Asiv ; Ağustos, 2009

12th Ağustos
2009
Yazar : Dincer

Takıntım olan konular tahmin ediyorum ki öğrenildi artık. ‘ Borsacı ‘, ‘ Borsa oynamak ‘… Bu tabirlere oldukça kızıyorum. Ancak piyasada ekonomiyi herkes bilir mantığı ile hareket eden ve Türkiye’de borsa kaybettirir, yem olursun diyen kişilerin klasik tabirleri de bunlardır. Hangi mesleğe sahip olursanız olun, finans bilgisi edinebilirsiniz. Kitapları var, kurslar var vb… Çok iyi bir teknik analist olabilirsiniz. Ancak bu ne derece yardımcı olur bilemem.

Çünkü benim mantığımda en önemli kural ‘ Temel Analiz ‘ yapabilmektir. Özellikle globalleşen düzende, piyasaların hareketini saptayabilmek için temel analize mutlak ihtiyaç vardır. Teknik detaylarda incelemeler gereksizdir demiyorum. Endeks bazında, hisse bazında teknik analiz bilgisine sahip olabilirsiniz. Ancak temel trende göre hareket eden piyasalarda, teknik analiz her zaman doğruyu söylemez. Tekniği inceleyip, trende bakmadan hareket ederseniz zarar kaçınılmaz olur. O nedenle genel dünya ve piyasa düzenini takip edip, havasını iyi analiz etmek gereklidir.

Hisse senetleri üzerinde teknik analiz yapmanın bazen sakıncaları olabiliyor. Özellikle İMKB 30 dışı, sığ hisselerde ( işlem hacmi düşük ve spekülatörün elinde olan bazı hisseler ) yapılan teknik analizler, yatırımcıyı yanıltabilir. Bu hisselerde az lot miktarları ile işlemler gerçekleştiği için, hisseyi teknik olumlu ya da olumsuz göstergelere ulaştırmak için işlemler yapılabilir. 2’şer 5’er 10’ar lotluk işlemler görürüz bazen hisselerde. Özellikle kapanışlarda bazı hisseler 1 lot işlem görerek, belli bir seviyeden kapanır. Bunların hepsi teknik göstergeler üzerinde etki eder. Örnek olarak bir hissede, direnç noktası belirlenir. Siz o hisseyi çok takip etmiyorsunuz diyelim. X fiyatındaki direnç noktasından 1 lot işlem gördüyse dahi, o direnç çalışmış duruma gelir. Bunu grafikten görebilirsiniz. Ancak yapılan işlem miktarları çok iyi takip edilmelidir. Bu nedenle teknik analiz yöntemindeki göstergeler, bazı hisselerde çok rahat oynama imkanı verir. Sadece teknik analizle hisse seçen yatırımcılar için bu çok ciddi yanılma payını beraberinde getirir.

Benim temel stratejim, borsada yatırım olduğu için temel göstergelere bakarım. Hisse senedi oynanacak bir kağıt değil, halka açık şirketlerin size ortak olmak için fırsat tanıdığı yatırım aracıdır. Bu nedenle ortak olacağınız şirketi iyi seçip, belli zaman periyodu belirleyerek vadeye göre yatırım yapmanız gerekir. Bunun için temel analize bakmak ve öncelikle genel trendi incelemek, sonrasında hisse ile ilgili beklentileri analiz etmeniz gerekir.

Bunun dışında yapılacak işlemlerde gerçek anlamda kumar oynarsınız. Borsada gün içi şu hisseden şu kadar kazanayım mantığı ile hareket ederseniz, spekülatörlere yem olmaya devam edersiniz. Çünkü gün içinde hiçbir temel kaynağı olmadan yaşanan yükselişlerde spekülatörler aynı sizin gibi düşünüyordur. O halde birisi kaybetmeden diğeri kazanabilir mi?

7th Ağustos
2009
Yazar : Dincer

Ekonomi bir beklenti bilimidir bana göre. Beklentilere göre analiz yaparız. Hep bir tahminden söz ederiz. Kesin bir yargıyı konuşmak çok zordur. Hep şu olabilir deriz, olacak diyemeyiz. Mesela birçok ekonomist, günümüzde yaşanan krizin olacağını tahmin ediyordu. Bu çapta olacağı düşünülmüyor olsa bile günün birinde olacak deniyordu. Ancak bu krizden en karlı çıkan Roubini oldu. Kahin ilan edildi. Bu o kadar komik bir durum ki…

Sevgili Roubini krizin olacağını tahmin etmiş. Fi tarihinde bu kriz olacak demiş aslında. Zamanı belli değil. Evet bazı göstergeler olumsuz gelmeye başlayınca bu tahminini dillendirmiş. Ancak Roubini’nin yatırımları hiç de krizi bekliyormuş gibi değilmiş. Yani kriz döneminde finansal piyasalarda aldığı pozisyonlar ile söyledikleri birbirini tutmuyordu. Kriz günün birinde olacak derken bir anda kahin kesildi. Belki de yatırımlarından elde ettiği zararı, bu şanslı kahinlikle bertaraf etti.

Neyse uzatmadan konuya geleyim. Beklentilerden söz etmek kolay olabilir. Ama beklentiyi analiz ile harmanlaştırıp buna göre pozisyon almak kolay değildir. Piyasalarla ilgilenen kişilerin bunu yapması gerekir. Her zaman diyorum, ekonomist ile finansçı arasında fark vardır. Hem ekonomist hem finansçı olmak çok kolay değildir.

4 Kasım 2008 tarihinde, sosyal paylaşım sitesi Friendfeed’de, ‘ Yeni donemde faktoring sirketleri cok populer olacaga benziyor. Dikkat derim ! ‘ başlıklı bir post girmiştim. Kriz döneminin boy göstermesi ile beraber, alacaklarını sağlama almak isteyen şirketler, bir nevi kredi imkanına da olanak sağladığı için faktoring kuruluşlarını tercih edeceklerdir demiştim. Bu nedenle faktoring şirketlerinin popüler ve başarılı olacağından bahsetmiştim.

Bu bilgiler ışığında borsada işlem gören faktoring şirketlerine bakmıştım. Bunlardan en göze batanı Garanti Bankası’na ait, Garanti Faktoring hisseleri idi. O postu yazdığım 4 Kasım 2008 tarihinde hisseler 1.27 TL seviyesindeydi. Bugün 7 Ağustos 2009 tarihinde baktığımızda hisselerin 6.40 TL seviyesinde olduğunu görüyoruz.

Bu durum, yine yaptığım bazı analizlerle beraber, beklentiye göre hareket edilen piyasa açısından güzel bir örnek teşkil ediyor. Beklenti demek, bu böyle olabilir demek değildir. Beklenti demek, gerekli şartların incelenip, trende göre analiz yapılıp pozisyon yaratılması demektir. Bunun dışında konuşulan her şey sözde kehanet olur. Umarım gerekli açıklamayı net bir şekilde yapabilmişimdir.

5th Ağustos
2009
Yazar : Dincer

Efendim oldukça zorlu bir yıla girmiştik esasen. 2008 yılının son aylarında piyasalarda başlayan kara günler, reel ekonomiye de yansıyınca 2009 yılı oldukça karamsar başladı. Reel ekonomi açısından konunun uzmanları çeşitli açıklamalar yaptılar. Ben de haddimin sınırlarını bilerek, kendi çapımda yorumlar yaptım. Ancak piyasalar üzerindeki görüşlerimde aynı sınırlardan söz etmeyeceğim.

2009 yılının başında ‘ 2009 da Neredeyim ? ‘ başlıklı bir yazı yazmıştım. Orada 2009 yılının 3. çeyreğinde ekonomilerin toparlanacağını tahmin ediyorum demiştim. Yani alınan önlemlerin 2. çeyrekten itibaren işe yarayacağını ve krizin kara bulutlarının dağılacağını düşünüyordum. Sonuç olarak 2. çeyreğin sonundan itibaren yükseilş başladı. Bugün ağustos ayındayız ve borsa endeksi 2008 yılının mart ayından bu yana en yüksek seviyeye geldi ve hatta o seviyeyi geçti.

Şimdi bu noktada sert bir eleştiri getirmek istiyorum. Ülkemizde çok alışkanlık haline gelen bir durum var. O da çok ucuz bahaneler bulmak. ” Manipülasyonlardan korkan halk borsadan uzak duruyor ve borsa yabancıların egemenliğinde kalıyor. Böylece borsadan yerliler para kazanamıyor deniyor. ” Buna şiddetle karşı çıkıyorum. Bu çok ucuz ve anlamsız bir bahanedir. Borsada yabancı payının çok yüksek olmasını sağlıksız bulmuyorum. Hatta bana kalırsa ( gerçek anlamda yabancı yatırımcı çoksa ) bu faydalı bir şey. Yakalanmak istenen borsaya global yatırım atmosferi katmaktır. Biz bunu bir ölçüde (!) başarmış bir borsayız. Ancak her zaman olduğu gibi içimizde sorunları halledememişiz. Yani yerli yatırımcıyı borsaya çekememişiz. Bunda suç manipülatörlerden çok borsayı oynamak diye düşündürten finansal kesim insanlarında.

Bu yıl çok uyardım yatırımcıları… İMKB 30 hisseleri dışında hisselerde zaman kaybetmek mantıksız olacaktır diye. Risk alma iştahı azaldığı zaman, güçlü hisselere yatırım yapılması sağlıklı olur demiştim. Eğer siz çok kısa vadede çok yüksek kazanç elde etmek istiyorum diyorsanız, burada suçlu arayacaksak o sizin aç gözlülüğünüzdür. Manipülasyon işte bu aç gözlülükler nedeniyle ürer. Eğer borsayı yatırım stratejisinde ve temel analize dayalı izlerseniz, yine yabancı kazandı diye veryansın etmezsiniz.

Çok ufak bir örnek vereyim. 2009 yılının başında Akbank A.Ş hisselerinin fiyatı 4.78 TL, Garanti Bankası hisselerinin fiyatı ise 2.60 TL idi. Bugün ise Akbank 8.90 TL, Garanti 5.60 TL … Bu iki mali sektör hissesi piyasanın lokomotifidir. Bu hisselere yapılacak yatırımın riski devir ne olursa olsun çok azdır.

Bunların ışığında sözü bağlayalım. Borsa 22 binli seviyelere indiğinde herkes kaçıp atıp tutuyordu. Ben ise sürekli aynı şeyi yazdım. Hatta açık şekilde 2009 yılında yatırımlarımda daha fazla borsaya ağırlık vereceğim dedim. Çünkü ben borsacı (!) değilim. Teknik analizden de çok anlamam. Ben temel analize ağırlık veririm. Temel analiz yapmadan tekniğe bakmak hata yaptırır. Hisseleri incelemeden teknik göstergeleri iyi diye almak zarar ettirir. Çünkü manipülatörler, işlem yapacakları hisselere önceden giriş yapıp, suni fiyat hareketleri ile teknikleri ile oynamaları ve göstergeleri olumlu yapma imkanına sahiptir. Ancak temel analiz bilgisi olan ve ona göre yatırım yapan kişilerin, bu hataya düşmeleri çok zordur.

Borsada yabancı payı şu, piyasa yükseliyor ama parayı kim kazanıyor diyen sevgili arkadaşlar… Bu ülke ağlamaktan çok kaybetti. Bu devirde artık ağlayana para yok. O halde biraz mantıklı davranarak, yerli yatırımcıları da piyasaya çekmeyi başarın. Bunun için önce borsayı ve piyasayı anlatın. Ne var bu borsada, iki göstergeye bakıp oynarım… Bu mantığı kafalardan silin. Ben elimden geleni yapmaya çalışıyorum ve içim çok rahat.