İktidar kendi kuyusunu kendisi kazmaya devam ediyor. Türkiye Cumhuriyet ‘ i başbakanı asıl görevlerini unutmuş, farklı yönlere odaklanmış durumda. O kadar ağır eleştiri, iktidardan düşürme çabaları derken Erdoğan anlaşılan ciddi psikolojik sorun yaşıyor. Ergenekon davası ile darbe girişimlerini ortaya çıkarma hareketinden sonra yolsuzlukla mücadele edeceğini her fırsatta dile getirirken, yolsuzluk çukuruna kendisi düşme noktasına geldi. Ülkede olan pislikler, hergün bir iddia ile ortaya atılırken, çok kritik günler geçirdiğimiz bu dönemde ülkemizi sıkıntıya sokacak hal almaya başladı. Çünkü başıboş kaldık !
Benim işim ekonomi.Genel olarak birkaç söz söylerim ve yorum yaparim ancak asıl konuşmamı ekonomi üzerine yaparim.Dünya öylesine büyük bir kriz yaşıyor ki bunu anlama yetisine sahip olan bakanlarımız olduğundan şüpheliyim.Başbakana birşey söylemiyorum çünkü kendisi bu sıralar ülke işleri pek ilgilenecek durumda değil.Genel başkan yardımcısı ile ortaya atılan iddia belgeleri ile uğraşıyor.Vakit buldukça başkalarına saldırıyor.( Haklı olduğu önemli noktalar olsa da.) Ekonomimizi düşünen var mı acaba ? Dünya tarihte eşi görülmemiş bir krizle karşı karşıya. 1929 yılında başlayan ekonomi buhranı olarak adlandırılan krizden de ,1970′lerde yaşanan petrol şokuyla etkisini gösteren krizden de oldukça farklı bir durum bu. O zamanlar globalizm etkilerini göstermiyordu. Finansal sistem çeşitli değildi.Ve en önemlisi globalizm ile kapitalizm koordinasyonu yapmamıştı ! Şimdi ise finansal sistem inanılmaz büyük ve çeşitli , global trade ise olağanüstü göreceli. Trilyon dolarlık işlemlerin yapıldığı büyük piyasadan , dünya çark döndürüyor. Uluslararası kuruluşlar varlıklarını öyle yönetiyor. Türev piyasalar o kadar gelişti ki herkes oradan ekmek yer hale geldi ! Yani dünyada finansal sistemin merkezi Amerika ise, orada yaşanan krizin etkisi Amerika ile sınırlı olamaz. Dünyayı ilgilendiren bir durumdur. Ekonominin eskisi gibi olmayacağını gösteren bir durumdur. Peki bu durumda hangi ülkeler ne kadar risk altındadır ? Bizim gibi hale gelişememiş ve gelişmekte olan ülke olarak sadece kağıt üstünde gözüken bir ülke mi yoksa sistemini oturtmuş ve güçlü mali altyapısını sahip İngiltere-Almanya gibi gelişmiş ülkeler mi ? Siz kimi kandırıyorsunuz Sayın Şimşek , Sayın Ekren ve Sayın Erdoğan ?
Ekonomi bakanlarının tek yaptığı şey , tv karşısına geçip , Türkiye bu krizden çok etkilenmedi demek. Eskiye göre güçlüyüz demek. Peki ben size söyleyeyim bu ne demek .Bu sizin iktidarınızın sonu demek ! Bu dalga ne ergenekona benzer ne yolsuzluklara. Öyle bir gelir ve sizi savurur ki , Baykal ‘ın 6 yıldır başaramadığı şeyi , bir gecede yapar. Siz konuşun ve bize etkisi sınırlı deyin. 29 gün sınırlı kalır ancak bıçak kemikte 30 gün yaşamaz !
Ekonomik istiktrar bozuldu. Dünya üzerinde trade yönü değişiyor. Para eskisi gibi bol değil ve herkes parasını güvenli limana sokmaya çalışıyor. Çok para kazanma arzusu ile türev piyasalarda varlık değerlendirme arzusu , bu kriz ile bitecek. Yatırım bankacılığı tabiri ortadan kalkmak üzere. İnsanlar çok para kazanmayı geçti , güvenli bir şekilde kaybetmemeyi tercih edeceği yollar arıyor.Ekonomik büyüme dünyada azalmaya başladı. Bizim son gelen büyüme rakamlarımızdan haberi var mı ekonomi bakanlarının ? Peki biz güvenli bir liman mıyız ? Yüksek cari açığımız , düşük olan kredibilitemiz , düşük olan uluslararası derece notumuz , yatırım için yüksek risk seviyesinde oluşumuz bizi güvenli liman mı yapıyor ? Enflasyondan bahsetmedim ki bu dünya üzerinde her yerde bir risk teşkil ediyor. Bizim büyük risklerimizin yanında kronik hale gelen birşeyin lafı bile olmaz diye düşünüyorum!
Siz ancak yüksek faiz verin.Nereye kadar ? Dolar/Yen paritesi artmaya devam ettikçe , carry-trade azalıyor. Bu da bizim faizlerin anlamını azaltıyor. Hala doğrudan sermaya alabilecek sistemi kuramadiysanız ve yıllardır bizi dolaylı yola mecbur bıraktıysanız sizin ne farkınız var diğerlerinden ? Şimdi bizi AB ‘ ye sokacak dediğiniz baş müzakereci sıfatını verdiğiniz şahsın , ekonomiye ne katkısı oldu da dış işlerimize olacak ? Kemal Derviş ‘ in 2000 krizinden sonra yavaş yavaş uygulamaya soktuğu politikaları yürüttü sadece. Ama ondan 9 yıl sonra hala dolaylı yollardan sermaya almaya devam edecektiysek neden o bakanlara ihtiyaç duyduk ?
Kriz fırsattır. Bu söze çok katılıyorum. Ancak fırsatları değerlendirmek için çalışmak lazım.Üretmek lazım , politika lazım. Bunu yapmak içinde başbakan lazım. Bizim ki nerede , göreniniz var mı acaba ?
25 Eylül 2008
