Türkiye’de insanlar ne yazık ki bilinçli tüketim yapmıyorlar. Yalnız burada tüketimden kastım, aldıkları şeyler değil. Bir ürün alırken ki ödeme şekilleri…
Ülkemizde 2001 krizinden sonra büyüme odaklı bir strateji izlendi. Kredi kartı kullanımının yaygınlaştırılması ve taksit seçeneklerinin geliştirilmesinin altında yatan neden, tüketim harcamalarını arttırarak büyümeyi sağlamaktı. Bu sayede, insanlar tüketimle tanıştı ve taksitin cazibesinden yararlanarak, alışverişe ağırlık verdi. Bazı insanlar için kredi kartı bulunmaz bir nimetken, bazıları ise nasıl kullanılacağını bilmedikleri bir katil haline geldi.(!)
Öncelikle ben ne yapıyorum ondan bahsedeyim;
Kredi kartı kullanıyorum. Kredi kartı kullanmam diyenleri ise anlamıyorum. Cebimde nakit paranın bol olması bana çok sıkıntı veriyor. Param bankada durmalı. Hesaplarımı bilmeliyim ve harcamalarımı ona göre düzenleyip yapmalıyım. Kredi kartı ile taksit olanaklarından yararlanıyorum. Alacağım üründe, nakit ödemede bana %20′den fazla indirim yapmıyorsa ( taksit seçeneği 12 ayın altına inerse, bu yüzde azalır ) taksitli almayı tercih ediyorum. Cebimden cash para çıkmasını çok sevmem açıkcası. Çünkü birikmiş paranın getirisi olacaktır. Şöyle bir örnek vererek, ne demek istediğimi açıklayayım.
Diyelim ki, 1200 ytl değerinde bir ürün alıyorum. Peşin fiyatına 12 taksit imkanı var. Nakit veya kredi kartına tek çekim ödersem, bana 1050 ytl’ ye vereceğini söylüyorlar. Benim yapacağım hesap çok basit. Bu ülkede en fazla getiriyi sağlayan enstrüman nedir? Tabi ki faiz. Yıllık %20 faiz veren bir ülkede yaşıyoruz. 1050 ytl’yi bir anda vereceğim yere, onu faize yatırsam 12 aylık süre sonunda 1260 ytl yapar. ( en basit getiri hesabıyla ) Bu nedenle, peşin alma seçeneğini kullanmam. Kredi kartının avantajlarından yararlanmak isterim. Hesap kesim tarihinden sonra harcama yapıyorsanız, gelecek aydan itibaren ödemeye başladığınız gibi, taksitle alırsanız paranın tamamı cebinizden çıkmaz.
Burada anlatmak istediğim, kredi kartı kullanmanın ne demek olduğunu iyi bilirseniz, bütçenizi ayarlayabilirsiniz. Finansal açıdan öncelikle kendi bütçenizi iyi yönetmeniz gereklidir. Bu hesapları basit olarak görüp, ne yapayım bununla mı uğraşacağım diyebilirsiniz. Kişisel tercih meselesidir. Ancak mali açıdan atılacak her adım, size extra bir değer kazandırır. Harcama yaparken seçeceğiniz en uygun yöntem, aynı para miktarı ile bir fazla ürün almanızı sağlayabilir.
Eğer sabit aylık geliriniz varsa, aylık gideriniz gelirinizi geçmiyorsa, kredi kartını giderim gelirimden fazla oluyor o yüzden kullanıyorum demiyorsanız, kredi kartının para çekme aracı değil harcama aracı olduğunu biliyorsanız, kredi kartında asgari ödeme ücretinin sizin için bir intihar olduğunu biliyorsanız kesinlikle kullanmalısınız. Cebinizde para taşıyarak büyük yanlış yaparsınız. Çünkü bu ülke dünyanın en yüksek faizini veren ülkelerden bir tanesi. Dünyanın neresinde taksit uygulaması var diyen çevrenin farkında olmadığı nokta bu. ‘ Faizler.’
Dünya ülkelerinde faiz oranları çok düşük seviyelerde olduğu için, insanların taksitle alışveriş yapmasının bir esprisi yoktur. Cebindeki parayı bankaya koysa, getirisi çok düşük olacaktır. Bu nedenle nakit olarak harcama yapar. Yalnız burada nakitten kasıt, kredi kartı ile tek çekim işlem yapılmasıdır. Özellikle Amerika’da nakit alışveriş yapan insan sayısı azdır. Kredi kartlarından veya Türkiye’de son dönemlerde devreye giren banka hesabından nakit çekim kartlarından harcama yaparlar.
Sözün özü, eğer para yetiştiremiyorum ve hesabımı bilmiyorum diyorsanız, bunun nedeni hesabınızı ve paranızı yönetmeyi bilmemenizdir. Banka hesapları insanlar için düzeni sağlar. Kredi kartları ve taksitler ise Türkiye gibi bir ülkede getiri dahi sağlar. Bunlar basit ve üç kuruşluk hesaplar diyorsanız, bildiğinizi okumaya devam edebilirsiniz. Ama yatırımcılar iyi bilir ki, üç kuruşluk maliyet ve gelir hesabı üç liralık değer olarak geri döner. Çünkü para, birşeyi alırken kazanılır.
Dinçer güzel bir noktadan yaklaşmışsın, peki burada benim de sorum şu olacak: Taksit kelimesi iştahı çok kabartıyor ve harcamaları taksitlendirme fikri oldukça çekici geliyor ancak, ben her ay 1000 ytl’lik bir harcama yaptığımı, ve her harcamamı 10 taksite böldüğümü düşüneyim. bir ay sonrasının geri ödemesi 100 ytl olsun, harcamam devam etsin ve ikinci ayın geri ödemesi 200 e çıksın, üçüncü ay 300, dördüncü ay 400 derken on ay sonra sürekli yaptığım harcamanın bana kümülatif taksit maliyeti 1000 ytl’ye ulaşsın. her ay cebimden 1000 ytl sabit çıktığını farkedeyim üç ay sonra ve harcamalarımı bıçak gibi keseyim. bir sonraki ay 900, ardından 800 ve teker teker azalan bir geri ödemem olsun.
Bu durumda, yani tipik bir Türk tüketicisinin davranış modelinde, senin dediğin gibi taksitli alışverişin getirisi pek de güzel olmuyor, tüketici harcamasını bıçak gibi kesse dahi, kalan taksit ödemesi bir şekilde peşini bırakmıyor ve bütçe yapısı alt üst oluyor. Bunu göz önünde bulundurarak, modelini genişletmek gerekir mi, yoksa tüketim eğrisi bu şekilde olan bir birey zaten senin modelin tarafından gözardı mı ediliyor?
Kredi kartı kullanımında asgari ödeme sarmalına kapılmadan onu bir kredilendirme aracı yerine bir ödeme aracı olarak gören kişiler hesaplarını yönetebiliyorlar. Tabi burada bankamatik denilen debit kart kullanılması da iyi bir alternatiftir. Bununla birlikte nakit ödemenin avantajı cüzdanındakine göre harcamaktır. Böylelikle ay sonu kapanışlarının yapılması daha rahat olur.
Meric, onu ihmal ediyorum cunku aylik taksit odemesine bakarak degil, total cebinden cikan paraya bakilarak butce kontrolunu ongoruyorum.
Yani senin yillik 12bin ytl gelirin varken, 10 ay taksit yapip aylik 100 ytl extra taksit odemesi cikarirsan butceden soz edemezsin ki zaten. Toplam odeme tutarin, yillik gelirini gecmeyecek sekilde olmasi sartiyla, taksitlendirme secenegini optimum sekilde tutabilirsin.
Cebinden cash olarak cikmayacak parayi degerlendirme kosuluna bagli olarak, taksitlendirmeyi kara donusturebilmekten bahsediyorum.
Gida parekendicilerini dusun mesela
Evet gıda perakendeciliğini düşündüm de, işten her gün saat 6 gibi çıkıyorum, eve gelişim 7′yi 15 geçeyi buluyor. sabah da 7 buçukta yola çıkıyorum köprü trafiği yüzünden. bu durumda sadece haftasonu işimin başında olabilirim, onun için bir de eleman istihdam edebilecek sermaye yeterliliğimin olduğunu sanmıyorum.
Acaba yalnızca haftasonları açık olan fantastik bir manav mı olsam?