Bugün toplanan Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, beklenmedik bir şekilde faizlerde indirime gitti. Kurul, gecelik borçlanma faiz oranını yarım puan düşürerek yüzde 16.25’e çekerken, borç verme faiz oranını da 1 puanlık indirimle yüzde 18.75’e düşürdü. Kurul açıklamasında şunlara değindi ;
Uluslararası kredi piyasalarındaki ve küresel ekonomideki sorunların iç ve dış talebi uzunca bir müddet sınırlamaya devam edeceği ve bu nedenle döviz kurlarında gözlenen hareketlerin enflasyona olan etkisinin sınırlı kalacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca, petrol ve diğer emtia fiyatlarında gözlenen sert düşüşler enflasyonu olumlu etkileyecektir. Bu çerçevede, enflasyondaki düşüşün önceki tahminlere göre daha hızlı olacağını öngören kurul, borçlanma faizlerinin 50 baz puan indirilmesine karar vermiştir. Buna ek olarak, kısa vadeli faizlerde oluşabilecek potansiyel oynaklığı azaltmak amacıyla borç alma ve borç verme faizleri arasındaki fark 50 baz puan daha daraltılmıştır.
Mevcut konjonktürde finansal sistemdeki akışkanlığın ve kredi piyasalarının etkin biçimde çalışmasının önemine dikkat çekmiş ve bu doğrultuda döviz likiditesi ile ilgili ek önlemlerin devreye sokulması konusunda mutabık kalmıştır. Merkez Bankası, fiyat istikrarını sağlama temel amacı ile çelişmemek kaydıyla, uluslararası piyasalardaki sorunların ekonomimiz üzerindeki etkilerini sınırlamak için üzerine düşeni yapmaya devam edecektir. Bundan sonraki politika kararları büyük ölçüde küresel piyasalardaki gelişmelere ve bunların yurt içine yansımalarına göre şekillenecektir.
Böyle bir faiz indirimini gerçekten beklemiyordum. Gerçi kimsenin beklentisi bu yönde olmadığı için sürpriz oldu. Peki bu faiz indirimi doğru mu ?
Bana göre doğrudan ziyade riskli ve radikal bir adım. Herşeyden önce faiz indirimi yatırımları tetikleyici bir etki yapmayacaktır. Yavaşlayan ekonomimiz nedeniyle faizlerde indirim yapıldığını düşünüyorsanız, bence bu düşünce çok doğru değil. Çünkü faizlerin tek başına yatırım üstünde doğrudan etkili olduğunu düşünmüyorum. Hele bu ülkemizde çok yaratıcı bir hamle değil. Bizim yatırımcımız zaten yüksek faizlere alışık, onlar için önemli olan vergi teşviği ve yatırımı kolaylaştıracak hamleler. Bu nedenle faiz indirimi onları pek bağlamaz. Hele böyle kritik bir ortamda, faizin indirimine bakarak yatırım yapacak değiller.
Peki yabancı açısından durum nasıl ? İşte risk burada. Çünkü yabancı yatırımcı ülkelere yüksek faiz nedeniyle geliyor. Yani döviz kuru düşük, faizi yüksek olan ülkelere sermaye girişi sağlıyorlar. Bizimde yabancı sermayeye ihtiyacımız olduğu için faiz oranlarını yüksek tutuyoruz. Bu dönemde yabancı sermayenin girişi iyice daraldı, bir de döviz kurları oldukça yüksek. Yani yabancı sermayedar eskisi gibi kar edemiyor. Faizleri düşürdüğümüz takdirde iştahlarını iyice azaltmış oluyoruz.
Şimdi enflasyon oranımız %11 civarı. Verilen faiz %16.25′e çekildi. Bize işleyen reel faiz ( enflasyondan arındırılmış faiz ) % 5 civarına denk geliyor. Yani enflasyon yüksek, faiz oranları azalıyor. Benim için reel anlamda faiz geliri azalmış oluyor. Ancak yabancı yatırımcı için reel faiz getirisi önemli değil. Çünkü onlar burada yaşamıyor-enflasyon ile ilgileri yok- bu nedenle aldıkları nominal ( şuan geçerli olan 16.25 değerindeki faiz ) faize bakıyorlar. Ancak onların baktığı diğer gösterge, döviz kuru. Adam buraya 100 dolarla geldiği zaman, eline geçen faizde değerlendireceği TL daha yüksek oluyordu. Bu döviz kurlarında ise daha az TL eline geçecek ve üstüne faiz konup, daha sonra tekrar dolara çevirdiği zaman elde edeceği kar az olacak. Kısacası döviz kurlarındaki yükseliş ve faiz oranlarındaki düşüş onlarında işine gelmeyecek. ( Tabi kur artışı ve faiz indirimi arasındaki ilişki kar oranı üzerinde belrleyici. Elde ettikleri kar, kur artışına bağlı olarak yüksekte olabilir. )
Bu da demek oluyor ki bizim sermaye girişimiz bu dönemde faizlere çok bağlı değil. Yani yatırımcılar bu riskli dönemde sadece yüksek faiz veriyor diye bir ülkeye giriyor değiller. Güvenli liman olma yolu, faizden çok daha öte. Merkez Bankası bunu görmüş olacak ki, faiz indirimine gitti. Oldukça radikal ve güçlü bir kararla. Evet güçlü çünkü bu dönemde buna cesaret etmek önemli. Tartışılabilecek bir karar ama ben hak veriyorum. Çünkü bizim sermaye çekmek için yüksek faiz silahımızdan daha fazlasına ihtiyacımız var. Yıllardır bunu yapamamışssak bunun sorumlusu MB değildir.
Son olarak bence en önemli vurgudan bahsedeyim. Faizlerin yüksekliğinden şikayet ediyorduk. Merkez Bankası kriz döneminde fırsatı bu şekilde yaratmak istemiş gibi duruyor. Yani kurların artık eskisi gibi 1.15 seviyelerine inmesini istemiyor. Bence çok doğru yapıyor. Kurların 1.35-1.45 aralığında dengelenmesini istediği için, kriz dönemini bu açıdan fırsat bilip faizleri düşürüyor. Açık olarak yüksek faiz-düşük kur politikasını törpülemeye çalışıyor.
Ve ayrıca… Krizin kaynağı finansal sistem olduğu için, bankaların bilançoları çok önem kazanıyor. 2009 yılında, bankacılık sisteminin güçlü kalması ve bankaların karlarını muhafaza etmeleri için faiz indirimlerinin önemi var. Eğer bu indirimler sürmeye devam ederse, 2009 yılı banka karları için çok olumlu olacaktır. Merkez Bankasının bu noktayı da ihmal etmediğini düşünüyorum.
Bu faiz indirimi kararını ben böyle yorumluyorum. Eminim ki yarından itibaren çok eleştirilecekler. Ve herkes diyecek ki bizim gibi ülkenin böyle bir dönemde faiz indirmesi nasıl göze alınır. Eğer büyümek istiyorsan ve gelişmiş ülke olacağım diyorsan, düşük faiz verip, sermaye ihtiyacını ihracat ve doğrudan sermaye gelirleri ile karşılayıp, ihracata ve tüketime dayalı büyüme izleyeceksin. Bu krizi fırsata dönüştürmek sözü için ilk icraat olarak değerlendiriyorum bu faiz kararını.
19 Kasım 2008
