Main image
9th Temmuz
2008
written by Dincer

Son günlerde televizyonda sıkça gördüğümüz reklam , malum Turkcell ‘ in Şahan Gökbakarlı reklamı. İlk izlediğimde çok garibime gitmesine rağmen izledikçe alıştım. Sonrasında ise bunun bir reklam filmi olduğunu ve markanın bu reklamda geri plana atıldığını düşündüm. Bu marka Turkcell olmasına rağmen , nasıl böyle bir reklam filmi çekmiş anlamakta zorlandığımı itiraf etmeliyim.

Reklamlar genellikle(!) markaları ön plana çıkaran , onların adını duyurmaya ve hizmetlerini tüketiciye en canlı noktadan aktarmaya yarayan görsel araçlardır. Reklam filmlerinde oynayan kişiler , markanın önüne geçmeyen ve orada yalnızca markanın tanıtıcısı olan sıradan kişiler olmalı ki odak noktası tamamen sunulan hizmet olsun. Hatta bu konuda daha önce Cem Yılmaz ‘ ın Telekom reklamında söylediği sözü kullanarak bir yazı yazmıştım. Cem , ‘ Markanın önüne asla geçmeden işimi yaparım diyordu. ‘ Asla da geçmedi ve o reklamlarda Cem Yılmaz ‘ ın sadece yüzünden ve etkileyici dilinden zevk alıp , Telekom ‘ un faaliyetlerinden bilgi sahibi olduk.

Turkcell ‘ in bu reklam filminde ise marka yerle bir olmuş durumda. Çünkü o reklamın ‘ Turkcell ‘ reklamı olduğunu hatırlayan kaç kişi olur bilemem. Herkes ‘ Aa Recep İvedik ‘ diyerek tepki veriyor ve aklına filmdeki kareler gelip , espriler(!) patlatılıyor. Reklamda bahsedilen tarifenin detayı bir yana , dediğim gibi hangi firmanın yaptığı dahi hatırlanmakta güçlük çekiliyor. Turkcell ‘ in aşırı kimlik yüklemesi ile izlediği strateji anlayışı oldukça garip. Asıl eleştiri burada başlamalı diye düşünüyorum. Bir markaya bu kadar kimlik yüklemek ve ben 7′den 70′e herkese hitap edeceğim ve herkes benden faydalanacak mantığı ne kadar doğru acaba ? GSM operatörü olabilirsin ve hedef kitlen 40 milyon kullanıcı varsa hepsi olabilir ancak herkesin aynı derecede ( yaş dağılımına göre ) kullanma oranına sahip olduğunu düşünmek nasıl bir mantık onu anlamadım. Hedef - kilit kitle seçilmeden her daldan kimlik almak akıllıca gelmedi bana.

Kardelenlerde ‘ Sezen Aksu ‘ ile , Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğinde ‘ Türkan Şoray ‘ ile , Gönül Köprüsünde ‘ Milli Eğitim Bakanlığı ‘ ile çalıştı Turkcell … Şimdi ise kendine göre bir yol izleyip , marka olan Şahan Gökbakar ile tavuk(!) projesinde çalışıyor. Turkcell büyük bir marka ise hedef - kilit kitleye göre kendi değerini konumlandırmaması gerekir. Vizyonu var ise ona göre seçim yapması gerekir. Recep İvedik gibi bir karakterin , Turkcell ile nasıl bir kültürel kimliği olabilir ve bağdaşabilir acaba ?

O filmi izlemeye gittiyseniz eğer , sinemada gördüğünüz o kişilerin çoğuyla bir daha asla sinema salonlarında karşılaşmayacağınızı ( ne yazık ki ) anlamışssınızdır. O filmin sanatsal değerini ölçmek bana düşmez ancak Turkcell ‘ in daha önceden de eleştirdiğim reklam stratejilerini tekrar eleştirmek istedim. Eminim nasıl bir risk aldıklarının farkındalardır. Markanın reklamını bir markayla yapıyor , ancak o markanın kendi marka değeri ile çok farklı kültürlere eşlik eder nitelikte olması , kullanıcı kitlesi geniş olan  firmanın ciddi değer farklılıklarına neden olabileceğini es geçmiş gibi geliyor bana.

Benim gibi bir Turkcell kullanıcısı için o reklamın ifade ettiği anlam kesinlikle şudur : Recep İvediğin tavuğunu kullanan Turkcell , ağır şekilde ‘ Kuş Gribi ‘ olmuştur. Dikkat edelim de bize de bulaşmasın .!

9 Temmuz 2008

Leave a Reply