Sürekli globalizmden bahsediyorum. Çünkü dünyada inanılmaz bir değişim var ve çoğu insan bu değişimi ihmal ediyor. Görmezden geliyor diyelim ya da görebilecek imkana sahip olamıyor. Fakat küreselleşme iklimden tutunda , ekonomiye kadar her alanda değişikliğe yol açıyor. Bunun sonucunda gıda krizleri ve ekonomik krizler baş göstermeye başlıyor. Ben bu durumu globalizm-kapitalizm sorunu olarak nitelendiriyorum ve değişmeye başlayan dünya trendinden bahsediyorum.
Küresel iklim değişikliği ile beraber kuraklığın artması , dünya üzerinde tarım arzına darbe vurmuş durumda. Tahılın kralı Avusturalya ‘ nın en büyük örnek olduğu bu durum , tüm dünyayı vurmaya başladı. Gıda hasatında başlayan sorunlar , düşen stoklar ve artan gıda fiyatları… Bunlara bir de petroldeki şov eşlik edince sorun daha fazla artma eğilimine girdi. Maliyetlere yansıyan artışlar , küresel iklime bağlı artan gıda fiyatlarında hızlandırıcı etki yapmaya başladı. Geri kalmış ülkelerde ( BM ‘ ye göre az gelişmiş diyelim ) açlık sınırının altında yaşayan binlerce insan , gıda fiyatları artınca ne hale gelecekler bunu ciddi düşünmek lazım. Ekonomik büyümenin yavaşlayacağının kaçınılmaz olduğu düşünülürse , bu iş daha ciddi boyutlara ulaşacak gibi .
Basit bir strateji geliştirmek istedim bugün. Petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin , tüm dünya için sorun olacağı aşikar. Bugün ING ‘ nin raporu sonrası düşüncelerimi pekiştirdim. Ekonomik büyümede yavaşlamanın olacağı net olarak ortaya çıktı. Bu dönemde petrol fiyatında da artış olduğu için enflasyon riski maximuma çıktı. Büyümenin belli bir noktaya kadar inmesine razı olunma zorunluluğu geldi. Çünkü enflasyon riski çok ciddi ve faiz oranları indirilemiyor. Hatta Merkez Bankaları arttırım yoluna gidiyor. ( Trichet ‘ in o faiz indiriminin enflasyon üzerinde söylediği puanda tutmak için yeterli olacağı açıklamasına katılmasamda .) Ben ekonomide resesyon ihtimali gündeme geldiği günden bu yana söylüyorum ki , enflasyon ciddi bir risk ve ihmal ediliyor diye. Faizlerle oynamak ise en nefret ettiğim olaydır. Faiz benim için sonuçtur. Siz onu araç olarak kullanmaya ne kadar sık başvurursanız , piyasanın düzenini sarsarsınız. Kısa dönem az etki alacağım diyerek , uzun dönemi çok etki ile mahvedersiniz. Fakat piyasanın bir toparlanması lazım diyerek , FED ‘ in hamlelerine hak verdim o dönemde. ( Tek taraflı bakmamak lazım. ) Şimdi ise yeter diye düşünüyorum.
Enflasyonun kaynağı şoklar ise , faizleri biraz rahat bırakın. Hem enflasyon hem büyüme ile faiz kozuyla başedilmesi mümkün değil. Sistemi kendi halinde ne kadar çok bırakırsanız , o kendisini sizin politikalarınızdan daha başarılı bir şekilde toparlar. Müdahele minumum olursa , bana göre fayda maximum olur. Hele bu kadar büyüyen küresel ekonomide müdahele çok çok riskli !
Sistem nasıl düzenlenir ve trend nasıl değişir ? Bana göre ekonomide Avrupa egemenliğinin sonuna geliniyor. Teknolojiyi – sanayiyi dünyaya tanıtan , kendi kaynağı olmadan gücü ile dünyaya hükmeden Avrupa ‘ ya doğa tokat vuruyor. Kendi halinde yaşayan Çin – Hindistan nüfusunu etkin şekilde tüketime sokmak , doğal kaynak zengini Körfez ülkerlerine tam bağımlı çalışmak ve az – yaşlı nüfusunu hesaba katmamak Avrupa ülkelerinin sonu olacak. Petrol fiyat artışı ile zararları artacak şirketler olsada , bu fiyat artışları ile trilyon dolarlık gelirlere sahip olan ülkelerin Körfez – Orta Asya ülkeleri olduğu unutulmamalı. Bu büyük ve ekonominin lokomotifi şirketlerin krizde olması ile finansal sistemin çökeceği senaryosu yazılsada , trilyon dolarlık doğal kaynak zenginliğine ulaşan adamların amacı ne olacak diye senaryo yazan nedense çıkmıyor. Kötü bir durumda , iflasın eşiğine gelen devleri almak için ağzının suyu akacak kaç tane Arap sermayedarı çıkacak acaba merak ediyorum.
Avrupalı yatırım bankaları başta olmak üzere çoğu banka sermaya arttırımı yapmak zorunda kalıyor – kalacak gibi görünüyor. Bu sermayelerin nereden geleceği konuşuluyor. Amerikalı yada Avrupalı bankalar , Arap sermayesi ile yola devam edebilirler. Ve bir kaç dönem sonra , şirketlerde söz sahibi olmaya başlayacak olan yönetimleri ile o şirketlerin devirleri Araplara geçme eğilimi izleyebilir. Kısaca kaynakların iyice erimeye başladığı yeni çağda , doğanın sağladığı nimetlere sahip olanlar kazanırken , doğayı ihmal edip sanayi ile kafayı bozanlar miladını tamamlayacak. Trend değişecek ve yeni bir çağ başlayacak.
Dünyanın dev şirketlerinin CEO , CRO vb. büyük elemanları , geleceği iyi göremediyse bu sistemin sorunu değil , o dev şirketlerin sorunudur. Sistem o adamlar yüzünden çökmez , sadece el değiştirir. Sen kıt kaynaklar üzerinde hareket ettiğini unutmamalısın ki , o kaynakları çok fazla yıpratmadan optimum hareket edebilesin. Tanrı sana bazı özel kaynaklar verip onları dikkatli kullan derken , sen para kaynağına takılırsan sorun elbette çıkar.
Riski yönetmenin sanat olduğu tekrar ortaya çıktığı gibi , sistem içinde genel yönetimin ne kadar uzmanlık ve vizyon istediği durumu da ortaya çıkmıştır.
Ben senarist olmadığım için yazılan kara senaryolara takılıp kalmam. Finansal sistemi hemen çökertip , Obama ‘ nın başkanlığı ile dünyanın sonunu bekleyen Nostradamus yandaşlarına kafa yormam. Benim işim , olayın mantığı ve sistemin işleyişi olmaktadır. Milyarlarca insanın yaşadığı kürede , gelir – gider ve girdi – çıktı devam ettiği sürece sistem yenilenir ve trendler değişir.
8 Temmuz 2008
[...] Temmuz 2008 tarihinde ‘ Dünyada Değişen Trend ‘ başlığında bir yazı yazmıştım. Burada Avrupa egemenliğinin sonuna gelineceği ile [...]
[...] Temmuz 2008 tarihinde ‘ Dünyada Değişen Trend ‘ başlığında bir yazı yazmıştım. Burada Avrupa egemenliğinin sonuna gelineceği ile [...]