Bu Amerika öyle bir ülke ki bazen tanımlamada bile zorlanıyorum. Dünyaya egemen olduğu kabul edilen ve insanların yaşamak için can attığı bir ülke… Şimdi çıkıpta ben gitmek istemiyorum ve böyle düşünmüyorum demeyin. Çünkü kağıt üstünde bir gerçek var ve bu da insanların Amerika’da yaşama isteği. Bunun nedeni de oradaki şartların en iyi olduğu düşüncesi.
Ancak Amerika öyle bir sanal ortam yarattı ki insanların rüyasını süslemeye olanak sağladı. Şöyle düşünün ; bu ülke üretime minumum katkıyı sağlıyor, dünyayı kendi parasına egemen kılmak için ithalata bağımlı yaşıyor, bu ithalatı karşılama gücünü dünya ülkelerinden aldığı ve değerlendirdiği borç para ile yapıyor ve bütçesinde açıkla yaşıyor. Kulağa biraz garip gelmiyor mu ? Bu ülke nasıl dünyanın en güçlü ülkesi olabiliyor diye düşünmeye çalışılıyor olunsada sonuç açıklanamıyor.
Kriz buna olanak sağladı ve sonuç bulunmaya başlandı. Amerika tam bir rüyalar ülkesi… Büyük yatırım bankaları dünya üzerinde birçok kurumun ve kişinin varlıklarını yönetiyordu. Bu varlıklarla bazı ülkelerin finansal sistemlerine katkı sağlıyordu. Tabir-i caizse Amerika merkezli bu kuruluşlar dünyayı yönetiyordu ! Tabi Amerika hükümetide bu bankaları destekliyor ve yardım ediyordu. Neden dersiniz ? Çünkü o adamların her sözü dünyayı sarsmaya yetiyordu. Bu da hükümetin işine geliyor ve güç odaklı yönetim olmasını sağlıyordu. Böylesine bir sistemin yaşama süresi ne kadar uzun sürerdi bilemiyorum.
Kapitalizmin, yönetilmesi oldukça güç bir düzen olduğunu düşünüyorum. Doğru işleri yapmaz ve tamamen bireyselciliğe odaklanırsanız, sonunuzu hazırlarsınız. Dünya bunu yaptığı için günümüzde bu kriz faciasını yaşıyor. Finansal piyasalar ne yazık ki kapitalizm için sağlıksızdır. Türev araçların doğurganlığı ve kaldıraç etkileri, dünyayı doğal olmayan büyümeye götürüyor. Bu büyümede insanların alışkanlıklarını değiştiriyor. Amerika’nın kurduğu gerçekten uzak rüya tüm dünyayı içine soktuğu için global kriz oluşuyor. Amerika kendi içinde finansal sistemin ucuz yolunu bularak pahalı şekilde yaşamaya başlarken doymadı. Bu zinciri tüm dünyaya yatırım bankaları aracılığı ile yaymaya çalıştı. Biz neden Amerika gibi olmayalım ve kapitalizmin nimetlerinden yararlanmayalım diyen Avrupa kendini ateşe attı. Ve dünya üzerinde pembe rüyanın sonuna gelindi. Şimdi çanlar kimin için çalıyor herkes çok iyi biliyor. Ve çanların çaldığı ülke yöneticileri stresle boğuşuyor. Ne yapacaklarını şaşırıyorlar. Bu başarısız idareciler bunları haketse de insanlık bunu haketmiyor.
Haketmiyor…Çünkü kapitalizm ile beraber zenginler daha zengin olurken, fakirler daha fakir olur. Şimdi ise zenginler yarattıkları aşırı kapitali biraz eritecekler. Fakirler ise daha fakirleşeceklerdir.
Amerika, Çin’i dünyaya sundu. Çin ürünlerini dünyaya gösterdi ve ihracatın tavan yapmasını sağladı. Uzatmadan özeti söyleyeyim. Amerika dünyanın en büyük ülkesini kullanmak istedi. O insanları da bu sisteme dahil edip balonu iyice büyültmek istedi. Bu sayede birçok ülkenin sanayileri durağanlaştı. Çin’in ucuzluğu ile rekabet edemez hale geldi. Reel yatırımlardan para kazanamayan gruplar, finansal piyasalara yöneldi. Enstrümanların artması ile beraber tüm dünyayı alıştırdı. Ne yaptığını bilemeyen rüyalar ülkesi dünyayı krize sürükledi.
Kendisi birşey üretmeyen, üretileni yiyen ve parayı nereden buluyorda harcıyor diye düşünülmesine neden olan Amerika kurtarma paketlerinin maliyetini nasıl karşılayacak bilmiyorum. Greenspan dün günah çıkardı. Biz pembe rüyaya kendimizi o kadar kaptırdık ki, kime kredi verildiğini düşünmez hale getirdik dedi. ( Tabi bu cümleler onun sadece ‘ kısmen hatalıydım ‘ cümlesinin açıklaması. ) Risk idaresi ve doğru fiyatlandırma konularında piyasalara tam güven duyulması ne kadar doğruydu bunun cevabını veremedi. Bankalar, finans kuruluşları ve hedge fonlarındaki çok bilgili ve deneyimli uzmanların, riskleri doğru belirlediği ve bu çerçevede yatırımları doğru fiyatlandırdığı düşüncesinin hakim olduğunu, ancak bunun yanlış çıktığını düşünüyorlar. Bu uzman adı altındaki kişilerin sadece rüyalarını gerçekleştirmek için Amerika’ya gittiği ortaya çıktı.
Kriz Amerikan rüyasının sonunu hazırlıyor. Gerçekler ortaya çıktıktan sonra eğer güçlü düzenlemeler yapılırsa Amerikan rüyası ile yaşanmaz. Ancak gücünü kaybetmemek için yine suni olarak kapatılırsa, kapitalizm zorunlu olarak terkedilir. Obama’yı zor günler bekliyor bana göre. Göreve geldiğinde çok sıkıntı çekecek. Çünkü piyasalar düşmeye devam edebilir. Amerikan şirketlerinin bilançoları ortalığı kasıp kavuracak. Rüya artık kabus olacak.
24 Ekim 2008
