13 Mayıs 2009’da ‘ Ee Şimdi Nereye ‘ başlıklı bir yazı yazmıştım. Merkez Bankası’nın radikal faiz indirimlerine hız vermesi ile faizler çift hanenin altına iniyordu. Yani eskiden olduğu gibi, paramı faize yatırayım da onun parasını cebime atayım devrinin sonuna geliyorduk.
Dile kolay %20’ye yakın faiz veriyorduk. Hal böyle olunca, finansal piyasalarda hacim kısıtlanıyordu. Çoğu insan riski sevmiyor ve bu denli yüksek faiz oranları da risk almayı engelliyordu. Ancak faizden istenilen verim alınamamaya başlayınca, riskten uzak kalan insanlar, yavaş yavaş risk almaya başladı.
O dönem, şimdi nereye diye sorarken, bu paraların borsalara gelebileceğini düşünmüştüm. Nitekim Mayıs ayında 30 binli seviyelerin başında olan endeks, bugün 50 bin seviyesine dayandı. Özellikle bankacılık sektörü hisselerindeki ciddi primler ile endeks bu seviyelere tırmandı. Ve hacim olarak meydana gelen artışlar, daha önceden faizde yatan paraların da piyasalara geldiğine işaret etti.
Kim ne derece bilinçli ve kontrollü hareket edip, piyasalara giriş yapıyor bilemiyorum. Sürekli uyarı niteliğinde yazılar yazmaya devam ediyorum. Faiz risksiz bir gelir kapısı. Borsalar ise riskli bir gelir kapısı. Buradaki optimizasyonun çok iyi yapılması gerekiyor. Bunun için mutlak surette danışmanlık alınması ve ekonomi ile piyasaların takip edilmesi şart.
Sonuç olarak likidite akacak yol arayacak. Ve bu kriz döneminde, faizleri indirmemiz bence oldukça faydalı sonuçlar doğuracak. Tabi ki ilerleyen dönemde oluşabilecek artçı şoklar karşısında indirdiğimiz faizlerde arttırım yoluna gitmezsek.

Faiz indirimleri gerçekten beklenenden fazla getiri sağladı. Umarım bunun yanında ötv indirimlerinin bitmesi bir keskin düşüş meydana getirmez.