Main image
21st Ocak
2009
written by Dincer

Amerika için dün yeni bir tarih yazıldı. Amerikan tarihinde ilk kez siyahi bir lider, başkanlık koltuğuna oturdu. Beyaz Saray’daki tarihi yemin töreni görülmeye değerdi. Uzatmadan yeni başkan hayırlı uğurlu olsun diyeyim.

Dün yaşanan tek tarihi olay bu değildi. Dow Jones endeksi, bir başkanlık el değişimi gününde tarihinin en büyük düşüşünü yaşadı. Dow tarihte daha önce, başkanın koltuğa oturduğu gün bu kadar düşüş göstermemiş. Gerçi her başkanlık değişiminde ( 1932 yılında Roosevelt’in ikinci dönemi hariç ) Dow endeksi aşağı yönlü hareket izlemiş.. Ancak bu kadar büyük bir düşüşü görmemiş.

Obama’nın koltuğa oturmasıyla balayı havası yaşanacağına inanıyorum. Bu görüşüm hala sürüyor. Fakat bazı hayalperest para avcıları bu beklentiyi geçen haftalarda fazlasıyla satın alarak, piyasaların hızla şişmesini sağladılar. Obama’nın elinde sihirli değnek varmış gibi göstermeye çalıştılar. Buna karşın Obama geçen günlerde yaptığı açıklamada, ekonomide kimse mucize beklemesin, iki yıldan önce düzlüğe çıkmamız imkansız dedi. Yani gerçekleri söyledi ve piyasa bundan hoşlanmadı. Ama işin gerçeği bu. İşsizlik rakamları korkutucu boyuta gidiyor, bankaların karları tarihi düşüşler sergiliyor, reel sektörde durgunluk hızlanıyor… Bunların önüne geçmek için çalışılması gereken yerde, piyasaya pembe tablo çizmenin anlamı yok elbette.

Şimdi yeni başkana sorulan soru, ekonomiyi nasıl düzelteceği yönünde. Obama’nın kendine güvenen, ne yapacağını bilen ve olayın özünü kavramış bir hali var. İşte bu güvenin gerektiği yerde önemli bir koz. İnsanlar eski başkan Bush’un birşey yapamayacağından emin, güvensizliği arttırmışlardı. Eğer yeni başkan piyasada güveni sağlarsa 2009 yılı beklenenden daha iyi geçer. Alınacak önlemler kısa vadeli piyasaları ayakta tutucu olmalı ancak özü ise uzun vadeli sağlıklı bir yapıya kavuşturucu olmasıdır. Bu nedenle yeni heyetin işi oldukça zor. Obama yeni bir kan olmasına rağmen, seçtiği ekonomik kurul tecrübeli ve eski isimler. Bu ortamda tecrübeden faydalanmakta elbette önemli.

Bankacılık sektörüne ilişkin kaygıların, bilançoların açıklanmasının ardından yeniden arttığını düşünürsek, yeni başkanın farkına varması gereken olay piyasanın likiditeden çok güvene ihtiyacı olduğu yönünde. Piyasaya bu güveni verebilirse, işi kolaylaşır. Yapacaklarını zamanla yaparken, piyasadanın şiddetli sarsıntılar yaşamasını engeller. Kendi adıma Obama’da kendine güvenin ve zekanın olduğuna inanıyorum. Umarım yanılmam.

Son olarak anlamadığım birşey var. Obama neden bu kadar kahraman gibi karşılandı ve o coşku neden o kadar yüksekti anlayamadım. Amerikan halkı kriz olduğu için mi yeni bir lidere sarılma ihtiyacı hissetti yoksa Bush’tan nefret edip değişime muhtaç kaldıklar için mi? Ya da sadece siyahi bir liderin ilk kez koltuğa oturması mı bu değişimin özü? Ben pek karar veremedim.

Leave a Reply