Haftasonunu meşgul eden ve gündeme oturan ikili sataşmaya yorum yapmak istedim. İki tarafta desteklemediğim ve zaman zaman eleştirdiğim kişiler olduğu için , haddim olmadan kendimce değerlendirmeler yapacağım , herkesin affına sığınarak …
Herşeyden önce , bir ülke başbakanının bu şekilde bir dalaşmaya girmesi hoş değildir. Kameralar önünde , ismini net şekilde açıklayıp bir insanı deşifre etmesi takdir edilemez. Devlet ile özel sektörün karşılıklı atışması ve çoğu iş adamı bu şekilde köşeyi dönüyor imajının oluşmasını sağlayacak açıklamalar oldukça sağlıksızdır. Ancak Türkiye ‘ nin en büyük medya grubu , halkının % 60 ‘ ından fazlasının olan biteni ( gerçek yada yalan ) televizyon ve gazetelerden öğrenen ülkede , üstüne düşeni en doğru şekilde yapmalıdır. Doğan Medya Grubu ise bu görevi başarı ile yerine getirememekte ve sansasyon – gündem yaratacak şeyleri manşet yapıp , olayları magazinselleştirerek gerçeklerin göz ardı edilmesini sağlayacak yayın anlayışı izlemektedir. Bu sayede haberin içinde geçen önemli ve gerçek detaylar çok az satırda yer alarak , halkın sadece iddialar ya da sansasyonları görmesi sağlanıyor. Bu yayın anlayışı , gerçekleri ortaya çıkarmak için kişilere oldukça yüklü bir maliyet yükleyebilecek olmasının yanı sıra , prestij içinde büyük kayıp olmaktadır. Yayın anlayışı doğru habercilikten çıkmış olan Doğan Medya Grubu , yıllardır alıştığı taktikte sorun yaşayınca üstüne gelinmeyi hak etmiş olabilir. Halkın ( özellikle batılılaşamamış bölgeler ) ülke ile ilgili bilgileri aldığı gazete ve televizyonlarda ki doğruluğu aza indirip , dinlenme niteliği taşıyan haberleri yayınlaması , derine inecek kapasiteye sahip olamayan kişiler için ciddi bir risktir. Bu noktada basın özgürlüğü denilen önemli konunun biraz irdelenmesi önemli olabilir. Ancak başbakanın bunu bu şekilde yapması hoş olmamıştır.
Şimdi gelelim Aydın Doğan ‘ la ilgili bazı detaylara ;
Bunlar bir kaç detay. Bunları geliştirmek çok mümkün ancak ben gazeteci değilim. Bunlar gazetecilerin işi. Benim görüşüm Doğan Medya Grubu doğruları yapmayı unutan , halkın gerçeği görmesini engelleyecek yayın anlayışı izleyen bir grup. Türkiye ‘ de medyayı eleştiriyorum sürekli çünkü çok önemli görevleri olduğu halde , bunları ihmal ediyor ve halka sansasyonlarla bilgi edinmeyi alıştırıyorlar. Tekrar ediyorum , halkın büyük kısmının olan biteni basından öğrendiği ve onların haberlerine göre fikir sahibi olduğu bir ülkede bunlar ciddi işler.
Şİmdi gelelim Aydın Bey ‘ in sözlerine. Ceyhan ‘ ı Çalık Grubuna verecekmiş. Putin vb. kişiler işin içindeymiş. Bunları bilemem , günahı herkesin boynuna. Ama şu noktaya dikkat ettim. Benim 2.5 Milyat YTL param var yatırım yapmak istiyorum diyor. Yatırım için teşvikte istemiyorum , sadece yer istiyorum gibi birşey söyledi. Sayın Doğan , siz teşviğinizi kendiniz hallediyorsunuz zaten. Yıllardır İstanbul ‘ da vergi rekortmeni listesinde baş sırada yer almayı biliyor , kendinizi gösteriyorsunuz vergimi de ödüyorum imajı ile , ancak Türkiye ‘ nin en büyük vergi kaçağını yapabiliyorsunuz. Size yatırım vermenin ülkeye ne gibi bir kazancı olacak ? Katma değer yaratmayı geçtim vergide bile problem oluyor. İşinizi çok iyi biliyorsunuz , teşviğe de ihtiyacınız yok. Bu şartlarda devlet size neden yatırım yapmanız için olanak sağlasın ?
Son olarak Hilton olayı , CNN Türk ‘ ün karasal yayın hakkı , iddaa ihalesinde ki mağlubiyet … Aydın Doğan son dönemde işlerini istediği gibi yürütemiyor olabilir mi ?
Kimsenin işi ile ilgimiz yok. Ben sadece doğruları bilmek isteyen ve alın akı ile kazanılan parayı isteyen bir adamım. İddia ya da ithamım yoktur. Sadece düşüncelerim ve duyduklarımdır. Bunların sonucunda Aydın Doğan ‘ a inanmam normal mi ?
8 Eylül 2008