birşeyler söylemeye çalışan Soros Ve Greenspan ‘ i dinledi. Onlarla resesyon ilan edildi , onlarla duruldu. Ama işin aslını bilen , krizi yöneten Bernanke ve ekibi şartların nasıl oluşacağını bilip önlemleri almaya devam ettiler. Mayıs ayına kadar gelen veriler , güçlü beklenen resesyon ihtimalini zayıflatmaya devam ederken , istihdam rakamları güven vermeye devam etti. Ancak sürekli yüksek kalan risk ve istikrarsızlık endeksi korku vermeye devam ederken , özel sektörde sıkıntının halen daha yaşanabileceği göz ardı edildi. Finansal krizin ne zaman ve nerelerde etkisinin görüleceğinin bilinmemesi riski arttırmaya devam etti. Kesin bir yargı oluşmadan , 3 ay gibi kısa bir sürede kriz biter denmesi mümkün olmadığı gibi , cuma günü açıklanan tarım dışı istihdam rakamları korku yarattı. Bu verilerin bu döneme kadar iyi gelmesini şükrederek izlerken , mayıs ayının verisinin kötü gelmesini işte bundan korkuyorduk diyerek değerlendirmek mantıklıydı. Çünkü olabilecek ve kriz döneminde dalganın vurabileceği bir kıyı olarak hazırda bekleyen bir veriydi.Dow Jones endeksi 12 bin altına inince krizin çıktığına inanlar , 13 binli seviyeler tekrar görülünce krizi falan unutup rahatladılar. Utanç duyarak söylüyorum ki Allah ‘ tan bizim ülkemizde sorundan dolayı borsa onlara ayak uydurmadı ki yüksek seviyelerden alımlar gelmedi. Neyse , dediğim nokta piyasaların makroekonomiyi yansıtmaması. Piyasa saygıdeğer Dow amcamızın öngördüğü gibi trendlerden oluşur ve 3 ana trendin kolları ile kendine şekil verir. Bu noktalardaki yükselişler ise göstermelik ve kandırıcı olur , asla makro yönü göstermez !Krizin ben burdayım size ne oluyor mesajını cuma günü alan piyasa elbette rahat durmayacaktır. Panik havası tekrar yaratılmaya çalışılırsa bu Türkiye Borsası için kuşkusuz kötü olacaktır. Bizim havamız  zaten yeterince bozuk. Mümkün olduğu kadar paniğe kapılmadan , bu verilerin artçı şoklar olduğu unutulmadan davranılması optimal davranış olacaktır. Şubat ayında elde hiç veri yokken , tarihte görülmemiş bir ekonomik soruna gittiğimiz söylendiğinde , herkes paniğe kapılıp piyasadaki düşüşü hızlandırmıştı. Alınan önlemler , enjekte edilen kozlar ve yapılan revize tahminler ile en azından piyasanın moralini bozmamaya özen gösterilmesi güzel olur diye düşünüyorum. Ben anlaşıldığı üzere Bernanke ‘ ye güveniyorum. Ona güvenmeyen ve saf gördüğü halkı kandırmaya çalışan kişilerin ise sadece para çıkarlarının olduğuna inanıyorum. Halkı galeyana getirmek en kolay iş çünkü. Sağdan soldan duyup , onların içine inmeden analiz etmeden , bilgi sahibi gibi ahkam kesen kişilerin piyasaya olumsuz etkileri çok fazla oluyor ne yazık ki. Ancak tekrar ve son kere söylemek gerekirse , piyasa makroekonomiyi bağlamaz !Türkiye ‘ de herkes böyle ne yazık ki. Kulaktan dolma bilgi profesörü. Olayın iç yüzü nedir , bundan başka etken var mı diye bakayım diyen yok. Böyle olduğu için biz bu halde olmaya devam ediyoruz. Çok sevdiğim ve saygı duyduğum rahmetli Erdal Bey ‘ in ‘ Meselenin köküne inelim ‘ sözü benim için beynime kazınmış bir sözdür. Ben her zaman Erdal Bey gibi hem sosyal demokrasi anlayışı ile ilerleyip , hem de meselenin köküne inip analiz yapmadan konuşmamayı sürdüreceğim. Belki o zaman krizin hortlamış halini de , bir büyük şehrin sanayi odası başkanın tv kanalında elinde mikrofonla domatesin enflasyonu(!) dediğini de görmüş olmam…!

8 Haziran 2008

12th Haziran
2008
Yazar : Dincer

Bu hafta kabus gibi geçen ve artık bitsin diye beklediğimiz bir hafta haline geldi. Bu hafta bitince sanki önümüzdeki haftalar iyi geçecekmiş gibi … Ancak öyle bir dönemdeyiz ki , ilerleyen haftaların bundan daha kötü olabileceği herkesin aklında. Televizyonlardaki ekonomi programları Kandemir Konduk - Umur Bugay kaynıyor ! Ancak tek farkları yazdıkları senaryoların komik olmaması ! Hangi kanalı açarsak bir senarist ekonomist çıkıyor ve içinizi öyle bir karamsarlıkla kaplatmayı başarıyor ki , yıllarca okulu sadece bunun için okumuşlar gibi. Hiç kimse piyasalarının havasını , bunun bir likit dönşüm merkezi olduğunu ve kimsenin devamlı kaybetmek için burada olamayacağı aklına getirmiyor.

Ben finansal krizin başlangıcından beri aynı noktaya parmak basıp durdum. Büyüme tehdit ancak enflasyon göz ardı ediliyor diye bir çok yazımda vurgu yaptım. Hatta enflasyonu ilerleyen dönemlerde kontrol altına alabileceklerini düşünüyorlar heralde diye yorumladım. O dönemde piyasanın yatışması için faiz indirimleri şarttı. Onun gereği yapıldı elbette. Ancak enflasyon kabusunun tüm dünyaya yayılması ( korkusu diyelim şimdilik ) zaman almadı. Yükselen gıda ve petrol fiyatları enflasyonun yükselmesini mecbur kılıyor. Düşüşe geçen ABD ekonomisi ile beraber doların zayıflaması da spekülatif emtia haline gelen petrolü şeytana dönüştürüp , enflasyonun canavar damarlarını hortlatmasına neden oluyor. Global dalga dünya üzerinde etkisini kaybetmeden kısa süreliğine canlanan piyasa insanları yanılttı. Ben bu satırlardan sürekli uyarı yaptığım için rahatça yazıyorum bu yazıyı. Cuma günü ABD ‘ den gelen işsizlik verisi korkuları yükseltti. Gerçi bunun için Deniz Gökçe hocamın yorumunu düşünürsek yine sorun yok gibi görebiliriz. ( ABD ‘ de üniversiteler mayıs ayında bittiği için , yeni mezunların bu ay işsizlik rakamını arttırdığından bahsediyor. ) Enflasyonla beraber yeniden durgunluğun gündeme gelmesi dış piyasalarda korkuyu arttırdı. FED ‘ den gelen faizleri arttırabilirim sinyali henüz tam ciddiye alınmış gibi durmuyor. Ancak bir sorun daha var ki finansal piyasalar için ciddi bir tehdit. Lehmann Brothers ‘ da yaşanan sıkıntı içimi ürpertmiyor değil. COO ve CFO ‘ ların bugün görevden alınması ve hisselerinde bugünde süren açığa satış işlemleri , bu şirketin geleceğinin ne olacağını düşünmeye sevk ediyor. Kötü bir senaryoda FED olaya yine atar mı yoksa sırada bekleyen Arap sermayesi muradına erer mi göreceğiz. Ancak bunun piyasaların huzurunu bozmaması en büyük dileğimiz olacak. Dış piyasalarda durum işte bu kadar basit ! Bize göre basit evet. Çünkü tamamen ekonominin ve özellikle globalizmin doğal ritminden kaynaklanan bir makroekonomik geçiş döneminde…Elbette buna bir çözüm bulunacak ve sistem kendini yeniledikten sonra en az zararla düzelme yoluna sokulacaktır.

Asıl sorun , bu durumun bize neler getireceğine ! Biz de işler o kadar bozuk ki , ben geleceğimizi karartan herkese içimden geleni söylüyorum ! Yıllardır hep zor şartlarda ve geleceği karanlık olarak yetişen gençlere bu şartları sağlayan sözde ulusalcılara teşekkür ediyorum ! O kadar ciddi bir global sorun varken , siyaseti ekonominin üstüne çıkarıp bu önemli dönemde zor durumda bırakan herkes suçludur benim gözümde. Şimdi bu siyasi sorun , piyasaların en nefret ettiği şeyi , belirsizliği , beraberinde getirdiği için en kötü günleri yaşamaya devam ediyoruz ve geride kalacağını hiç düşünemiyoruz. Piyasa beklentileri satın alan bir mekanizma. Bir olay meydana geldiğinde tepkisini kısa süreli verir ve düzelir. Ancak ortada bir belirsizlik varsa vereceği tepkilerin boyutunu ve süresini tespit etmek çok zordur. Bunu piyasadaki güçlü traderler dahi bilemedikleri için kafalarına göre pozisyon alırlar ve kötü olan bir şartta zarar bile etseler arkalarına bakmadan kaçarlar. Şu an böyle bir durum mevcut. Bu mevcut durumda piyasalarda neler olabilir acaba ?

Bana göre Türk ekonomisinin sağlam temellerde denilen yegane noktası faiz - döviz cephesi. Bankacılık sistemin BDDK tarafından güçlü düzene oturtturulması , SPK ‘ nın aktif rolünü genişletmeye çalışması ile beraber sermaye ve para piyasalarında bir güçlenme oluştu. Kırılganlığın önemli göstergelerinden döviz ve faizdeki güçlenmenin nedeni ise siyasi istikrar. Hiç kimse gelipte şu bu oldu demesin. Bunun en önemli nedeni istikrardır. Koalisyonun olmaması , iktidarın tek yetkili olması bu cepheyi güçlü hale getirdi. Eskiden Anayasa kitapçığı havada uçuşunca % 10 ların üstünde yükselen döviz , bugün Anayasa Mahkemesi kararı sonrası % 2 ‘ den fazla tepki vermiyor. Borsa eskiden % 10 lara yakın düşerken , bugün % 2 düşmesine çok gözüyle bakar hale geldik. Bunun altında yatan neden tamamen siyasi istikrar ve tek başına iktidar. Kimse işte GSMH şu kadar oldu gibi rakamlara girmesin. Maastricht kriterlerine uygun hale getirilmeye çalışılan kalemlerdeki, düzelmelerin de nedeni budur. Finansal piyasalar güçlü sistem ile sistemsel iktidarların düzenlerini seviyor. Aklım siyasette olmasın diyor. Şimdi piyasamız global dalgayı gerçekten başarılı yönetti. Bana göre çok ciddi güçlendim sinyali vererek sürdürmeye devam ediyor. Eğer siyasi sorun baş göstermese idi ve istikrarın devamının önünde engel olmasaydı , şuan borsa endeksimiz 42500 seviyesinden aşağı olmazdı bana göre. Şimdi ise nereye kadar gideceğimizi bilemiyoruz. Kırılan trendler , uzun vadeli nerede dip oluşur gibi sorulan sorular hep yanıtsız kalıyor. Müthiş bir olumsuz beklenti ve korku altında günleri geçiriyor piyasamız. Akıllarda ki soru şu ; Eğer tek parti dönemi biterse , siyasi istikrar bozulursa faiz ve döviz eskisi gibi olur mu ?

Mobius bu hafta Türkiye ‘ de idi. İlginç bir açıklama yaptı ! Hani bu adamı ülkeyi yeni mi tanıyor diye sordum kendime ama düşününce yıllardır Türk piyasasında işlem yaptığı aklıma geldi. Siyasi düzen gelip geçicidir dedi. Bunda istikrarı elbet yine sağlarsınız ancak makroekonomik yapınız bozulursa bunun tamiri çok zor olur. O yüzden benim baktığım makro yapıdaki gelişmeleriniz ve bu yöndeki hamleleriniz. O yüzden siyasetinizle ilgilenmiyorum dedi Mobius. Tilki son derece haklı sözlerinde. Ancak hükümet ne kadar önceliğimiz ekonomi desede gücünü partiyi nasıl kapatmayıza harcıyor. Ekonomi kurmaylarını bu işten uzak tutması ve sadece işlerine yoğunlaştırması ne kadar mümkün bilemem. Bilemediğim bir noktada başbakana siyasi yasak gelip , Abdüllatif Şener önderliğindeki yeni oluşumun rakip olarak karşıya çıkması ile siyasi durumun ne olacağı ve bunun döviz - faiz - borsa cephesine nasıl yansıyacağı… İşte bu şartlar altında yorumda bulunmak imkansız olduğu gibi kısa dönemde alınacak her pozisyon kumardan farksız. Elde bulunan pozisyonlar için ise oluşan zarar rakamlarına karşı hakkaniyeti elden bırakmayarak , uzun vadede yeniden yükselmesini beklemenin doğru olabileceğini düşünüyorum.

Ama asıl söylemek istediğim olay daha farklı. Ben kendi adıma televizyonlara çıkan değerli ekonomist arkadaşlardan ricada bulunmak istiyorum. Zaten herkes çok stresli. Artan petrol ve bunun daha korkutucu tahmin rakamı insanları geriyor. Siyasi durum sinirleri üst düzeye çıkarıyor. Enflasyon acı veriyor. Böyle bir durumda şu olursa şuraya gideriz , bu olursa biteriz tarzına gelecek açıklamalar çok sakıncalı oluyor. Küçük yatırımcı zaten bu piyasada ortada. Söylenilene çabuk reaksiyon gösterip yanlış kararlar veriyorlar. Bir de üstüne bunlar eklenince olaylar daha kötüye gidiyor. Panik havası oluşturmamaya özellikle dikkat edilmeli diye düşünüyorum. Dow teoreminde ki aşamalardan bildiğiniz gibi güçlü oyuncuların sezdiği olumsuz durumların , piyasada belirgin hale gelmesi ile oluşan kötü havaya küçük yatırımcının da katılması ortalığı toza dumana katıyor. O durumda genelde piyasa kendini toparlayıp yükselişe geçer ancak böyle bir ortamda trendin kısa sürede değişmesi zor olabilir. Bundan dolayı panik havasını yaratmamaya özen göstermek çok önemli.

Son olarak petrolle ilgili BP ‘ den gelen açıklamada üretimde az miktarda bir azalış olduğu söylendi. Bugün ise Chavez petrol fiyatlarının 100 dolar civarında olması gerektiğini , bu hareketin spekülasyon ve doların güçsüzlüğünden kaynaklandığını söyledi. Raporlarda ise fiyatların 160 dolar seviyesine ulaşabileceği açıklandı. Dünyada artan petrol talebine dur denmesi gerektiği gibi , üretimde sıkıntı yaşanmadığının deklare edilip , spekülasyonun önüne geçilmesi şart olsada bu mekanizmanın çok zor çalışacağı açık bir gerçektir. Fakat piyasaların devamlı düşüş göstermeyeceği , likit olarak piyasada aktif olan kişilerin bu dönemlerde hangi yatırım enstüramanında olacağı önemli bir gösterge. Şuan dövize karşı bir talep görülmüyor. Benim yaptığım analizlerde dövizin max 1.40 seviyesine çıkabileceğini görüyorum. ( Çok kötü bir olay gerçekleşmezse ) . Faizlerin ise kısa dönemdeki şoktan sonra normale döneceği ve seyrinin kontrol altında duracağını tahmin ediyorum. Ortada ciddi fund exchange var. Piyasa kendini beslemezse devamlılığını sağlayamaz. Bana göre çizilen en kötü senaryo anında yönünü beklenenin en ters yönüne göre yapacaktır. Ancak risk maksimum düzeyde ve her an kırılabilecek şekilde duran bir ibrede devam edecektir. Ben sadece biraz daha umutlu ve piyasa havasını koklamaya çalışan olmak istiyorum .

12 Haziran 2008

6th Haziran
2008
Yazar : Dincer

Sitemi ziyaret eden , yorumları ile düşüncelerini paylaşan herkese teşekkür ediyorum öncelikle. Ancak bu siteyi açtığımdan beri söylediğim bir şey var ki , bu göz ardı edilmeye devam ediliyor. Bu site kesinlikle borsa paylaşım sitesi değildir. İlk yazılarımı yazdığım dönemler yeni yıl zamanına denk geldiği için , hisse bazlı düşüncelerimi aktarmıştım. Ancak o dönemden sonra yanlış yaptığımı farkettiğim için , bu hisse bazlı analizlere girmemeye karar verdim. En azından kesinlikle İMKB 30 hisseleri dışındaki hisseler hakkında yorum yapmamaya…

Buradan anlaşılacağı gibi bu sitenin kuruluş amacı da bu. Tecrübe kazanmam ve önceden yaptığım şeylerin doğru veya yanlışlığından ders çıkarmamdır. Ben hala 6 ay önce yazdığım yazıyı okur ve orada nasıl yorum hatası yapmışım , nelerden bahsetmeden analiz diye yayınlamışım diye düşünürüm. Yani ben geleceğimi televizyon ekranlarında gördüğüm güzel giyimli ve karizmatik insanlardan etkilenerek şekillendirmedim. O yüzden basit yöntemlere kaçmadan çalışmalarıma devam ediyorum.

Şimdi gelelim neden bu yazıyı yazdığıma. Hisse analizlerinde yapılan yorumlara baktığımda , küçük yatırımcıların neden halen daha kaybettiğini ve sıkıntı çektiğini anlamam güç olmuyor. Yatırımcılar girdikleri hisse senedinin neden yükseleceğini , o hissede neler yaşanabileceğini ve genel trendin ne yönde etkileyeceğini hiç düşünmüyorlar. Gübre hisselerinde yaptığım görüşün sonuçları görülmeye başlandığında aldığım tepkiler , yayınladığım diğer hisse tahminlerinden bazılarında ters yönlü hareket ile farklı yöne çekildi. Bak bu doğruda , bir de şuna bak şekline dönmeye başladı. Atlamayın hemen hesabına getirildi. Bir kaç açıklama yapmak için müsade istiyorum ;

- Gübre fiyatlarında hareketlilik olacağı ve bunun spekülatörler tarafından hisselere olumlu yansılatılacağı bana göre belliydi. Ancak bu hareketin bu kadar yüksek oranda olması tamamen insiyatiftir. Yükselişteki oran , endeks düşmesine rağmen fazlalığıyla dikkat çekmiştir. Bu kadarını beklemediğim ortada olmakla beraber , benim için bir şans olmuştur.

- Egeli & Co hisse senedi ile ne yazık ki en büyük hatayı yaptım. Yaptığım hata onunla ilgili yorum yazmaktı. Çünkü küçük yatırımcıların , büyük beklenti içine girerek sahip olduğu ve hemen çok yüksek kar elde edeyim dediği bir hisse. Bu hisseye sahip olan yatırımcıların ne trendden haberi oluyor ne de gelişmelerden sanırım. Benim yazdığım tarihten itibaren borsada yaşanan değer kaybı , yatırım ortaklıkları ile ilgili vergi düzenlemelerinden kaynaklanan trend ve finansal krizin en çok etkileyeceği alanlardan biri olan fon yönetiminde faaliyet göstermesi hiç kimsenin umurunda değil. Hisseler yükselirken nedeni önemli değil ama düşüşe geçtiği zaman suç aranır. Şirket veya patronu kötülenir , ya da bizler. Tabi benim yaptığım bir hatadır. Sonuçta o bir yatırım tavsiyesi asla olmadığı gibi , benim gibi acemi bir insanın kendi deneme görüşüdür.

- Burada hisse senetleri ile ilgili direkt yaptğım analizler Google aracılığı ile bulunup , sadece o yazılar okunuyor sanırım. Ben makro ekonomik gelişmelere , endeks yönü ile ilgili görüşlerle ve strateji yöntemleri ile ilgili fikirlerle yazılar yazıyorum. Bunları okuyan gerçek yatırımcılar beni daha anlıyorlar ve ona göre bana görüşlerini bildiriyorlar. Ben burada hiçbir zaman , bak şunu dedim nereye gitti diye bir yazıya girmem. İnceleyen arkadaşlar tahminlerimin ne kadarının doğru olduğunu bilirler. Bu doğruların benim için tek önemi sizinle paylaşmış olmamdır , çünkü ben yolun çok başındayım.

Ben borsacı değilim. Hedefim trader olmak ise bunun için hisse senetlerini takip etmekten çok öte şeylerin gerektiğini biliyorum. O yüzden sadece hisselerin teknik analizlerine takılıp kalmıyorum. Makro ekonomik göstergeler ve durumlar olmazsa olmazdır. Benim ekonomi mezunu olduğumda unutulmamalıdır.

6 Haziran 2008