Ben bu gazetelerin ekonomi editörlerine anlam veremiyorum. Türk halkının ekonomi denince aklına gelen ilk enstrümanının dolar olmasından faydalanmak istiyorlar gibi geliyor. Zaten orasını hiç anlamam ki, halkımız neden dolara bu kadar takılıp kalıyor! Ancak gazeteciler bundan faydalanmaya devam ediyor. Ve bu bana artık çok antipatik gelmeye başladı.
Önce dolarla ilgili hep söylediğim birşeyi tekrar edeyim. Geliriniz ve gideriniz dolar değilse, size ne dolardaki hareketten? Doların kriz öncüsü olduğunu alışkanlık haline getirdiyseniz, o sizin cahilliğiniz. Ama içinizde geçmişten kalan korku ve doların bir günde %50′ye yakın değerlendiği günlerin yansıması varsa, o psikoloji ile hareket ediyor olabilirsiniz. Geçmişle yaşanmayacağını ve değişimin var olduğunu aklınıza getirmenizi rica ederim.
Şimdi gelelim asıl olaya. İki gündür dolar kurunda yaşanan hareketlerin nedenini, bugün bazı gazetelerde çok basit bir olaya bağlamışlar. Diyorlar ki; Merkez Bankası yaptığı faiz indirimi neticesinde, döviz kurunun üstündeki baskı sürüyor. Hatta bazıları abartıp, Merkes’in faiz kararı dövizi rötarlı çarptı diyor. Bunlar nasıl gazeteci, gazeteciliği geçtim o bölümün başındakiler nasıl ekonomi uzmanı anlamakta güçlük çekiyorum. Hiç mi dünyadan haberleri yok, hiç mi takip ettikleri birşey yok bilmiyorum.
Hemen net bir şekilde açıklamak istiyorum. Merkez Bankası faiz indirimini perşembe akşamı yaptı. Cuma günü ise dolar üzerinde ufak bir etki dahi yapmadı. Bugün çarşamba ve kur 1.65 civarı. Faiz indiriminin ertesi günü ise kur 1.58-1.61 arası dalgalandı. Allah aşkına bugün olan hareketlerde Merkez Bankası’nın faiz kararının etkisinden söz etmeye utanmıyor musunuz? Peki bu hareketin nedeni nedir?
Öncelikle Euro bölgesinden gelen olumsuz haberler Euro/Dolar pariitesini, dolar lehine güçlendirdi. RBS’ın zarar rakamının yüksek olacağının açıklanması, İspanya’nın kredi notunun AAA’dan AA+’ya düşürülmesi, Almanya’da Zew endeksinin açıklanması ile Euro, Dolar karşısında değer kaybetmeye başladı. Bu nedenle dünya üzerinde dolar lehine bir güçlenme mevcut. Bu bize de belli ölçüde yansıdı. Ancak esas olay, yurtdışı kaynaklı bir yatırımcının bono/tahvil satışı yaptığıdır. Türk piyasasında bono satışı yapan yatırımcının amacı, piyasadan çıkmaktır. Bonoyu satarak ülkeden çıkmak için bu parayı dövize çevirecektir. Bunun anlamı da dolara olan taleptir. Bu da doların fiyatının artması demektir. Sonuç olarak hacim düşük olarak dolara olan talep, piyasada işlem yapmaya niyetsiz insanların olmasıyla dolar kurunu yukarı taşımıştır.
Neticede hem global piyasalarda doların güçlenmesi hem de bize özgü spesifik durumun ortaya çıkması doların hareketlenmesine neden olmuştur. Bunu perşembe günü yapılan faiz indirimine bağlayıp, faiz inerse döviz kuru artar mantığına rötarlı bağlayan gazetecilerden ve gazetelerden bıkmam son derece normal değil mi?
Çok iyi tespitler gerçekten. Normal. Kaldı ki böyle gazeteciler diğer departmanlarda da var. Spor, teknoloji, siyaset, güncel vs. Alıştık artık.