Main image
26th Eylül
2008
written by Dincer

Klasik cümle ile başlamayacağım yazıya korkmayın. Değişim üzerine binlerce şey söylenir ve konuşmalar yapılır. İnsan bak ne kadar önemli şey diye dinler. Ama sadece dinlemekle kalır. Çünkü değişimi hayatına sokacak radikal gücü sergileyemez. Çünkü onun bir ufku yoktur ki genişletebilsin. Üstüne üstlük yapılmış bir değişim karşısında, tepkisini dile getirmekten çekinmez. Hemen bana eskisini verin demeye başlar. İşte buda çaresizliğinin ve ufuk darlığının göstergisidir.

Burada tekil şahıs kullanmaya özen gösterdim. Genelleme yapmak ve herkes böyle yapıyor demek istemem. Bunun nedeni de konuyu bağlayacağım yer ile ilgili. Son günlerde çoğu yerde aynı şeyi okuyorum. ‘ Eski Facebook’ u istiyorum ‘… Facebook’ ta bu konuyla ilgili grup bile açılmış, üye sayısıda küçümsenmeyecek kadar fazla. Durum mesajlarına yazılan, eski Facebook isteği ve bunu beğenmedik , değiştirin serzenişleri dikkatimi çekti ve bunu örnek olarak gösterip bu yazıyı yazmak istedim. Neden değişimler karşısında bu tutum sergileniyor , neden değişimler karşısında her zaman bir yakınma arayışına giriliyor , bunu sormak istedim.

Dünyada küreselleşme ile beraber değişim hareketleri kaçınılmaz oldu. Aklını ve düşüncelerini değişikliklere ayarlayan kişilerin kazanacağı bir çağda yaşıyoruz. Değişimin kökenini ben değişik olarak algılıyorum. Benim her zaman aklımda olan ve hazırladığım stratejilerde baz aldığım nokta farklılıktır. Değişimde fark yaratmak için yapılır. Değişikliklere karşı çıkanlar ise ayrışma işlemine girmeyi reddeden ve ortada aynı renkte dolaşıp farkedilemeyenler olacaktır. Fark edilememek ise ciddi bir sorun olacaktır. O kesim ne kadar grup kurarsa kursun, ne kadar eleştiri yaparsa yapsın faydasızdır. Çünkü kendi aralarında kalır yaptıkları şeyler, dış dünyaya açılamazlar. Onlar için dış dünya diye bir kavramda yoktur aslında. Nedeni , ufuklarını genişletmekten korkmalarıdır.

Ben Facebook’ un yeni ara yüzünü beğendim doğrusu. Kullanımı daha kolay olmuş ve profilleri incelemek daha iç açıcı. Hele benim gibi sadelik ve işlevsellikten hoşlanan insanlar için ideal olmuş. Ama herşeyden önemlisi , milyonlarca kullanıcısı olan ve dünyanın en popüler sosyal paylaşım sitesinin böyle bir değişikliğe gitmesidir. Buna kaç kişi cesaret edebilirdi acaba ? Çok sayıda kullanıcı, gün içinde milyonlar tarafından yapılan trafik ve alışılmış bir arayüz. Beğenilmesine rağmen, bu koşullar altında yapılan değişiklik… Ben buna şapka çıkartırım. Büyük olmak nasıl birşey ve nasıl büyük olunur sorusunun bir cevabı budur. Radikal ve korkusuzca yapılan değişiklikler… 3-5 hafta yakınırlar ama sonra susarlar, alışırlar. Değişime alışık olmayan bünyeye fazla gelir mi gelir. Ancak büyük markalar büyük adım atarlar. Peki nasıl büyük olunur hiç düşündünüz mü ? Global bir şirket olabiliyorsanız işte böyle özellikleriniz olmalı. En ufak değişimden korkmak ise bırakın global olmayı , yerel imkanlar bile sağlamaz.

Son olarak bu konuda saygı duyduğum firmadan bahsederek bağlayayım. Türkiye’ nin ilk yerli lastik üreticisi Lassa, bir süre önce 30 yıllık logosunu değiştirdi. Logosunu yenilemesinin esprisi , değişimlerini gösteren sembol olarak kullanmasıydı. Güvenilir marka olmanın tek başına yeterli olmayacağını gören şirketin amacı ise global markalarla rekabette öne çıkmak için modern, teknolojik ve yenilikçi değişim içinde olduklarını göstermekti. Bu amaçla ‘ Değişim yolda ‘ sloganını kullandılar.

Bende bu yazının sonunda klasik sözümü kullanıyorum. ‘ Değişim içinizde çünkü değişimin kaynağı sizde.

26 Eylül 2008

4 Yorum

  1. 26/09/2008

    Değişime direnmek tamamen insani bir tepki. Değişim aslında beraberinde çabalama zorunluluğunu da getirir. Hem değişim için çabalama hem de değişene uyum için çabalama. Eğer insan, bazı pskikologların dediği gibi tembel bir canlıysa. Değişim için gösterilen direnç belki böyle açıklanabilir.

  2. 26/09/2008

    Degisime karar vermek kolay birsey degil tabii. Facebook ne zaman bir degisiklik yapsa boyle bir durum oluusuyor. Gecmisten derslerini aldiklari icin yeni degisiklikleri surpriz seklinde sokmuyorlar yayina fakat buna ragmen isyanlar oluyor. Degisiklik hosumuza gitmiyor zaman zaman cunku yeni bir ogrenme egrisi getiriyor. Alisilmisin disina cikilmasi yoruyor insanlari, ama eninde sonunda herkes alisiyor :)

  3. 26/09/2008

    Etkilendim Dinçer. Ellerine sağlık

  4. 26/09/2008

    Facebook kullanılabilirlik alanında sosyal ağlar arasında tartışmasız bir şekilde bir numarada.

    bunu da zaten sürekli kendini yenilemesi ve geliştirmesi sağlıyor

    eminim ki arabirimdeki değişikilikleri yaparken birçok özelliği tarttılar, ölçüp biçtiler.

    kullanıcıların tepkisi alıştıkları arabirimden sonra yeni bir arayüze alışma dönemi yüzündendir. aslında farkında değiller ama yeni bir arabirim yeni bir heyecan da getiriyor, ve siteyi daha uzun kullanmalarını sağlıyor

    ben de projelerimde kullanılabilirliği geliştirmeye özen gösteriyorum. arabirim istediğim olgunluğa erişene kadar defalarca yeniden düzenleme yapmak zorunda kaldığım oldu, ve kullanıcılardan tepki aldık. fakat bir müddet sonra gördük ki bu yenilemelerin -sadeleştirme ve ekleme olabilir- etkileri hep tahmin ettiğimiz gibi pozitif oldu

Leave a Reply