Dün Glocal Consultancy sayfasında, İkilem başlıklı yazıyı okuyunca, aklıma uzun süredir yazmayı planladığım yazı geldi. Dünya krizde ve krizin kaynağı ülke Amerika. O halde insanlar soruyor, krizin kaynağı olan ülkenin parası neden yükselir?! Çoğu kişiden duyduğumuz bu soruya cevap vereyim. Uluslararası piyasada Dolar neden yükselir diye bu sayfada soralım.
Evet… Krizin kaynağı ABD. Dünyayı bu bunalıma sürükleyen ve ekonomide ciddi yaralar açılmasına neden olan ülke ABD. Finansal sistemde kaldıraç oranlarını sisteme olağanüstü şekilde dahil eden, kazancın nereden geldiğine bakmadan riski maximize ederek işleri yürüten ve bu sisteme tüm dünyanın dahil olmasını sağlayan ülke yine ABD. Ancak olaya bakış açımız döviz konusunda farklı olmalı. Çünkü Dolar, Amerika’nın para birimi olmasının dışında dünyanın rezerv parası. Dünyada hakim olan para. Dünyadaki sermaye hareketlerinde ve petrol vb alışverişlerde kullanılan para birimi Dolar. Yani Dolara yalnızca krizin kaynağı ülkenin para birimi gözüyle bakmak doğru değil.
Şimdi o açıklamaların ardından, Dolar neden yükselir sorusunun cevabına geleyim. Amerika’da patlak veren kriz, başta Avrupa olmak üzere tüm dünyaya yayıldı. Geçen sene ortaya atılan Euro yeni rezerv para olur mu sorusuna cevap bugün veriliyor. Euro Bölgesini insanlar güçlü zannetti yada Dolarla beraber Amerika’nın egemenliğine son vermek istedikleri için Euro’yu Dolar’a karşı kullanmak istediler. Ancak Euro Bölgesi kriz döneminde ciddi şekilde değer ve itibar kaybeden bir bölge oldu. Bu nedenle Euro, Dolar karşısında değer kaybetmeye başladı. İnsanlar krizdeki dalgaların devam etmesi nedeniyle, krizin kaynağına bakmadan dünyanın rezerv parası olan Dolar’a yöneldiler. Bu nedenle Dolar, dünyadaki tüm para birimlerine karşı değer kazanmaya başladı. Piyasada sıkıntı olduğu anda Yen’e karşı değer kaybeden Dolar, şu sıralar Yen karşısında da değer kazanıyor. Çünkü Avrupa ile beraber Uzakdoğu ülkelerinde de sorun var. Belini yeni yeni toparlamaya başlayan Japonya’da sıkıntılar yeniden baş gösterdi. Büyüme üzerinde sorun yaşayan ülke, bu derdi yine çekmeye başlıyor.
İşte tüm bu gelişmeleri göz önüne aldığınızda, Dolar’ın yalnızca Amerika’nın para birimi olmadığını görürsünüz. Dünyanın rezervi olan para, kriz döneminde güvenli liman olarak düşünülür. Çünkü diğer para birimleri, ülkelerindeki gelişmelere bağlı olarak hareket ederler. Bağımsız olarak güç gösterisi yapma lüksleri yoktur. Dolar ise tam anlamıyla bir güçtür. Amerikan ekonomisi ne kadar kötü olursa olsun, para birimi değer kaybedecek diye bir şey söz konusu değil. İşte bu önemli avantaj, ABD’nin krizden diğer ülkelere göre daha çabuk çıkacağının göstergesi olabilir. Ve krizden Amerika yine küresel en büyük güç olacak çıkacaktır. Dolar’ın yüksek seyri bir süre daha devam edecektir.
Hatta bazı komplo teorisyenleri, Amerika’nın krizi bilerek çıkardığını söylediler. Şöyle ki, kriz öncesi ABD Doları diğer para birimleri karşısında değer kaybediyordu. En basitinden TL karşısında Dolar 1 TL olur mu sorularını duyuyorduk. Ben ise ısrarla Dolar’ın bu seviyelerde kalmasının mümkün olmadığını söylüyor ve Dolar alımının mantıklı olduğunu söylüyordum. Euro ve Yen karşısında da eriyen Dolar, rezerv para özelliğini kaybediyor mu sorularına maruz kaldı. Ancak orada da ben dünyadaki Euro rezervinin Dolar’ın yanında lafı bile edilemeyecek düzeyde olduğunu söyleyerek, bunun mümkün olmadığını dile getirmiştim. Ancak teorisyenler, Amerika’nın krizi kendisi kurgulayarak, Dolar’ın rezerv para olma özelliğini kaybettirmek istemediklerini söylediler.
Olayın özü ise komplo teorisine meydan vermeyecek cinsten. Dünyada sallanan sistemin patlak vereceği 2008 ortasından belliydi. Bu kadar büyük olmasını bekleyen yokmuştur sanırım. Ancak Dolar’ın güçlü kalacağını tahmin etmek zor değildi. Amerika dünyanın lokomotifi ve diğer daha zayıf ülkeler, gücünü kaybettikçe Dolar değer kazanacak. Mantık buna dayanıyor.