Main image
6th Temmuz
2008
written by Dincer

Son dönemlerde medya beni hasta etmeye başladı ( ! ) . Gazetelerde işin gerçeği dışında , dikkat çekmek için yazılan haberleri okumaktan gerçekten sıkıldım. Son olarak dikkatimi çeken konu Ülker Grubu’nun ünlü çikolata markası Godiva’yı almasından sonra yapılan haberler oldu. Logosuyla ve likörlü çikolataları ile ilgilenen basın , bu satın alımın ticari ve lobisel boyutunu görmezden gelme ısrarını sürdürdü. Magazin basıncılığı tuttuğu için ekonomide bile konudan sapmalar oldu.

Neyse beni yazı yazmaya sevk eden husus bunlar değil. Ülker’in satın alımda ödediği meblayı , halka arz ile çıkaracağının manşetlere taşınması… Sevgili dostlar , bu vesile ile beraber 2008 yılında patlama yaşayacak bu halka arz olayını biraz tanımlayalım hem de bu sahte gazetecilik manşetlerine açıklama getirelim. Çok kısa olarak halka arz nedir ondan bahsedeyim.

Halka arz basit tanım ile : Sermaye piyasası araçlarının satın alınması için halka çağrıda bulunulmasını , halkın bir anonim ortaklığa katılmaya davet edilmesini , hisse senetlerinin borsalarda devamlı işlem görmesini ve hisse senetlerinin satışını ifade eder.

Yani şirketler halkı ortak olmaya çağırır ve paylarından belli bir kısmını satarlar. Bu şekilde finansman sağlayarak likiditelerini arttırırlar. Buraya kadar olan bölümle , Ülker Grubu’nun Ülker Çikolata’yı halka arz ederek , Godiva’ya ödediği parayı çıkaracağı daha doğrusu kaynağını sağlayacağı söylenebilir. Ancak bu işin tek yönü bu değil , yani bu kadar basit değil. Bu olay , o açıklamayla manşetlere taşınmaya yeter ancak olayın özünü açıklamaya yetmez. Burada sorulması gereken soru , bedavaya getirelecek para havadan mı geliyor ?

Elbette havadan gelmiyor. Halka açılmanın ciddi dezavantajları var. Şirket hissedarları hisselerinden pay veriyorlar. İleride şirkette meydana gelebilecek ciddi büyümede , gelirlerinden vazgeçmeyi göze alıyorlar. Şirketin yönetim ve denetim hakları kısıtlanabiliyor. Başka gruplarca hisseler borsada ele geçirilip , yönetime dahil olma imkanı sağlanıyor. Bununla beraber , grubun yıl sonunda elde ettiği kar , kar payı ve temettü hissedarlar ile paylaşılabiliyor.

Yukarıda ki örnekleri gördüğünüz zaman , Ülker’in Godiva’yı aldığı paranın finansmanını Ülker Çikolata’yı halka arz ederek sağladığını düşünebilir misiniz ? Daha doğrusu Ülker’in Godiva’yı bedavaya aldığını düşünebilir misiniz ?

Kısacası Ülker’in , Ülker Çikolatayı halka arz etmesi ile Godiva’yı bedavaya getirmediği gibi , risk aldığını da düşünebiliriz. Neden mi ?

Öncelikle Godiva’yı hangi şirketin aldığına bakılacak. Yıldız Holding Ülker Bisküvi’nin ana ortağı. Bu şirket Godiva şirketlerinin % 20 ‘ sinden az , % 33 ‘ ünden fazla olmamak üzere iştirak etme konusunu değerlenmeye almış. Bu yazılı açıklama İMKB ‘ye yapıldı. Ülker Bisküvi % 30 ‘luk oranda halka açık bir şirket. Değeri ise 1 milyar dolar civarı. Şimdi Ülker Bisküvi hissesine sahip yatırımcılar ortak oldukları şirketi inceleyecekler. Çünkü ortak oldukları şirket , bu satın alımın finansmanını nasıl sağlayacak ? Özkaynaklarından mı yoksa borçlanarak mı ? İki olasılıkta da karlılığı ciddi oranda etkileyecek. Bu durumda kar görmeyen yatırımcılar , hisselerden uzaklaşabilecek.

Aynı şekilde Ülker Çikolata’nın halka arzı ile ilgili yabancı fonlar ciddi araştırmalar yapıp , buna göre yatırım yapacaklar. Bu sayede verilen 850 mLn doların makul bir rakam olup olmadığı belli olacak. Eğer rakam değerinden fazla ise bu hisselere olan talebe ve hisselerin performansına yansıyabilir.

İşte bu nedenlerden dolayı , satın alma ve finansmanı çok ciddi bir olaydır. Ülker’in halka arz yöntemi ile Godiva alımını bedavaya getirdiğini söylemek çok ciddi bir gazetecilik ayıbıdır. Günümüzde ne yazık ki manşetlerle okuyucu çekilme alışkanlığını geliştirilmiş ve gerçekler göz ardı edilmeye başlanmıştır.

Böylesine bir satın alımın imza aşamasından önce öğrenilememesi ile ekonomi fiskosçuluğu eksikliği ortaya çıktığı gibi , alım sonrasında bit yeniği aranması ve konuyla ilgili nereden ne uydurursak kardır mantığının damarlara kazındığı ortaya çıkmıştır.

Bu konuyla ilgili bilgi verebilip , en azından ortada olan gerçekten uzaklaşmayı , kendimce anlatabildiysem sevindim. Çünkü herkes elinden geldiğince birşeyler yapmalı ki , medyamız kirlenmesin …

6 Ocak 2008

Leave a Reply