” Siyasi, askeri muzafferiyetler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, iktisadi muzafferiyetler ile taçlandırılmazsa kazanılan zaferler kalıcı olamaz. ”
Her insanın kendini bilmesi taraftarıyım Atam. İçindeki ışığı en iyi bilecek ve o ışığı insanlık için en aydınlatıcı şekilde kullanmayı sağlayacak kişi yine insanın kendisidir. Ben seçimimi yaptım. İktisadi muzafferiyetler ile taçlandırılacak zaferler için çok azda olsa katkı yapma isteğimden ötürü ekonomiyi seçtim. İktisatçıyım dediğimde bankacı mısın oğlum lafını duyacağımı bilerek seçtim. Ne iş yaparsınız siz sorusu beni kızdırmayacağı için seçtim. Herkes ekonomiden anlamasına rağmen (!) bu işin özünü öğrenmek istediğim için seçtim. Sadece ‘ ekonomist ‘ sıfatını almak için değil, elimden geldiğince fazla bilgiye ulaşmaya ve bu bilimin çok basit olduğunu sanan bazı çok bilmişlere işi gösterebilmek için bu yola başvurdum. İdeolojileri ne kadar farklı olursa olsun, işleri ne olursa olsun insanların bilgilerle çarpışarak yol alacaklarına inaniyorum. İster kapitalizmi savunsun ister marksist olsun. Dünyadaki ortak payda insanlıktır. İnsanların karnı doymadığı zaman düzeni bozucu savaşların çıkabileceğini göstermek görevimiz değil mi ? Bu sistemin, yönlendirilmesi en zor sistem olduğu ve dışarıdan görüldüğü gibi kolay şekilde kontrol altına alınamayacağını bildiğim için çalışmaya ağırlık verdim.
Gerçek işgaller kılıçla değil, sabanla olur sözünü beynime kazıdım. Ülkenin gelişmesi için sanayiden başka birşeyin gerekli olmadığını düşünen insanlara ‘ Tarımı ‘ tekrar hatırlatmaya çalıştım. Bunları yapmaya ve inandığım-bildiğim-öğrendiğim şeyleri yazmaya devam edeceğim. Senin hırsın gibi,senin çalışma azmin gibi, senin liderliğin gibi…Bunları gözümün önüne getirerek yılmadan yürümeye devam edeceğim.
” En iyi kişi, kendinden çok, bağlı olduğu toplumu düşünen, kendini onun varlığının ve mutluluğunun korunmasına adayan insandır. ”
Öldüğümde iyiden iyiye tüketilmiş olmak istiyorum. Çünkü ne kadar sıkı çalışırsam o kadar çok yaşarım. Yaşamın kendisi bana sevinç veriyor. Küçük bir mum değil benim için yasam. O şimdilik ellerimde tuttuğum ihtişamlı bir meşale ve onu gelecek nesillere aktarmadan önce mümkün olduğunca çok ışık saçmasını sağlamak istiyorum.
Kapitalizmi savunan bir insan nasıl bu sözü söyler diyorlar Atam. Ama insanların düşünceleri o kadar sığ ki, bazı kalıplara takılıp kalıyorlar. İnsanları ona göre yargılıyorlar. Onlara göre herşey basmakalıp. Ben yeni dünya düzenini, değişen şartarı göz önünde bulundurarak değerlendiriyorum. Ama insanlar değişimi basit terimlerden çıkaramıyorlar. Ben ise doğrularımla yanlışlarımla düşündüğümü söylemeye devam ediyorum. Haklıyı tebrik etmek, haksızın foyasını ortaya çıkarmak görevimiz değil mi ? Eğer içimizde ışık görüyorsak, bu ışığı iyice aydınlatmak için çalışmalıyız. Bu ışık aydınlatıldıktan sonra meşale haline gelir mi ? Ben geleceğini düşünüyorum. Bu meşaleyi, ışığı devamlı aydınlanarak yanacak şekilde taşıyarak, benden sonraki nesillere aktarmak için elimden geleni yapacağıma söz veriyorum.
” Büyük tehlikeler önünde uyanan milletlerin ne kadar sebatkar oldukları tarihen müsbettir. ”
İşte burada sorun var Atam. Çünkü bizim halkımızın % 48 ‘i hala uyuyor. Bizim milletimizin sebatkar olabilmesi için o halkın uyanması lazım. Ama senden sonra insanlar uyumaya alıştı Atam. Çünkü çoğu insan tembel oldu ve değişime gözlerini kapattılar. Onlar uyuyor değiller, sadece gözleri kapalı. Gelişime ve değişime gözlerini kapattıkları için ‘ uyuyor ‘ haline büründüler. Bazıları ise bu durumdan yararlanarak hakimiyeti ele aldı.
Bugün bize düşen, varımızı yoğumuzu ortaya koyup halkı uyandırmaktır. Bugün tam günüdür Atam. Bizlere armağan ettiğin büyük Cumhuriyetimizin yıl dönümünde, halkı uyanışa davet etmek görevimizdir. İnandığın gençlerden birisi olarak elimden geleni yapacağım. Sahip olduğum değerlerle, yapabildiğim ölçüde katkı yapmaya çalışacağım.
Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur. Kanımızı savaş için akıtmayacağız belki ama bu ülkenin varolması için kan akıtan insanların yürekliliğini hatırlayarak bu büyük Cumhuriyeti ilalebet korumaya devam edeceğiz. Hiç süphen olmasın Atam.
Sana bir kez daha teşekkür ediyorum. Bize verdiğin bu güzel ülke için, bu güzel millet için… Verdiğin yaşama hakkı için , bağımsızlık için sana minnetarım Atam. Rahat uyu.
29 Ekim 2008

Dinçer Üstad;
Emeğine yüreğine sağlık, gerçekten nefesim kesilerek okudum her satırı. Yol haritası var burada tabii anlayanlara. Yaşa varol, yarına umutla bakmamı sağlayan gençlerden birisin. Teşekkürler.
Sevgi ile kal…
En fazla bu kadar içten yazılır, en fazla bu kadar yürekten anlatılır bu düşünceler…
Sayımız az da olsa, güçlü meşaleler taşıyacak ve yaratacak potansiyelimiz olduğu inancındayım…
Kalemine, yüreğine sağlık…
Tesekkur ederim. Hep beraber tasiyacagiz mesaleyi ve bu guzel ulkenin isigini hic sondurmeyecegiz insallah.
Merhaba,
Esas olarak sizi tanımam etmem. Kendi uzmanlık alanınızda birşeyler yazdığınızı görüyorum ve gerçekten takdire şayan buluyorum. Ata’ya mektubunuzda beni ilgilendirmez aslında, sonuç olarak Ata ile aranızda olan birşeydir. Yazınızda dikkatimi cezbeden bir kısım oldu. Ata’ya milletimizin %48′inin uyuduğundan bahsediyorsunuz ve dolayısıyla içinde bulunduğu toplumu aşağılayarak kendini onlardan üstün gören kesimden olduğunuzu itiraf ediyorsunuz. Buna da söyleyecek birşeyim olmaz aslında.. kendi siyasi görüşünüzdür ama bu uyuyan kesimin değişime gözlerinin kapalı olduğunu söyleyerek beni benden alıyorsunuz. Bu görüşleri aslında doğrudan sizin görüşleriniz olarak görmüyorum. Bu hastalıklı bir zihniyetin uzantısıdır. Kendi durumunun farkına varamamış bir zihniyet. Toplumun diğer kesiminin değişime gözlerinin kapalı olduğunu iddia ettiği halde kendi gözlerinin değişime ne kadar açık olduğunu sorgulayamayan bir zihniyet. Biraz kendinizi ve görüşlerini paylaştığınız zihniyeti sorgulamanızı temenni ediyorum.
Bir de ekonomist olduğunuzu göğsünüzü gere gere söylemeniz ne kadar güzel birşey aslında ama bu aslında kendi kendinize kabul ettiğiniz bir yeterlilik göstergesidir. Değişim ve dolayısıyla gelişime kendi kendinizi kapattığınızın göstergesi olabilir.
Saygılar.
Halil bey,
Goruslerinizi paylastiginiz icin cok tesekkur ederim.