Main image
6th Temmuz
2008
written by Dincer

emre.jpg

- Yılan hikayesi ile başlayıp , Yeditepe İstanbul ile devam eden, son olarak ta İki Aile ile zirveye ulaşan Emre Kınay , kendisini nasıl tanımlıyor?

Ben öyle Emre Kınay durumundan hoşlanmıyorum herşeyden önce. Kendimden , üçüncü kişiymişim gibi bahsedersem kendime yabancılaşıyorum. Emre Kınay birşey değil , ben oyuncuyum. Tiyatro kökenli bir oyuncuyum. Sinema bölümünü bitirdiğimi sanıyorlar ama ben Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunuyum.Masterimida orada yaptım ve halen tez aşamasında devam ediyorum. Masterla beraber eğitmenliğimde devam ediyor.Beni doğal olarak dizilerden tanıyorlar ancak benim kökenim tiyatro.

- Sinemada ilk başrol deneyiminiz olan ‘ İnşaat ’ filmi ile seyircinin karşısına çıktınız. Bu film ile seyircinin sevgisini kazanmaya başladığınızı düşünüyor musunuz?

Ben bir ise başlarken , bana deneyim manasında ne getirir , ne üretebilirim , ne paylaşabilirim onu düşünürüm. Üreteceğimi düşündüğüm projelerde yer alırım. Kariyerimde 25 tane tiyatro oyunum , 6 tane yönetmenliğim ve 3 tanede sinema filmim var.İnşaat’ta o filmlerden biri idi.

- Oynadığınız her filmde farklı karakterleri canlandırdınız.Yani üzerinize oturan basma kalıp rol olmadı.Bunu neye bağlıyorsunuz?

Bunu ben tercih ediyorum.Çünkü bir rol , oyuncuya oturduğunda oyuncu sürekli o tarz rolleri yapıyor. Ben başka bir karakteri oynamak istedim. Bu işini ciddiye almaktır. Yani ben köy ağaşı oynadığımda kimse daha ağa oynamamıştı. Çetin Tekindor Küçük Ağa yapmıştı TRT’ye. Ondan yıllar sonra ben Erkan Ağa’yı oynadığımda , televizyonda hıç toprak söylü, köklü dizi yoktu. Ondan sonra bu ağa furyası başladı. Herkes bir bağırıyor orada, ben sesimi çıkarmadım, ama ben oynadım. Ondan sonra bütün ağaları oynamak üzere bana da teklif geldi. Oynayacağım şey , muhakkak heyecanlanacağım röldür. Aynı rolü tekrar tekrar oynaşam seyirciyi heyecanlandıracağıma inanmadım. Belki de bu yüzden , ekonomik problemini çözememiş bir sanatçıyım.

- Kurtlar İmparatorluğu’nda Jean Reno ile oynadınız.Size göre Jean Reno ile oynamak nasıl bir tecrübeydi?

Jean Reno çok iyi , çok mütevazı , çok şeker bir insan. O filmdeki diğer oyuncular da öyleydiler. Çok iyi bir ekiple çalıştık ve benim açımdan önemli bir tecrübe oldu. Ancak şunu da söylemeliyim ki ; benim gördüğüm kadarıyla , Türk oyuncusundan çok da farklı oyunculuklar genel anlamda yok. Her şey önünüze sunulan şartlarla ilgili. Kısaca sunu söyleyebilirim ki , Jean Reno Fransız ben ise Türk aktörüyüm.

- Son filminiz ‘ Dün Gece Bir Rüya Gördüm ’ de genç bir kıza aşık , mühendisi canlandırdınız. Aşk filmleri Emre Kınay’a göre mi?

Ben öyle aşk filmi gibi ayrımlar yapmıyorum. Samimiyetle söylüyorum ; benim o filmi kabul etme sebebim , epilepsi hastası gençin hikayesi olmasıdır. Bu oyundaki gibi bir rolü her zaman oynayamazsınız , 1 kere olur. Ben 1 kere olanları toplayıp bir repertuvar yapmaya çalışıyorum.

- Dizilere geçelim birazda.İki Aile çok sevildi , çok tuttu. Size göre bunun sırrı nedir?

Tek nedeni var. Samimiyet…

- O zaman Türkiye ailecek izlenecek , sıcak ortamlarda geçen dizilere ihtiyacı var hale mi geldi?

Bu ülkenin %60’i hala ’ gıyabi cenaze namazı ‘ kılmaya hazır bekliyor. Oyuncu adaylarının çoğu Kurtlar Vadisi gibi dizilerde rol almak istiyor. Çünkü fazla tanınıyorlar ve sokakta bile primleri oluyor. Ama bunlar bilmiyorlar ki , her biri gelip-geçici.

- Yılan Hikayesi dizisinin önemli bir yeri var mı hayatınızda?

Önemli bir projedir. Ama ne televizyon açısından ne de edebi açıdan önemli değildir. Sadece televizyon dizisidir. Haftalık dramadır ve birbirinden kaliteli oyuncuların bir araya getirilerek oluşturulan ekibin işidir. O ekiple çalışmak güzeldi kendi açımdan.

- Beyaz perde mi , dizi setleri mi , tiyatro mu dersem…?

Emeğim , eğitimim ve detay alışkanlıklarım daha fazla olduğu için tiyatro.

ks2.jpg

- Duru Tiyatro’ya gelelim.Herşeyden önce teşekkür etmemiz gerekir böyle güzel bir tiyatroyu Türk Halkına sunduğunuz için…

Estağfurullah.Bir de doldurursanız daha da memnuz oluruz

ks5.jpg

- Üstün Akmen’in yorumu vardı.Çoğu havlu atarken , gidip tiyatro kuruyor, bu Emre Kınay deli mi diyordu.Ne diyeceksiniz?

Tiyatro bir protesto biçimidir. Sanat , iktidara ve yönetenlere karşı bir tavrın ifadesidir. İnsani özgürleştirme hareketidir. İktidarların , sözlerinin geçmediği yegane topluluk tiyatrolardır. Her yer onları bekler ancak tiyatrocu onları beklemez. Bu bir delilik hareketidir. Çünkü , yel değirmenidir onlar sizde Cervantes’in Don Kişot’usunuzdur. Delmeye çalışırsınız , o kuleler ve yer değirmenleri yıkılmaz ama savaş devam etmek zorundadır.

ks4.jpg- Kızınızın adını verdiğiniz tiyatrodayız. En başarılı erkek oyuncu dalında Afife Jale ödülü aldınız. Duru’nun uğuru olabilir mi?

Belki ben de haketmişimdir…(!)

- Arif Akkaya ile sahneyi paylaştığınız ‘ Kara Sohbet ’ oyunundan bahsedebilir miyiz?

Parçalanmışlığın oyunu.Hepimizin reddeddığı bir şeyi itiraf etmenin ne kadar cesurca olduğunu söyleyen bir oyun. Bireysel çözümlemeler , bununla birlikte içimizde yarattığımız yaratıklar , insanlar , melekler ya da şeytanlar, onlarla ne kadar dürüstçe yüzleşebilirsek , dünyanın daha iyi olabileceğini düşünüyoruz. Kara Sohbet birazda önün oyunu.Kara mizah durumu var oyunumuzda.

- Son olarak klasik bir soru sormak istiyorum.Türkiye’de tiyatrolar , size göre niçin bu kadar kötü durumda?

Cahiliz çünkü. Kendini aydını diye tanımlayan birinin portesini çizmemiz lazım. Eğitimli ve üniversite diplomasi almış olması yetmiyor. Standart vardır ki ; ekonomik-politik gündem takip edecek , günlük gazeteleri okuyacak , roman okayacak , görsel sanatlara ilgi duyacak. Benim aydından anladığım bu. Bu gelenek işidir. Sizde üreyeceksiniz ve sizinde çocuklarınız olacak. O çocuklar da bu gelenekle yetişecek. Ben 30 yaşından sonra kimseyi tiyatro seyircisi yapamam.Düşünce olarak ifadesini sağlayamam.Bu geleneği sağlayabilecek adamın adı aydındır. Dolayısıyla Türkiye’nin geleneği budur. Bu tercih edilmiş bir cehalettir.
Kendi açımdan ; bu ülkenin geleceği ile hesabım bitmedi. Yarın öbür gün , ülke şartları değiştiğinde , ben elimden gelen herşeyi yaptığım için , içim çok rahat olacak. Ben bu ülkeden gitmeye mecbur kalırsam , giderken arkama dönüp baktığımda içim çok rahat olacak. Bana ‘ Duru ’; baba hiç mı bir şey yapmadın diye sorduğunda; kızım , senin rizkından kesmek dahil olmak üzere herşeyi yaptım diyeceğim.

- Emre Bey bu güzel sohbet için çok teşekkür ediyoruz. Emine Ün – Emre Kınay çiftinin kızları Duru’ya ve aynı adı taşıyan Duru Tiyatro’ya uzun ömürler diliyoruz.

Ben teşekkür ederim.

31 Ekim 2007

Leave a Reply