Efendim malumunuz, son gelen bütçe açığı rakamlarını duydunuz. Ocak ayında bütçe açığı %465.8 artmış ve 3 mLr TL’ye ulaşmış. Hedeflenen bütçe açığına ilk ayda %30 yaklaşmışız. Geçen yıl kömür işletmelerinin bütçeye yükü 1 mLr TL’yi geçmişti. Bu yılın ilk ayında bütçeyi bu kadar arttıran faktörler neydi acaba?
Aylardır patronlar söylüyor, ben bu sayfada ve podcast’lerimde sürekli vurgu yapıyorum. Hükümet kriz için ne paket hazırlıyor ne de IMF ile sözleşme yapıyor. Israrla bir geciktirme süreci yaşanıyor. Bu gecikmeye neden olan anlaşamamazlığın nedenini ise öğrenemiyoruz. Ancak yerel seçimler öncesine denk gelen bu süreç ve bütçenin ciddi açık vermesi, insanı düşünmeye sevk ediyor. Ve benim aklıma ilk gelen sizin aklınıza gelenle aynı. Bu seçim döneminde harcamalar iyice arttırıldı, bazı vergilerde indirime gidildi. Harcama arttı, gelir düştü. Bütçede normal olarak açık hızlanarak artmaya başladı. Bir yanda kriz, bir yanda seçimler. Hükümet krizin geçici olduğuna inanıyor ve bu krizi biz kazasız atlatırız inancını taşıyor. Ancak seçimler onlar için geçici değil. Eğer bu seçimlerde de güçlerini gösterirlerse, ülkede egemen olacaklarını biliyorlar. Bu nedenle ekonomi vız gele, seçim hoş gele!
IMF ile anlaşma yapmamanın nedeninin yerel seçimler olduğuna inanıyorum. IMF ülkeyi zorlayacak şartlar getirebilir ancak ülkenin çıkarını siz kendi reformlarınızla ne derece koruyorsunuz ki gelip IMF söz konusu olunca farklı davranıyorsunuz? Ben bunu anlamıyorum. He sizin planlarınız olsa, krize karşı önlemleriniz olsa, borcunuz az olsa ve kırılganlığı düşük bir ülke olsanız anlarım. Ancak bunların hiçbiri yokken, bu şekilde davranmak nasıl olabiliyor?
Ben ülkemin çıkarlarını koruyacak insana oy veririm ancak insanları kandırmaya daha ne kadar devam edebilirler bilmiyorum. Aslında IMF’ye karşı olan mevcut iktidar karşıtları da olduğu için burada bir denklem bozukluğu oluyor. O nedenle hükümet nabza göre şerbeti rahat verebiliyor. IMF şöyle böyle diyerek, milliyetçi damarları kabaran ve kendisini IMF’nin komplo teorilerine inandıran insanları arkasına alıyor. O insanlar IMF düşmanlığı nedeniyle seçimi gözardı ediyorlar. Sonuç olarak yine hükümetin istediği oluyor.
Türkiye’ye net yabancı sermaye girişi 2008 yılında %20 azaldı. Tekrar tekrar anlatmayacağım ülkenin nasıl bıçak sırtı bir durumu olduğunu. İnsanlar hala IMF komplolarıyla kendilerini kandırsınlar, hükümette bundan yararlansın. Ancak ülkemiz için yerel seçimler çok kötü bir süreç olacak. Kriz döneminde odaklanılan nokta yine farklı, parti çıkarları için ülkenin çıkarları unutuluyor ve biz ne kadar Türkiye’nin güçlü noktalarını sıralarsak sıralayalım, çalışmaya ve reforma ara veren yönetimle sürükleneceğimiz yer yine uçurumun kenarı olacak. Ve o zaman IMF komplo teorisyenleri ödeyeceğimiz faizin yüksekliği ile ters orantılı bir hal alacaklar!