Main image
14th Nisan
2009
written by Dincer

Yatırım yapıyorum, ne yapmalıyım? Sermaye olan paramı mı kullanmalıyım yoksa kredi mi almalıyım? Evet… Bana son zamanlarda farklı kişiler tarafından sorulmuş olan bu sorudan, bir yazı konusu çıkarmak istedim.

Diyelim ki yeni bir yatırım yapacaksınız. Cebinizde belli bir sermayeniz var. Buna güvenerek yola çıkıyor ve yatırıma başlıyorsunuz. Ancak yatırım dediğimiz olayda işler her zaman eksiksiz planlanıp, maliyet hesaplanamaz. Yani mutlaka ekstralar çıkacaktır.

Benim yatırım yaparken ki stratejim kredi kullanmaktır. Cebimde sermayem olsa dahi ona dokunmadan, kredi alırım. Cebimdeki nakit paraya dokunmak istemem. Yatırım yapmanın ne demek olduğunu bilen işadamları da cebindeki paraya dokunmaz. Cebimdeki para güvencedir herşeyden önce. Ve elimdeki paranın nakit olarak çıkmasını istemem. Aldığım krediyi, belli faiz oranlarında ve belli vadeye kadar geri ödeme sürem var. Ve bir yatırım yapıyorsam mutlaka geri dönüş süresini hesaplarım. Eğer yaptığım yatırımın geri dönüş süresi ile aldığım kredinin vadesi arasında doğru orantı varsa, kredi kullanmak tam isabettir. Geri dönüş çok uzun vadeli olabilir ve bu aldığınız kredinin vadesi ile eşanlılık göstermeyebilir. O halde bakacağım olay yatırımımdan elde edeceğim aylık gelir miktarlarıdır. Aylık ödeyeceğim kredi miktarı, aylık gider grubumda planlanır ve harcamalar ona göre şekillenir. Böylece yatırım yapmak için aldığım krediyi aylara bölmüş olur, aylık giderlerim arasına ekleyip gelirimden oraya pay aktarırım. Bu şekilde ilk yıllar karlılık oranımı düşürürüm ancak yatırım maliyetini karşılamış olurum. Ki bir işe yeni başlayan şirketler için karlılıktan önce yatırımın geri karşılanması daha önemlidir.

Burada akıllara takılan soru şu. Benim sermayem varken, neden krediye faiz ödeyeyim? Kredi faizleri genelde yıllık olarak %13-14 civarında. Sermaye olarak sakladığınız paranızı bankada faize koysanız, yaklaşık olarak o oranlarda getiri elde edersiniz. ( Tabi o sermayeyi başka finansal enstrümanlarda değerlendirebilirsiniz.) Kısaca elinizde bulunan sermaye, bankadan aldığınız kredinin faizini karşılamaya yetebilir. Böylece sermayenize dokunmadan, yatırım yapmış olabilirsiniz. Elinizde bulunan sermaye ileride yatırım planlarınız için moral olarakta size katkı sağlayacaktır. Çünkü işlerin kötü gitmesi durumunda, giderleriniz gelirlerinizden fazla olursa ( belli bir oranda olması gerekli ) mutlak suretle sermaye arttırımı yapmanız gerekir. Eldeki sermayeyi tükettiğiniz takdirde, ek sermaye için bu sefer ister istemez kredi kullanmanız gerekir. O nedenle cepte her zaman nakit kalması avantajdır.

Tabi büyük sermayeli projelerde yatırım yapılırken zaten kredi kullanılır. Ancak bu yazının hedef kitlesi küçük-orta boy yatırımlar olduğu için açıklamak istedim. Ben kendi adıma yapacağım ( miktarı ne olursa olsun ) yatırımda, kredi kullanarak iş yapıyorum. Ama tabi elimde bulunan sermayeyi, en azından bu kredi faizini karşılamaya yetecek oranda değerlendirerek.

3 Yorum

  1. Çok kolay anlaşılır ve bilgilendirici bir yazı, çok teşekkürler. Ama yeni işletmelere bankalar kredi vermeye pek yanaşmıyor, o zaman elinizdekini yemek zorunda kalıyorsunuz.

  2. Dincer
    14/04/2009

    Rica ederim İpek Hanım.

    Bankalar yeni işletmelere kredi vermekte çekinebilir ama işletmeyi kuran kişilerin kredi sicili temizse, o şekilde bir avantaj sağlanabilir.

  3. Aytac
    15/04/2009

    Finans teorisi der ki, özkaynakları kullanarak yatırım yapmanın maliyeti, borçlanarak yatırım yapmanın maliyetinden fazladır. Yani kredi almak her durumda firmaların tercih edeceği seçim olmalıdır. Tabii ki küçük-orta boyutlu firmaysanız büyük firmaların aldığı faize ek olarak risk primi de ödemek durumunda kalacaksınız, bu mali tablolarınızın göreceli zayıflığının sonucunda ödemek zorunda kaldığınız bir bedeldir. Yine de özkaynakları kullanmanın da maliyeti vardır, ve de risk ortamında o da risk primi gerektirir.

    Tabii burada şirket türlerine göre farklılık söz konusu. Şahıs şirketlerinde cepten para kullanma olabilir.(yine de kredi tercih edilmeli) Ancak anonim şirketlerde zaten belli bir sermaye olduğundan, ve tüzel bir kişilik olduğundan, ya borç alır faiz ödersiniz, ya da sermaye artırımına gidersiniz. Bu durumda özkaynak kullanırsanız temettü (kar payı) ödemeniz gerecek ki maliyeti krediden fazla olacaktır. Bu sene ödemezsiniz, iki sene ödemezsiniz, ama sonunda o temettüler ödenmek zorunda kalınacaktır. Ve maliyeti kredi faizini geçecektir. Çünkü o temettüler de risk primi içermektedir.

    Şöyle açıklasam, borç aldınız %20 faiz var. Özkaynak artırımı yaptınız, yine %20 maliyeti var. Temettüde bir de risk primi ödenir, çünkü hisse senetleri riskli varlıklardır ve bu hisse senetlerini alacak kişiler, üstlendikleri fazladan risk için fazladan gelir bekleyeceklerdir.

    Bu örnekten devam edersek, bir de şu var, kredi (ya da tahville borç) aldığınızda reel maliyet %20 bile olmaz. Çünkü ödenen vergide bu borç düşülür. Ama sermaya artırımında böyle bir şans yok.

Leave a Reply