Mart ayının ilk günlerinde posta kutuma düşen bu davet sonucunda oldukça şaşırdım. Rixos Hotel Premium sosyal medya aracılığı ile beni takip ettiğini söylüyor ve otellerinde ağırlamak istiyordu. Şaşkınlık yanında mutlulukta duyduğumu söylemeliyim. Sürekli takip ettiğim, bir şeyler öğrendiğim insanlarla beraber 4 gün geçirme fikri çok heyecan vericiydi. Sonuç olarak bu davete olumlu cevabımı bildirdim ve geçen hafta perşembe günü ile pazar günü arasını Rixos Hotel Premium Belek’te geçirdim.
Benim için en önemli yönlerinden bir tanesi katılan insanlarla tanışmak ve onlarla bir arada olmak oldu. İstanbul dışında bulunduğumdan dolayı ne yazık ki aktivitelerden uzak kalıyor ve o kişilerle bir araya gelemiyordum. Bu nedenle Rixos bana harika bir fırsat sundu. Kendimi oldukça şanslı hissettim. Ve orada bulunan, sıcakkanlılığı ile kendimi yabancı gibi hissetmememe neden olan herkese çok teşekkür ederim.
Birazda Rixos hakkında konuşalım. Önce şunu söylemeliyim ki Rixos’un özel davetlisi olarak gittiğim için bana farklı davranılacak sandım, tamamen yanıldım. Rixos’a üçüncü gidişim oldu ve ben bu özel davette bir fark göremedim. Aslına bakarsanız nasıl bir beklentim olacağını bilemedim ben. Yani daha önce gittiğim zaman verilen hizmetten sonra, ben buraya özel davetli olarak gitsem bu adamlar daha neler yapacaklar diye sormak durumunda kaldım. Cevabı bulamadım. Aklıma gelenler ise tamamen uçuk kaçık oldu :=)
Önceki gittiklerimde otelin restaurant & bar ‘lardan sorumlu müdürü olan kişi ile tanışmıştım otele ilk girdiğimizde. Telefon numarasını vermişti ve bir şey istediğimizde yardımcı olacağını söylemişti. A’la Carte restaurantlarda normalde rezervasyon önceki gün yapılması gerekir. Ancak bizim canımız o gün oraya gitmek istediğine öğlen karar verince, o kişiyi arayıp yer ayırılmasını rica etme şımarıklığını göstersek bile, akşam orada yerimiz hazırdı. Her gece odamızda yenilenen şarabın bize özel olduğunu sansakta, bunun meğer otelin uygulaması olduğunu bilmiyorduk. Animatörlerin telefonları da alınmıştı ve özellikle akşamları aktivitelerde otelin kadrolu elemanı haline gelebiliyorduk. Bu basit örnekler geçmişle ilgili akılda kalanlar. İnsanların sempatikliği, güler yüzlü olması ise bahse lüzum olmayan şeylerdi.
İşte ben bu tecrübe ile oraya gittim. İlk gecemizde Sevgili Eyüp Kaplan ile beraberdik yemekte. Çeşitli sorular soruldu ve Eyüp Bey samimi olarak yanıtladı. Ama ben Rixos’u çok şanslı hissettim o sırada. Çünkü Eyüp Bey söylediğine göre 6 yıl içinde bir kez tatil yapmış ve onda da geri çağırılmış. Ona rağmen hala çok heyecanlı ve işini büyük zevkle yapıyor. Bu her şirkete nasip olması istenen bir durum aslında diyerek bu araya açtığım parentezi kapatayım.
Gelelim ufak detaylara. Öncelikle Rixos Premium, 7 yıldızlı olarak tanıtılmasına rağmen öyle değilmiş. Yani Turizm Bakanlığında 7 yıldız diye bir kavram yokmuş. Basının lansmanda 7 yıldız söylemini kullanmasından kaynaklanan bir bilinirlikmiş. Eyüp Bey, Rixos’un amacının 10 sene sonra Türkiye’de otel deyince akla gelen ‘ Hilton ‘ markasının yerini ‘ Rixos ‘ un alması olarak özetledi. Rixos geçtiğimiz günlerde Sungate Port Royal Hotel’i 10 yıllığına kiralamış. Yani bünyelerine kısa sürede karar vererek bir hoteli daha katmışlar. Bununla beraber Dubai’de Rixos Ottoman Palace adıyla Dubai’nin en önemli proejelerinden birine sahipler.
Eyüp Bey’in dikkatimi çeken bir cümlesi, ‘ gittiğimiz her ülkeye Türk ve Osmanlı kültürünü götürmemizdir ‘ oldu. Bununla beraber gittikleri ülkelerde sahillere Türk Bayrağını mutlaka diktiklerini söyledi. Yani Rixos’un amacı marka olmakla beraber, dünyada özellikle Türkiye’de doğan marka olduğunu göstermekmiş.
Evet… 4 günlük bu güzel organizasyonun benim için en önemli yanı başta dediğim gibi orada bulunan değerli insanlarla tanışmak ve bu harika deneyimi çok güzel bir otelde yaşamak oldu. Bu organizasyon için Rixos Hotel Premium’a teşekkür ederim.
