Efendim malumunuz, Türk Hava Yolları reklam çekimi için Kevin Costner ile anlaşmıştı. Reklam çekildi ve izleme fırsatı yakaladık. Reklamı beğendiğimi söylemeliyim önce. Müzikleri de çok hoş olan ve Kevin Costner’ın başarılı sahne ışığı ile birleşmiş bir reklam olmuş. Gayet çekici olmuş hatta.
Ancak… Reklamın çekim başarısından ziyade bakılması gereken apayrı bir nokta var. Reklamın amacı ve ana fikri… ‘ Feel like a star.‘ Yani kendinizi bir star gibi hissedeceksin denmek istiyor. THY ile uçmanız halinde, size sunacağımız hizmetlerle, kendinizi çok üstün-farklı görmenizi sağlayacağız denmek istiyor. Güzel bir düşünce belki. Fakat reklamda uygulama aşaması bana çok komik geldi. Yolcu uyuya kalınca, kıtabın arasına ayıraç koymak ve düşen kalemini yerden almak, sabah uyandığında ise güneşi görmesini sağlamak amacıyla perdeleri açmak(perde olayında amaç o mu tam anlamadım ama)…
Peki bir yolcunun kendisini star gibi hissetmesini bunlar sağlayabilir mi? THY’nı ve yönetim biçimini beğenmiyorum. Ve büyümesindeki en ciddi etkeni, Türkiye’deki özel havayolu şirketlerinin geç kurulmasına bağlıyorum. Rekabet ortamının oluşmaması ve yıllardır tekel konumda olması nedeniyle bütçesini arttırması (devlet elini de unutmayalım) nedeniyle güçlenmesini sürdürdü. Ancak bunu yaparken yönetimin başarısını kim söyleyebilir merak ediyorum. İşte bu reklam açıkca ortaya koydu ki, THY yönetiminin starlık zihniyeti yerlerde. Ben daha fazlasını beklerdim doğrusu. Star Alliance üyesi olduğu için böyle bir reklam çekmeyi düşünmüşler sanırım. Ancak ne ölçüde başarılı olmuş insanların takdirine kalmış. Ben ise oldukça başarısız bulduğumu söylemek istiyorum.
Dünyada kriz ve yükselen petrol fiyatları ile özel havayolu şirketleri iflas etme veya birleşme yoluna giderken, devlet desteği ile bugünlere gelen THY şimdi farklılaşmaya çalışıyor. Görünen o ki sadece çalışıyor! Reklam çekiminin yapıldığı uçaklar bildiğim kadarıyla, deniz aşırı ülkelere yapılan seferlerde kullanılan uçaklardan. Uzun mesafeli uçuşlarda, THY hosteslerinin bırakın kitap ayıracı koymasını, ikramı döver gibi yapmamalarını dilemekten başka isteği olmayan yolculardandım. Ben THY kullanırken, kendimi star gibi değil muhtaç gibi hissediyorum. En azından güveni var diyebilirsiniz. Evet haklısınız ancak en azından değil, yalnız güveni var bence.
Bu reklam filmi yönetim aşamasından değerlendirilmeli. Reklam ajansına metni yazmaları için yetki verilmiş olamaz herhalde. Metin THY yönetimi tarafından hazırlanmıştır. Ve o yönetim insanın kendisini star gibi hissetmesini, bu kadar kolay sağlayacağını düşünüyorsa fazla diyecek birşey yok.
En azından, Kevin Costner uçaktan indiğinde, takım elbisesinin altında terlik olsaydı ve bir hostes hemen gelip şık bir ayakkabı getirip giydirseydi bence daha yaratıcı olurdu. Belki o zaman kendisini daha fazla star hissetmez miydi sizce?(!)

Sizce bir kabin memurunun görevi nedir? Yolculara ayakkabılarınıda mı giydirsinler?? İsterseniz rahatlamalarını sağlamak için birde tuzlu sıcak suyla yıkasınlar yolcuların ayaklarını ne dersiniz? Başka arzu ettiğiniz bi hizmet varsa lütfen e-mail adresime yollayınız!! Tabi şunuda belirtmek gerekir ki herkez kevin costner gibi olmadığından zaten Arap ülkelerine uçarken yolcuların ikazlara rağmen çıplak ayakla uçakta gezip o halde tuvalete girip çıktıklarını görebilirsiniz.. Sizce bir kabin memuru bu durumda ne yapmalı?? Bende bir yolcuyum fakat kabin memurlarının işlerinin öncelikli olarak yolcunun güvenliğini sağlamak olduğunu biliyorum ayakkabı giydirmek değil!!
Cemre,
Yaziyi okurken yonetimden bahsettigimin farkina vardin mi? Eger bunun farkina variyorsan, THY yonetiminin tepesindeki kisinin ucaktan indiginde cekilmis fotografina bakabilirsin.
Ben reklami degil yonetimi elestiriyorum. Bekledigim kabin memurlarindan ayakkabi hizmeti degil.
Artik tek cumlelere takili kalip yorum yapmaktan vazgecsek, sig dusuncelerde fikirlerimizi bogmak yerine olaylarin ozunu anlamaya calissak hos olmaz mi sence?
Tesekkur ederim goruslerini paylastigin icin.