Yatırım bankacılığının sonu mu geliyor sorusunun sorulduğu şu günlerde derin bir analiz yapmak istedim. Önce bu yatırım bankası denilen kavram nedir onu açıklamaya çalışayım. Yatırım bankaları, ticari bankalardan farklı şekilde hizmet gösteren ve en basit tanımı ile mevduat kabul etmeyen bankalardır. Para, sermaye, döviz vb piyasalarında tasarrufları değerlendiren kuruluşlardır. Ayrıca devlet kuruluşlarının ve özel şirketlerin menkul kıymetler ihtiyacını başlatan, bunlara garanti veren ve tedavülünü sağlayan kuruluşlar ve firmalardır. Karmaşık tanımlara girmeden kısa bir özetten sonra, kafanızda canlanmasını sağlayabilecek anlatımlara girmek istiyorum.
Şimdi bir simülasyon oyunu düşünün. Oyunu bilgisayarınıza yüklediniz ve oynamaya başladınız. W-Lan bağlantısı da kurdunuz ve bu oyunu tüm dünyadaki insanlarla birlikte oynama şansınız doğdu. Ortada dolaşacak, oyunun size verdiği bir miktar hayali para var. Buna tasarruf diyelim. Bunun yanında bu tasarrufları değerlendirebileceğiniz, finansal enstrümanlar listesi var. Bu enstrümanların risk oranlarını ve getiri oranlarını gösteriyorlar. Sizde elinizde bulunan bu hayali para ile tasarruflarınızı değerlendireceksiniz. Ancak ticari banka olmadığınız için başka kullanıcılardan mevduat kabul edemiyorsunuz. Yani para bulma sıkıntınız var. O zaman hemen tahvil - bono piyasası oluşturuyorsunuz ve diğer kullanıcılarla ihraca başlıyorsunuz. X kullanıcısının tahvilini , bu piyasada ihraç etmek istiyorsunuz. Piyasası şimdilik güçlü olduğu için, tahvilin ihracından para elde edeceksiniz. Bu elde ettiğiniz parayı da finansal enstrümanlarda değerlendireceksiniz. En risklisi en büyük getiriyi sağladığı için ona yatırım yapabilirsiniz. Bu sayede elinize geçmeyen ( borç olan ) o para ile kar elde edeceksiniz. Bu kar sizin elinize geçebilecek para olacak. Sonra bu hayali para bulma yöntemini devam ettirip , piyasası güçlü alanlarda kazanıp büyümeye devam edeceksiniz. Bunları yaparken borçlanıyorsunuz ve suni şekilde para kazanmaya devam ediyorsunuz. Bu işlemi o simülasyon oyununu keşfeden, dünyanın her yerinden insanlar yapmaya başlıyor. Ne de olsa global bir oyun bu ! Sonunda enstrümanların sayısı artıyor, kredi alımı genişliyor, herkes suni büyümeye aldırıp kendini zengin zannediyor. Ve siz yatırım bankalarının borçlanma oranları aşırı derecede yükseliyor, risk seviyeleri artıyor. Bu oyun tüm dünyaya yayıldığı için kontrolü de mümkün olamıyor. Yani sizin borç yükünüzü denetleyen yok. Balonu şişirdiniz ve artık yukarıdasınız. Havadan bakıyorsunuz hayata !
Yukarıda yatırım bankalarının durumunu basit bir şekilde özetlemeye çalıştım. Bunlar finansal sisteme oldukça zarar veren ve kapitalizmi zor durumda bırakan kurumlar oldu son dönemlerde. Suni büyüme ve borçlanarak elde ettikleri paraları, en riskli kağıtlarda değerlendirmeleri sorun yarattı. Borçlanarak elde ettikleri tasarrufları, son olarak riskli mortgage kağıtlarında değerlendiren kurumlar, kendi sonlarını hazırladılar. İlk iflas eden Bear & Stearns şirketinin, borç oranının özsermayesinin 30 katına yükseldiğini söylemek isterim.
Bu kredi krizi denilen sorunu bir cümle ile özetlemek gerekirse ; ‘ Bankacılık sistemi ve menkul kıymet piyasaları o kadar karışık bir hale getirildi ki , kimse tek bir kredi pazarı olduğunun farkına varamadı. ‘
Daha önceki yazılarımda bu balonun nasıl oluştuğunu anlatmaya çalışmıştım. Şimdi eski yazılarımın incelerken 30 Ocak 2008 tarihinda yazdığım bir yazıda söylediğim cümle dikkatimi çekti. ‘ Kredi sıkıntısı bir şekilde aşılacaktır.(Büyük olasılıkla finans sistemi küçülerek) IMF ve Avrupa Merkez Bankaları piyasayı doyuracak kaynak bulacaktır. Ancak zor durumda kalan yatırım bankaları ekonomik sisteme darbe vurabilir.Hatta çok önemli ve büyük olan yatırım bankalarından bazıları iflas noktasına gelebilir .Bunlar ekonomiyi kısa süreli sarsacak olaylar. Ancak makro düzeyde dünya ekonomilerinde olacak sıkıntılar bu kadar basit çözüme kavuşmayacaktır. ‘ ( Yazının tamamı )
Bugün gelinen noktada Lehman Brothers’ın iflasına izin verildi. Morgan Stanley kendisini kurtardı. Yatırım bankaları yavaş yavaş gerçeği farketti ve ticari banka statüsü kazanmaya çalışmaya başladı. Aslında yatırım bankacılığının öncülerinden JP Morgan ‘ ın kurucusu John Pierpont Morgan, mevduatın önemi bilen bir kişi olarak ‘ yatırım bankacılığında doğru yatırımların ancak mevduat sahiplerinin çıkarları korunmaya çalışıldığında yapılabileceği ‘ görüşünü aktarmıştı.
Peki ne oldu ? JP Morgan, WaMu ‘ nun bazı varlıklarını alarak ticari banka statüsü kazanmak için çalışmalara başladı. Goldman Sachs ve Morgan Stanley ise FED zorlamasıyla , mevduat bankası olmayı kabullendiler. Yani FED daha kolay borçlanma imkanı sağlayacağını söyledi ve bu şekilde o bankaların üstündeki denetimleri arttıracağını belirtti. Bu gelişmelerin ışığı altında yatırım bankacılığı bitti demek yanlış bana göre. Hatta niye bitsin ki ? Bu adamlar bu işi 100 yılı aşkın süredir yapıyorlar. Finansal sistemde yatırım bankacılığının bitmesini gerektirecek birşey yok. Gereken şey ise mevduat sahiplerinin çıkarlarını korumak için gereken denetim ! Bunu sağlamak için gereken yapılmalı , yatırım bankacılığının ölmesi için değil.
Peki bu kriz ve dalganın sonunda finansal sistem çöker mi ? Obama ‘ nın başkanlığa gelmesi ile bununda olacağını düşünen Nostradamusculara ne denir bilemiyorum. Ama sistem kendini yenileyebilecek kadar güçlü ve dünyanın sonunu getirmeyecek kadar yenilikçidir. Kendini yenilerken elbette ki götürdüğü şeyler olacaktır. Hatta şuan olan çoğu şey , ilerleyen dönemlerde olmayacaktır. Bu olmayacak şeyler aslında hiçbir zaman olmaması gereken şeylerdi. Bunların esprisi olmayabilir ancak bu krizin sonu reel kesime ulaşacaktır. 2009 yılı itibari ile reel kesim şirketlerinin bilançoları korku ile izlenecektir. Çünkü bu şirketlerde varlıklarını değerlendirme yolu izlerken bu riskli yatırım araçlarını seçtiler. Büyük şirketlerdeki CEO infazları gelecek seneye damga vuracak. Bunların başında GE ve GM gelirse , kimse şaşırmasın !
28 Eylül 2008
