O kadar komik bir ortamda yaşıyoruz ki ben kime ne diyeceğimi şaşırdım. Bu kadar dar pencereden bakan insanların yaşadığı bir dünya düzeninde , geniş açıdan bakıp para kazanan insanlara şaşırmamaya başladım. Aslında yaptıkları insanları kandırmak değil , kendiliğinden kanan insanlardan farklı hareket edip ona göre davranmak. İnsanlar ne yazık ki her duyduğu şeye inanıp kendilerine göre bir ekonomi kalıbı çiziyorlar. Bu ortamda herkes yine ekonomi profesörü kesildiği için zincirin uzadığı nokta büyüyor. Bu yanlış halka ise titan zinciri gibi baltığa uzanıyor.Efendim finansal kriz Amerika ‘ da neden çıkmıştır , bu sürede neler olmuştur , bilmem neye etkisi olmuştur bunları herkes bir çok kere yazdı. Finansal sektörde oluşan krizlerin en riskli ve etkili krizler olduğunu , nereye ne kadar yayıldığının net saptanmasının çok güç olduğunu , bunların bazsal etkilerinin olacağını ve çok uzun sürmesinin doğal karşılanacağını ise sadece aklı başında adamlar yazdı. Tabi onları dinleyen olmadığı için birşey değişmedi. Makroekonomik dengesizliklerin olduğu bir ortamda piyasalara bakılıp sonuç beklemek kabustur. Krizi borsa endeksleri ile başlatıp onlarla sona erdirmenin makroekonomiye hakaret olacağı gibi…Bu kriz dönemi çok eleştirilen Bernanke ‘ nin önderliğinde başarılı bir risk yönetimi ile sürdürülüyor. Gerek faiz kozu , gerek likidite önlemleri gerekse de özel sektör yardımları bu krizin etkilerini en aza indirmek için kullanılıyor. Faiz etkisi kısa süreli olmasada ekonomiyi rahatlatacak bir önlemken , likidite önleminin ise ne kadar faydalı olacağı konuşuldu. Ancak unutulan şey krizin en bomba anında kara bulutlara yenilmenin vereceği yıkım oldu. Ben güçlüyüm ve başa çıkabilirim mesajı verilmeliydi ki serbest piyasa ekonomisi kriz gücünü hissetmesin. Özellikle çok önemli zamanda alınan Bear & Stearns kararının piyasaları büyük bir kasırgadan kurtardığı konuşulmadı. Finansal kriz yönetimlerinin nasıl olacağından bihaber olan insanlar , bu işi kağıt üstünde en iyi uygulamış Bernanke ‘ yi eleştirdi. Kafası eski zamanda kalmış ve hala birşeyler söylemeye çalışan Soros Ve Greenspan ‘ i dinledi. Onlarla resesyon ilan edildi , onlarla duruldu. Ama işin aslını bilen , krizi yöneten Bernanke ve ekibi şartların nasıl oluşacağını bilip önlemleri almaya devam ettiler. Mayıs ayına kadar gelen veriler , güçlü beklenen resesyon ihtimalini zayıflatmaya devam ederken , istihdam rakamları güven vermeye devam etti. Ancak sürekli yüksek kalan risk ve istikrarsızlık endeksi korku vermeye devam ederken , özel sektörde sıkıntının halen daha yaşanabileceği göz ardı edildi. Finansal krizin ne zaman ve nerelerde etkisinin görüleceğinin bilinmemesi riski arttırmaya devam etti. Kesin bir yargı oluşmadan , 3 ay gibi kısa bir sürede kriz biter denmesi mümkün olmadığı gibi , cuma günü açıklanan tarım dışı istihdam rakamları korku yarattı. Bu verilerin bu döneme kadar iyi gelmesini şükrederek izlerken , mayıs ayının verisinin kötü gelmesini işte bundan korkuyorduk diyerek değerlendirmek mantıklıydı. Çünkü olabilecek ve kriz döneminde dalganın vurabileceği bir kıyı olarak hazırda bekleyen bir veriydi.Dow Jones endeksi 12 bin altına inince krizin çıktığına inanlar , 13 binli seviyeler tekrar görülünce krizi falan unutup rahatladılar. Utanç duyarak söylüyorum ki Allah ‘ tan bizim ülkemizde sorundan dolayı borsa onlara ayak uydurmadı ki yüksek seviyelerden alımlar gelmedi. Neyse , dediğim nokta piyasaların makroekonomiyi yansıtmaması. Piyasa saygıdeğer Dow amcamızın öngördüğü gibi trendlerden oluşur ve 3 ana trendin kolları ile kendine şekil verir. Bu noktalardaki yükselişler ise göstermelik ve kandırıcı olur , asla makro yönü göstermez !Krizin ben burdayım size ne oluyor mesajını cuma günü alan piyasa elbette rahat durmayacaktır. Panik havası tekrar yaratılmaya çalışılırsa bu Türkiye Borsası için kuşkusuz kötü olacaktır. Bizim havamız zaten yeterince bozuk. Mümkün olduğu kadar paniğe kapılmadan , bu verilerin artçı şoklar olduğu unutulmadan davranılması optimal davranış olacaktır. Şubat ayında elde hiç veri yokken , tarihte görülmemiş bir ekonomik soruna gittiğimiz söylendiğinde , herkes paniğe kapılıp piyasadaki düşüşü hızlandırmıştı. Alınan önlemler , enjekte edilen kozlar ve yapılan revize tahminler ile en azından piyasanın moralini bozmamaya özen gösterilmesi güzel olur diye düşünüyorum. Ben anlaşıldığı üzere Bernanke ‘ ye güveniyorum. Ona güvenmeyen ve saf gördüğü halkı kandırmaya çalışan kişilerin ise sadece para çıkarlarının olduğuna inanıyorum. Halkı galeyana getirmek en kolay iş çünkü. Sağdan soldan duyup , onların içine inmeden analiz etmeden , bilgi sahibi gibi ahkam kesen kişilerin piyasaya olumsuz etkileri çok fazla oluyor ne yazık ki. Ancak tekrar ve son kere söylemek gerekirse , piyasa makroekonomiyi bağlamaz !Türkiye ‘ de herkes böyle ne yazık ki. Kulaktan dolma bilgi profesörü. Olayın iç yüzü nedir , bundan başka etken var mı diye bakayım diyen yok. Böyle olduğu için biz bu halde olmaya devam ediyoruz. Çok sevdiğim ve saygı duyduğum rahmetli Erdal Bey ‘ in ‘ Meselenin köküne inelim ‘ sözü benim için beynime kazınmış bir sözdür. Ben her zaman Erdal Bey gibi hem sosyal demokrasi anlayışı ile ilerleyip , hem de meselenin köküne inip analiz yapmadan konuşmamayı sürdüreceğim. Belki o zaman krizin hortlamış halini de , bir büyük şehrin sanayi odası başkanın tv kanalında elinde mikrofonla domatesin enflasyonu(!) dediğini de görmüş olmam…!
8 Haziran 2008