Kendime bir yol çizdiğimde oldukça küçüktüm. Ama ne yapmak istediğimi bildiğim için hep o yolun gerektirdiği izde yürüdüm. Belli yaşlarda yapmam gerekenleri, daha sonra yapamayacağım için, o yaşın gerekliliklerinden ödün vermeden yaşadım. Ancak bunları yaparken araya bazı şeyleri sıkıştırmayı ihmal etmedim. İnsanlara çok komik gelecek ama hikayem başarı kazandıktan sonra senaryoya dönüşen hikayelerden değil. Çok sayıda şahidi olan durumlar var. Mesela finansal piyasalara başlangıç zamanımın anadolu lisesi sınavı dönemi olması gibi. ( bizim zamanımızda ilkokul 5′den sonra giriyorduk o sınava.) Sınava çalışmak için rapor almış evde otururken, ev telefonu çalar ve arayan kişilere borsa, hisse senetleri, döviz vb ile ilgili bilgi verirdim. Önsezim o kadar güçlü ki, o dönemde bir hisse senedi seçmiş ve onu takip ediyorum diyerek paylaşmıştım. O hisse 2 haftada %40′a yakın getiri sağlayınca şansım ünlenmeme neden olmuştu.(!)
Benim iş dünyasına gireceğim ve ekonomi ile ilgileneceğim beni tanıyan herkesin bildiği birşeydi aslında. Sadece yılların akıp geçmesine ve basamakları çıkmaya ihtiyacım vardı. Tabi basamakları çıkarken sadece adım atmanın yeterli olmayacağını biliyordum. Kapasitemi zorlayarak ve beynime aşırı yük bindirerek daha fazla şey öğrenmeye ve yapmaya çalıştım. Hayal dünyam o kadar geniş ki, önce kafamda canlandırıp sonra gerçek olması için elimden ne geliyorsa yapmaya başladım.
Bir insan için sorumluluk almanın ve kendine güvenmenin küçük yaşlarda ortaya çıkacağına inanıyorum. Bunu bana sağlayan aileme o kadar şey borçluyum ki, ilerleyen yıllarda ne kadar para kazanısam kazanayım bu borcu ödeyemem onlara. Aile portföyü üzerinden işlemler yaparken, 14-15′li yaşlarda talimatları ben veriyordum. Yapılacak işlem konusunda karar tam bende olmasa da, o işlem talimatını telefonla ben yapıyordum. Bankada işlemlerimizi yapan bayanla iletişime geçip, beni sesimden tanıyarak Dinçer Bey diyerek konuşmaya başlaması 14 yaşındaki bir kişi için ne demektir bunu tahmin edebilirsiniz. (O zamanlar Tütünbank-Yaşarbank vb ile çalışıyorduk. Benim yaşımdakilerin çoğu bankaları öğrenmeye başladıklarında, o bankalar kapanmıştı.) Bu tarz şeylere alışmıştım ve kendimi o yaşta dikkate alınır bir kişi olarak görüyor ve güvenim artıyordu. Ağabeyim sevgili Türker Keskinpala, üniversiteyi bitirmiş Amerika’ya yüksek lisans için gitmişti. Onun yanına gitmek istiyordum. Lise 1. sınıfa yeni başlamışken bu isteğimi gerçekleştirmek istedim. Kendime olan güvenime tavan yaptıracak günler başlıyordu. Önce vize olayı ile başladı. Ankara’ya gidip, konsoloslukta bekleyip ( o zaman randevu sistemi yoktu tabi ) derdimi oradakilere anlatıp günübirlik seyahat sonrası 5 yıllık ABD vizemi alıp evime dönüyordum. Sonrasında bilet işlemlerimde hangi hava yolu daha hesaplı olur diye araştırmalar, Delta ve Lufthansa’nın hangi şehirlere uğrayacağını öğrenmeler sonunda THY’nın en iyisi olacağına karar verme aşaması derken, gidiş zamanı gelmişti. Isparta’dan gece otobüse binip İstanbul’a inmek, bir gece orada yatıp ertesi sabah İstanbul-Chicago seferini yapmak… 15 yaşında bir genç olarak tek başıma…
Hadi direkt Chicago’ya inecek olsam problem değil. Orada terminal değiştirip yurtiçi bölümüne gitmek, yani aktarma yapmak durumu vardı. Ne cesaretim varsa gitmişim. Ama bunu yaparken en önemlisi ailemin bütün masraflarımı karşılayıp, sadece dikkatli ol demesi bana öyle güç vermişti ki, kendime güvenimin tavan yaptığı günleri yaşadım. Olgunluğa kendi tutumum ve yetişme tarzım çabuk ulaşmamı sağladı. Bu sayede sorumluluk bilincim erken gelişti. Sorumluluk almaktan asla kaçmadım hala kaçmam. Bir karar vermenin altında ezileceğim korkusuyla hareket etmekten çekinmem. İşte bunların altında yatan hazırlık aşamaları bunlar.
Peki bunları neden anlattım? O kadar genç yaştayım ki ( önümüzdeki haftalarda 24 yaşıma gireceğim ) şimdiye kadar aldığım risklerin önemini kriz döneminde daha iyi anlıyorum. Aile portföyünü sadece işlem talimatı vermeden çıkarıp, tam kararı verme dönemim 18 yaşımdan sonra oldu. 5 yıldır portfoyü yönetiyorum. Babamın söylediği, ‘ parayı kaybetmenin ne demek olduğunu kendi canın yanmadan anlamazsın ve ancak kendi paranı kaybettiğinde bu tecrübeyi kazanırsın ‘ sözünü hatırlarım hep. Yaptığım işlemleren bazen para kazanırız bazen kaybederiz. Ancak önemli olan kendine sürekli birşey katarak, tecrübe kazanmak. Ailemin kendi hayatlarından arttırarak biriktirdiği ve bizim gelecekteki güvencemiz olan paraları yönetmek… O yaşlarda alınabilecek en büyük risk ve sorumluluk. Bunun altından kalktığım için mutluyum. Ancak en büyük mutluluğum bana bu güveni, sorumluluk anlayışını ve risk alma özgürlüğünü veren bir aileye sahip olmam.
Blogum sayesinde beni tanıyan ve takip eden kesim arttı. Burada paylaştıklarımdan nelerle ilgilendiğimi ve farkımın ne olduğunu görüyorsunuz. 23 yaşını bitirmek üzere olan bir insan, bunları sağdan soldan okuyup yazıyor diyenler varsa, hayatta bazı şeylere nasıl geliniyor onu görmesini istedim. Şimdi ise kriz döneminde çok daha büyük bir risk alıyorum. Tamamen sorumluluğu üzerime alarak, ailemin desteği ve bu işlerde hep beraber olduğum amcamın ortaklığıyla yeni bir şirket kurmaya önayak oluyorum. Bir süredir yoğun olarak çalışıyorum ve proje planlamasını tamamlamanın verdiği moralle bu yazıyı yazıyorum. Arkamda ne iş yapacağımızı benden öğrenen, bana güvenip sermaye koyan, tabir-i caizse parasını bana olan güvene yatıran insanları taşıyorum.
Allah izin verirse, bu işten alnımın akıyla çıkıp başarılı bir işletme olacağımız inancını taşıyorum. Kriz döneminde kendime yatırım yapacağım dedim en başından beri. Ancak ben kendime yatırımı yıllardır yapmaya çalıştım. Şimdi ise farklı alanlara yatırım yapma zamanı geldi. Sorumluluğum ve aldığım risk şimdi çok daha fazla. Gözüm kara olarak almadım tabi bu riski. Her türlü araştırmayı yapıp, en iyi şartları sağlamaya çalışarak, inançla verdiğim bir karar…
Risk almak ne demek bunu çok iyi biliyorum. Riski yönetmeyi öğrendiğim gibi. Umarım tanrı bana yardımını yine esirgemez. Artık ben değil, biz varız çünkü. Benim aldığım risk ve sorumlulukla, bana inanan insanların oluşturduğu bize yardım edecek misin tanrım?
Üstadım;
Sen zaten hayalinde gerçekleştirmişsin herşeyi, evren de seni destekleyecek. Başarı senin Üstad, sana güvenenlerle daha güzel başarılara imza atacaksın ve bizler de keyifle izleyeceğiz. Yolun ve bahtın açık olsun.
Oğlumla aynı yaştasın ve ne güzel sen de hayalini kurduğun işte başarılı olarak ilerliyorsun. İlk yazını okuduğumda hissettiğim “başarılı genç” hissinde bir kez daha yanılmadığım için de kendime pay çıkarıverdim hemen
Sevgi ile kal…
Her ne olursa olsun boyle kal Dincer. Bir turlu tanısıp gorusememiş olsak da bu samimiyet ve içtenliğin seni yukarılara götüreceğini seni görmeden anlayabiliyor insan. Başarılar dilerim. Banada profesyonel anlamda desteğin olacağı için (henuz haberin olmasada) şimdiden seviniyorum…
Yolun açık olsun.
Müge Hanım çok teşekkür ederim. Destekleyici ve motive edici yorumlarınız, en baştan beri güç veriyor. İnşallah başarılı ve güzel işleri hep beraber göreceğiz.
Güveniniz için çok mutlu oldum, sağolun.
Goktug Bey, ne yazık ki bir türlü olmadı ancak elbet olacak yakın zamanda. İlginiz için çok sağolun, bu destekler güç veriyor ve motive olarak daha fazla çalışmamızı sağlıyor.
Size vereceğim destekten haberim yok evet ve heyecanlanmamı sağlıyor. Yakın zamanda öğrenirim umarım
Çok teşekkür ediyorum.
Canım benim;
Sen zaten ne yapmak ve ne olmak istediğini baştan beri biliyordun.O kendine güven ve sorumluluk bilincin vardı.Biz sadece destek olmaya,cesaret vermeye devam ettik.Risk almadan biryerlere ulaşmanın mümkün olmadığını öğretmeye çalıştık.Hayat zaten bir risk değilmi?Çalışmalarına yılmadan devam edeceksin,bu yolda ilerlerken engellerle,sorunlarla karşılacaksın.Bunları aşacağına inanıyoruz.Emeklerin karşılıksız kalmayacaktır.Çalışana,dürüst olana herkes yardımcı olur.Başarılar diliyoruz.