Tüik, ekim ayı enflasyon verilerini bugün açıkladı. Aylık bazda TÜFE %2.60, ÜFE ise %0.57 oranında arttı. TÜFE’deki bu artış, 2002 yılından bu yana aylık bazda en büyük artış oldu. Böylece yıllık TÜFE %11.99′a yükseldi. TÜFE göstergeleri geçen ay, mevsimlik ürünler hariç yüzde 0.97, işlenmemiş gıda ürünleri hariç ise 1.71 arttı. Fiyatlar, enerji hariç yüzde 2.45, işlenmemiş gıda ürünleri ve enerji hariç yüzde 1.34, enerji hariç ve alkollü içkiler ile tütün ürünleri hariç yüzde 2.60 yükseldi.
Yukarıda enflasyon oranlarının aylık ve yıllık karşılaştırma oranlarını görüyorsunuz. Ekim ayı enflasyonu 2007 yılına göre yarı yarıya yakın bir oranda artış göstermiş. Şimdi bunun nedenlerine bakalım.
Ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış %8,46 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşmiştir. Ekim ayında endekste yer alan gruplardan çeşitli mal ve hizmetlerde %3,93, gıda ve alkolsüz içeceklerde %3,91, konutta %3,79, eğlence ve kültürde %1,32, lokanta ve otellerde %1,11, ev eşyasında %0,39, sağlıkta %0,04, alkollü içecekler ve tütünde %0,01 artış, haberleşmede %-0,04, eğitimde %-0,22, ulaştırmada %-0,59 düşüş gerçekleşmiştir.
Bir önceki yılın aynı ayına göre TÜFE’de en yüksek artış %27,08 ile konut grubunda gerçekleşmiştir. Lokanta ve oteller (%14,38), gıda ve alkolsüz içecekler (%11,60) artışın yüksek olduğu diğer harcama gruplarıdır.
Türkiye İstatistik Kurumu haber bülteninde açıklamalar bu şekilde geçiyor. Şimdi bunları yorumlayalım.
Enflasyon hesaplaması yapılırken, endekse dahil olan kalemler içerisinde en büyük pay gıda ve alkolsüz içeceklerdedir. Alkollü içecekler, giyim ve ayakkabı, konut-su-elektrik-gaz, sağlık, ulaştırma, haberleşme, eğlence-kültür hizmetleri, eğitim, lokanta -oteller ve çeşiti mal-hizmetler… Endeks içerisinde en yüksek paydan en az paya göre bu şekilde sıralanıyor.
En yüksek artışın gerçekleştiği giyim grubu dikkatimi çekti. Çünkü yazın bitmesi ve eski ürünlerin stoklardan eritilmesi ile beraber, bir de bayram indirimi vesilesi ile fiyatların aşağı çekildiği söyleniyordu. Hatta tv’lerde fiyatların ucuzluğu haberleri yayınlandı. Ancak yeni sezon ürünlerin şişirilen fiyatları ile giyim endeksi tavan yapmış. Yüzde 29.62 ile bayan hırkası, yüzde 26.45’le bayan çizmesi, yüzde 25.89’la erkek kazağı, yüzde 24.32 ile erkek botu giyimin zam şampiyonları olmuş. Talebin yavaşladığı ve insanların alım gücünün düştüğü dönemde, geçen yıla göre giyimde bu kadar artış olması dikkat çekici. Kurlardaki artışın ihracatçıya yaradığını düşünürken, üreticiler bu fiyatları yerli tüketiciye de yansıtmışa benziyor.
Diğer dikkatimi çeken kalem ise konutta. Konut fiyatlarının düştüğü ve yine talebin azaldığı dönemde, konut fiyatlarındaki %3.79′luk artış dikkat çekici. Yıllık bazda liderliği elinde bulunduran konut sektörüne kur etkisi olmuş gibi gözüküyor. Çünkü AVM ( alışveriş merkezleri ) ‘ lerde mağazalar döviz bazlı işletiliyor. Ev fiyatlarının % 25-30 civarında düştüğü düşünülürse, konuttaki bu fiyat artışını kur artışı ile AVM ilişkisine bağlayabileceğimizi düşünüyorum.
Bu gelişmelerin ışığında yıllık bazda tüketici fiyatları endeksinin kötü sonlanacağını görüyoruz. Gelecek ay bir de doğalgaz zammını düşünüp, kur etkisinin de fiyatlara yansımış etkisini göreceğimizi düşünürsek, yukarıda gördüğünüz grafikte koyu çizgi ile gösterilen 2008 yılı TÜFE değişim oranı eğrisinin daha da yukarı çıkabileceğini tahmin edebiliriz. Zaten MB cuma günü yaptığı sunumda, enflasyon tahminini yükseltmişti.
Enflasyon ülkemizde talep enflasyonu mu yoksa maliyet enflasyonu mu bu saptanarak politika izleniyor. Geçtiğimiz dönemlerde meydana gelen artışı, arz şoklarına, yani emtia fiyatlarındaki artışa bağlamıştık. Elimizde olmayan artışlar olarak göstermiştik. Emtia fiyatlarının düştüğü dönemde, talebin ekonomik sıkıntı nedeniyle azalmaya başladığı dönemde, bu enflasyonu nasıl açıklayacağız acaba ?
3 Kasım 2008
