Dün akşam Star Tv haber bülteninde Can Dündar ile ilgili habere rastladım tesadüfen. İyi ki rastlamışım. Bildiğiniz gibi çarşamba gecesi Abbas Güçlü’nün sunduğu Genç Bakış programına, Mustafa filminin yazar ve yönetmeni Sayın Can Dündar konuk oldu. Yeditepe Üniversitesi’nin öğrencilerinin önüne hedef tahtası olarak konuldu.(!) Bu tabiri kullanmaya utandım ama izleyenler bilirler ki gerçekten öyle oldu. Öğrenciler bütün Atatürk doluşuyla Can Dündar’ın üstüne geldi. Atatürk sevgisini basit bir simge olarak gören ve ne yazık ki o büyük insanın adını sürekli ağzına olan o öğrenciler, Can Dündar’ı acımasızca eleştirdiler.
O kadar eleştiri karşısında çizgisinden hiç çıkmayan ve saygı-terbiyesi ile her suçlamaya cevap veren Can Dündar, eminim ki filmi yaptığına pişman olmamıştır. Ama pişman olduğu nokta, Ata’mızın değerini sadece isminden ibaret sanan o öğrencilerin bu cumhuriyeti koruyacağını düşünmesi olmuştur eminim.
Neyse olayın o boyutu farklı. Atatürk çok büyük bir insan ve ben o insanın adını konu edip tartışmaya girmem. Herkesin görüşü kendisinedir. Ancak Atatürk adını ağzına alıp polemiğe giren insanları da asla kabul etmem.
Benim bahsetmek istediğim nokta dünkü Uğur Dündar’ın sunduğu haber bülteni… Ben öyle bir habercilik rezaleti görmedim. Ve çok net söylüyorum ki Uğur Dündar’dan tamamen soğudum. ( En kibar tarifi bu heralde.) Abbas Güçlü’nün programından görüntüleri ekrana getirmeye başladılar. Mustafa filmi hakkında eleştirilerden bahsettiler. Ve programdan kesitler sunarken, öğrencilerin Can Dündar’ı yerden yere vurdukları eleştirileri ekrana getirdiler. Yanlışım yoksa 6 öğrencinin görüşleri geldi ekrana. Hepsinde de ‘ kardeşim sen iş mi yaptın mı bu filmi yaparken, birşey yaptığını mı sanıyorsun ‘ vurgusu vardı. Ancak bültende, öğrencilerin eleştirileri varken, Can Dündar’ın bir tek cevabına bile yer verilmedi ! Evet, hedef tahtası olarak gösterilen kişiye olan suçlamalar ekrana getirilirken, cevaplarını yayınlamadılar.
Ben-sen-o Can Dündar’ı bilirken ve onun cevabını oradan duymaya ihtiyacımız yokken, biz-siz-onların ihtiyacı var ! Halkımızın çoğu, olan biteni tv’den öğreniyor. Kaç kişi Can Dündar’ı tanıyor? Siz şimdi yaptığınız o sahte haberle, Can Dündar’ı Türk halkının hedef tahtası yapıyorsunuz. Genç Bakış programı zaten gece yarısından sonra başlamış ve izleyen sayısı çok az. Olan biteni tv haber bültenlerinden öğrenen halka, bu habercilikle o insanı nasıl hedef tahtası yaptırdığınızın farkında mısınız ? Atatürk ismi ile dolduruş yapmak, bir nevi galeyana getirmek nasıl açıklanır sizce ? Filmde, Atatürk’ün insan olduğu hatırlatılıyor. Hatta adı bile ‘ Mustafa’. Kemal ve Atatürk adı geçmeden. Bu ülkede yıllardır Ata’mızı araştıran, onun belgesellerini yapan ve o insanın her cümlesini bulmaya çalışan bir belgeselciyi kıskanmanın sonucu mu bu haberler ?
Hadi bunları geçtim diyelim. Öyle bir görüntü verdiler ki şok oldum. 2 saatlik programdan alıntı yaptığı bölüm, Dolmabahçe Sarayının - Fulya Köşkü’nün bakımsızılığı ve Çanakkale’de şehitlerimizin kemiklerinin yollarda olmasının gündeme geldiği bölümdü. Bir öğrenci çıktı ve bunları hatırlattı. Siz neden böyle faydaları şeyleri ortaya çıkaracağınıza, bu tarz işlerle ilgileniyorsunuz diye misyonsuz bir soru sordu Can Beye. Ve öğrenci ekledi. Bu görüntüleri ortaya çıkaran kişi Arena programıyla ‘ Uğur Dündar. !
Uğur Dündar bu reklama kadar düştü mü ? O haber bülteninde Can Dündar’ı hedef tahtası yapmasını geçtim, o haberden kendi reklamını çıkaracak kadar mı beter durumda ? Bu nasıl habercilik, lütfen birisi bana anlatsın. Çok rica ediyorum.
7 Kasım 2008

Arkadaşım yorumlarına katılmıyorum, filmi izledinmi bilmiyorum ama film kesinlikle Atamızı nasıl kötü gösterebilirim kaygısıyla yapılmış bir film. Film boyunca bir insanın ne kadar kötü yönü olduğu düşünülüyorsa aktarılmış. Atatürk’ ün insan olduğunu tabii ki biliyoruz, bunun aksini iddia eden yoktur herhalde; fakat filmde gerçekliğini kanıtlanmayan kısımlara özellikle vurgu yapılması çok ayıp. Örneğin Vahdettin’ in Atatürk’ ü kurtarıcı olarak seçmesi ve desteklemesi konusu, böyle birşey varsa sormazlarmı adama niye Atatürk’ ü asma emri verdi bu padişah diye.
Aşağıya Yılmaz Özdil’ den bir alıntı koyuyorum.
Sarhoş.
Kafayı bulunca ağlayan…
Hoyrat.
Soğuk.
Kalpsiz.
Çevresine eziyet eden…
İtiraz edeni asan…
Arkadaşlarını satan…
Goygoycuların dolduruşuna gelen…
Milletten bihaber.
Hatta milleti küçümseyen…
Alay eden.
Hesabını kitabını bilmeyen…
Batı hayranı.
Sefa düşkünü.
O balo senin…
Bu balo benim, gezen.
Zampara.
Cephede bile karı-kız düşünen…
Savaşmadığı için sıkılan…
Ordu varken, çete kurmaya kalkan…
Devrimleri intikam için yapan…
Dinsiz.
Kendi heykellerini diktiren…
Megaloman.
Bencil.
Günde 3 paket sigara içen.
Usul usul intihar eden…
Psikolojik bunalımda…
Yalnız.
Çaresiz.
Basiretsiz.
Zavallı bir adam.
Mustafa’daki Mustafa bu.
Gerçekten Atamız bumudur lütfen biri söylesin…