Dün öğle saatlerinde başıma gelen olay beni oldukça şaşırttı ve açık söylemek gerekli ki mest etti. İşlerimi halletmiş bir şekilde, akşam ki görüşmeme yetişmek için Kabataş’a gidip, deniz otobüsüne yetişmeye çalışacaktım. Bunun için bir taksiye bindim. Arka koltuğa oturup, başımı arkaya yaslamış şekilde dururken, taksi şöförünün dikiz aynasından bakışlarını gördüm. Bir erkek olarak tabi şaşırdım
Sonrasında taksici beyfendi dönüp, abi sizin internetle ilginiz var mı diye sordu. Ben de şaşırıp, ilgileniyorum tabi ki dedim. Ne sormak istediğini sordum. Kendisi ise, abi benim takip ettiğim bir kişi var, borsa ile ilgili yorumlarını ve hisse analizlerini uzun zamandır takip ediyorum, ona çok benziyorsunuz dedi. Ben de, yazılarını okuyorsunuz ancak benzediğimi nasıl anladınız dedim. O da, sayfasında resmi var ama ben bir de Google’ da arattırıp sayfalarına ulaştım, birçok resmini de gördüm, adamı merak ettim çünkü dedi. Ben ise peki adı ne, sitenin ismi ne aklınızda mi diye sordum. Sitenin adını net hatırlamıyorum ama adamın adı Dincer, sitesi de adı ile birşey daha var ama .net’li, benzettim mi sadece sizi diye sordu. Ben de şok olmuş bir halde, evet o benim dedim.
Sonrasında trafiğin çok yoğun olmadığı ( yoğunluktan kastımız çok farklı olabilir o trafikte ) yolda, oldukça yavaş bir şekilde gitmeye başladı. Çünkü borsa hayatını anlatmaya başlamıştı. 2009 yılında nerede durayım, hangi hisseler gidecek diye sorguya tutuldum. Abi senden hizmet almak isteyeceğim ama yazmışsın danışmanlık yapmıyorum diye, neden yapmıyorsun dedi. Ben ise cevapları verdikten sonra, biraz acele etmemizi ve deniz otobüsüne yetişemezsem, karşıda görüşeceğim kişileri çok bekleteceğimi söyledim. Bunun üstüne, karşıya ben götüreyim konuşuruz dedi. Saat 5 civarı olduğu için, kara yoluyla karşıya geçmek kabus gibi birşeydi, o nedenle nazik teklifine teşekkür ederek, deniz otobüsüne yetişme ısrarımı sürdürdüm.
İnerken, telefon numarasını vermeye çalışıp, haberleşelim ve zaman zaman bilgi paylaşalım diye teklif eden taksici arkadaşa çok teşekkür ederek, taksiden indim. Ancak indiğimde sabahın 8′inden beri yollarda olup koşturmuş birinin yorgunluğundan çok uzaktım. Garip bir şekilde mutlu hissettim kendimi. İçimde, yaptığım şeylerin değerinin farkında olunmasının verdiği huzur vardı. O an çalışma isteğim biraz daha tavan yaptı. Aldığım maillerden ziyade bu olay çok farklıydı. Sadece internette yazmama rağmen, resimlerimi görüp beni tanımak… Oldukça şaşırtıcı ve mutlu edici. Şeffaflığımın sonucu bu oldu belki.
Daha çok çalışıp, şeffaflığımı ve dürüstlüğümü kaybetmeden bu işe devam edeceğimin sözünü, bu yazıyı okuyacağından emin olduğum taksici abime ve okuyacak olan her kişiye veriyorum.